Trump’ın 21 Maddelik Gazze Planı: Tarih Tekerrürü mü, Yeni İşgal mi?
Ortadoğu’da kritik bir dönemeç: ABD Başkanı Donald Trump, Gazze için açıkladığı 21 maddelik eylem planıyla dünyada büyük yankı uyandırdı. Ancak planın detayları incelendiğinde, yüz yıl önce Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde uygulanan politikalarla şaşırtıcı bir benzerlik ortaya çıkıyor. Vur, kır, yık… Masaya oturt, zaferi ilan et… Ve geride kalan halkın acısını yok say.
Hamas ve Filistin’in Rolü: Affedilenler, Terk Edilenler
Planın en dikkat çekici maddelerinden biri, Hamas’ın Gazze yönetiminde hiçbir rol oynamayacak olması. Hamas liderleri ve üyeleri affedilecek ve ülkeyi terk edebilecek. Ancak iki yıllık savaşta hayatını kaybeden onbinlerce Filistinlinin hesabının sorulup sorulmayacağı veya İsrailli savaş suçlularının cezalandırılıp cezalandırılmayacağı planın hiçbir yerinde yer almıyor. Tarihte de Osmanlı hanedanına uygulanan “merhametli affetme” politikası hatırlatıyor; düşmanı bağışlamak, geride kalan halkın kaderini ise kontrol altında bırakmak.
Esirler Öncelikli: Önce İsrailli, Sonra Filistinli
Plan çerçevesinde anlaşma sağlandığında, öncelik İsrailli esirlere verilecek. Sağ ve ölü tüm İsrailli esirlerin 48 saat içinde iade edileceği belirtilirken, Filistinli esirlerin ve savaş boyunca esir alınan Gazze sakinlerinin durumu sınırlı kalacak. Yani önce İsraillilerin canı, sonra Filistinlilerin ölüleri… Bu durum, Müslümanların acılarının ikinci planda kaldığını gözler önüne seriyor.
Sınırlı Yardım ve Gözetimli Yeniden İnşa
Gazze’ye yapılacak insani yardım da gözetim ve sınırlamalarla yürütülecek. Kritik altyapının yeniden inşası ve molozların kaldırılması için gerekli ekipman girişine izin verilecek; yardımlar ise BM, Kızılay ve uluslararası kuruluşlar tarafından dağıtılacak. Sadece kontrollü ve sınırlı yardım sağlanacak.
Geçici Hükümet: Seçilenler ve Denetlenenler
Filistin’in yönetimi, teknokratlardan oluşacak geçici bir hükümet aracılığıyla sağlanacak. Bu hükümet, ABD, Avrupa ve Vehhabi Araplar tarafından belirlenen kişilerden oluşacak ve denetlenecek. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında uygulanan dış güç kontrolü ve “özgürlük” adı altında dayatılan politikalar akıllara geliyor. Gazze de aynı kaderi mi paylaşacak sorusu gündeme geliyor.
Yık, Finanse Et ve Yeniden İnşa Et
Gazze’nin yeniden inşası için finansman desteği sağlanacak. Ancak bu finansman, yıkımı planlayan güçler tarafından tedarik edilecek. Trump’ın kendisini “Filistin’in kurtarıcısı” olarak lanse etme çabası da, işgal stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor.
Kalmak ya da Gitmek: Yarı Sömürge Politikası
Filistinlilere kalma veya gitme seçeneği sunuluyor; ancak kalmayı seçenler, yeni düzenin hizmetkarları olarak değerlendirilecek. Bu da sözde özgürlük adı altında uygulanan bir kontrol mekanizması anlamına geliyor.
Ekonomik Dayatma: Kaynaklar ve Ticaret
Filistin’de kurulacak ekonomik bölge, ABD, İngiltere, İsrail, Avrupa ve onların Vehhabi işbirlikçileri tarafından yönetilecek. Gaz ve petrol kaynakları paylaşılacak, yeni ticaret yolları inşa edilecek. Plan, Filistin’in doğal kaynaklarını ve ticaretini dış güçlerin çıkarına yönlendirmeyi hedefliyor.
Uluslararası Güvenlik ve Kontrol
ABD ve diğer uluslararası güçler, Gazze’de kalıcı bir askeri polis gücü kuracak ve eğitimi sağlayacak. Nüfusun radikalleşmesini önleme stratejisi kapsamında, İsrail ve Gazze’deki zihniyetin değiştirilmesi için dinler arası diyalog gibi yöntemler kullanılacak. Bu da Filistinlilerin toplumsal ve dini yapısına müdahale anlamına geliyor.
İşgalin İncelikleri: Toprak Değil, Yönetim Kontrolü
İsrail, doğrudan toprak işgali yapmasa da, yönetim kurumları üzerindeki kontrol ile fiili hakimiyet sağlayacak. Bu yöntemle askeri güç ve yönetim kontrolü üzerinden bir ülkenin tüm işleyişi dış güçlerin elinde şekillendirilebilecek. Tarihteki sömürü stratejilerinin modern bir tekrarı olarak yorumlanabilir.
Planın Arkasındaki Güçler
Uzmanlar, bu planın Trump tarafından değil, küresel güçler ve paganist oligarklar tarafından hazırlandığını belirtiyor. Amaç, Ortadoğu’da ve Gazze’de yeni ve daha büyük bir İsrail devleti kurmak. Tarihteki üç büyük İsrail devletinin devamı niteliğinde bir strateji işliyor gibi görünüyor.
Tıkır Tıkır İşleyen Planlar
Kapalı kapılar arkasında yürütülen oyunlar, geçmişteki sömürgecilik politikalarının modern bir versiyonu olarak karşımıza çıkıyor. Yeni İsrail projesi, önümüzdeki aylarda hayata geçirilmek üzere hazırlanıyor. Küresel farkındalık ve bölge halkının uyanıklığı, bu sürecin seyrini değiştirebilir.
































