ABD ile İran arasında tırmanan gerilim ve İsrail’in de dahil olduğu askeri hareketlilik uluslararası kamuoyunda yakından takip edilirken, emekli ABD Ordusu Albayı Douglas Macgregor dikkat çeken açıklamalarda bulundu. One America News’e konuşan Macgregor, ABD’nin bölgedeki askeri varlığının ağır darbe aldığını öne sürerek savaşın seyrine ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı.
“TÜM ÜSLERİMİZ YOK EDİLDİ”
Macgregor, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri altyapısının ciddi zarar gördüğünü iddia etti. “Tüm üslerimiz yok edildi. Liman tesislerimiz yerle bir oldu. Donanmanın söylediğine göre Hint limanlarına geri çekilmek zorunda kalıyoruz” ifadelerini kullanan emekli albay, Washington’un sahadaki operasyonel kabiliyetinin zayıfladığını savundu.
Bu sözler, çatışmanın sadece cephe hattında değil, askeri lojistik ve tedarik hatları üzerinde de büyük bir baskı oluşturduğuna işaret ediyor. Macgregor’a göre ABD’nin bölgedeki askeri gücü, sürdürülebilirlik açısından ciddi bir sınavdan geçiyor.
İRAN’IN ASKERİ KAPASİTESİNE VURGU
Macgregor, İran’ın performansına ilişkin ise dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu:
“Bence İran, hayal kırıklığımıza rağmen çok ama çok iyi gidiyor.”
İran’ın 93 milyonluk nüfusuyla Batı Avrupa büyüklüğünde kıtasal bir güç olduğuna dikkat çeken Macgregor, ülkenin üretim ve savunma altyapısının sağlam kaldığını ifade etti. İran’ın tedarik zinciri sorunları yaşamadığını savunan emekli albay, Çin ve Rusya gibi diğer kıtasal güçlerle benzer bir dayanıklılık sergilediğini belirtti.
ÇİN VE RUSYA DETAYI
Macgregor, küresel güç dengelerine de işaret ederek Çin ve Rusya’nın süreci yakından takip ettiğini söyledi. Bu iki ülkenin İran ile yakın temas halinde olduğunu belirten Macgregor, özellikle uydu istihbaratı desteğinin sahada önemli etkiler yarattığını iddia etti.
Bu değerlendirme, çatışmanın bölgesel olmaktan çıkıp küresel güç rekabetinin bir uzantısı haline geldiği yönündeki yorumları güçlendirdi.
“FÜZE ŞEHİRLERİ DOKUNULMAMIŞ DURUMDA”
İran’ın yer altı askeri altyapısına dikkat çeken Macgregor, ülkenin farklı eyaletlerinin altında bulunan ve kamuoyunda “füze şehirleri” olarak bilinen tesislerin henüz hedef alınmadığını ifade etti.
“Şu anda İran’ın tüm eyaletlerinin altında bulunan füze şehirleri dokunulmamış durumda ve tükenmez bir füze kaynağı var” diyen Macgregor, bu altyapının İran’a uzun süreli bir direniş kapasitesi sağladığını savundu.
LOJİSTİK EN ZAYIF HALKA
Macgregor’a göre ABD açısından en kritik mesele lojistik. Operasyonların sürdürülebilirliği için mühimmat sevkiyatı, malzeme ikmali ve deniz yoluyla taşımacılığın hayati önem taşıdığını vurgulayan emekli albay, “Bence lojistik bu operasyonun en zayıf halkası” değerlendirmesinde bulundu.
Bu sözler, askeri üstünlüğün yalnızca silah sistemleriyle değil, tedarik zincirinin sürekliliğiyle de doğrudan bağlantılı olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.
NÜKLEER SİLAH ENDİŞESİ
Macgregor’un en çarpıcı uyarısı ise nükleer silah ihtimali üzerine oldu. İsrail’in olası tutumuna dikkat çeken emekli albay, “Asıl soru şu: İsrail ne zaman ‘artık yeter’ diyecek? Ne zaman ‘eğer bu durmazsa nükleer silah kullanırız’ diyecek?” ifadelerini kullandı.
ABD iç siyasetindeki güç dengelerine de değinen Macgregor, Donald Trump ile Binyamin Netanyahu arasındaki ilişkiye işaret ederek, karar mekanizmasındaki belirsizliğe vurgu yaptı.
“Görünüşe göre ipler Trump’ın değil, Netanyahu’nun elinde. Trump’ın devreye girip ‘hayır, nükleer silah kullanılmayacak’ demeye hazır olması gerekiyor. Benim endişem bu yönde” dedi.
Macgregor’un açıklamaları, ABD-İran hattındaki çatışmanın yalnızca askeri değil, stratejik ve küresel sonuçlar doğurabilecek bir boyuta ulaştığını ortaya koyuyor. Özellikle nükleer silah ihtimaline dair dile getirilen kaygılar, savaşın seyrinin dünya güvenliği açısından kritik bir eşiğe yaklaşabileceğine işaret ediyor.
































