Orta Doğu’da kırılgan ateşkes süreci devam ederken, Donald Trump ve Müçteba Hamaney’den gelen karşılıklı sert açıklamalar dikkat çekti. ABD-İsrail ile İran arasında varılan ateşkes sonrası diplomasi trafiği hız kazanırken, tarafların söylemleri gerilimin henüz sona ermediğini ortaya koydu.
Trump’tan açık tehdit: “Sonu acı verici olur”
Donald Trump, ABD merkezli NBC News’e yaptığı açıklamada İran ile yürütülen müzakerelere ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı.
Trump, İranlı yetkililerin kapalı kapılar ardında daha uzlaşmacı olduklarını savunarak şu sözleri dile getirdi:“İranlı liderler basına konuştuklarından daha farklı konuşuyor. Çok daha makul oluyorlar. Kabul etmeleri gereken her şeyi kabul ediyorlar. Unutmayın, onlar fethedildi. Orduları yok.”
ABD Başkanı, anlaşma sağlanamaması halinde ise sert bir uyarıda bulundu:
“Eğer anlaşmaya varamazlarsa, bu onlar için çok acı verici olacak.”
Bu açıklamalar, Washington yönetiminin İran üzerindeki baskıyı artırma stratejisinin sürdüğünü gösterdi.
İslamabad’da kritik temaslar
Ateşkes sonrası diplomatik görüşmelerin İslamabad’da yapılması planlanıyor. Taraflar arasında gerçekleşecek temasların, kalıcı bir barış anlaşmasına zemin hazırlayıp hazırlamayacağı merak konusu.
Donald Trump, sürece “iyimser” yaklaştığını belirtirken, diplomasi masasında ilerleme sağlanabileceği sinyalini verdi.
Trump: “Netanyahu ile görüştüm, saldırılar azalıyor”
Donald Trump, Binyamin Netanyahu ile de görüştüğünü doğruladı.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını azalttığını öne süren Trump, şu ifadeleri kullandı:
“Bibi ile konuştum, olayı fazla uzatmayacağını söyledi. Bence biz de biraz daha sakin olmalıyız.”
Ancak sahadan gelen bilgiler, İsrail’in operasyonlarının tamamen durmadığını ortaya koyuyor.
Hamaney’den sert mesaj: “İntikam alacağız”
Müçteba Hamaney ise yaptığı açıklamada savaş istemediklerini ancak geri adım atmayacaklarını vurguladı.
Hamaney, şu ifadeleri kullandı:
“İntikam almakta kararlıyız. Biz savaş istemedik ve istemiyoruz ancak meşru haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.”
İran liderinin özellikle Hürmüz Boğazı ile ilgili sözleri dikkat çekti:
“Hürmüz Boğazı’nın yönetimini yeni bir aşamaya taşıyacağız.”
Bu açıklama, küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip bölgede yeni bir kriz ihtimalini gündeme getirdi.
“Tazminat talep edeceğiz” çıkışı
Müçteba Hamaney, savaşın İran’da yol açtığı zararlar için uluslararası alanda girişim başlatacaklarını da duyurdu.
Hamaney, “Kesinlikle tazminat talebinde bulunacağız. Meşru haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz” diyerek sürecin sadece askeri değil hukuki boyutunun da olacağını ifade etti.
Netanyahu: “Lübnan’da ateşkes yok”
Binyamin Netanyahu ise hükümetine Lübnan ile müzakereler için talimat verirken, askeri operasyonların süreceğini açıkladı.
Netanyahu, şu ifadeleri kullandı:
“Lübnan’da ateşkes yok. Hizbullah’a büyük bir güçle vurmayı sürdüreceğiz. İsrail’in kuzeyinde güvenliği sağlayana kadar durmayacağız.”
Bu açıklama, Hizbullah ile çatışmaların devam edeceğini net şekilde ortaya koydu.
Bölgesel risk büyüyor
ABD, İsrail ve İran arasında ilan edilen ateşkese rağmen karşılıklı sert söylemler ve sahadaki hareketlilik, Orta Doğu’da kalıcı barış ihtimalini zora sokuyor.
Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden verilen mesajlar, sadece bölgeyi değil küresel enerji piyasalarını da yakından ilgilendiriyor.
Uzmanlar, tarafların diplomasi masasında ilerleme sağlayamaması halinde, krizin daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.

































