• İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • DÜNYA
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • OTOMOBİL
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • İSLAM
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ACI GERCEKLER ANADOLU BİYOGRAFİ EMLAK AİLE ve YAŞAM BELEDİYELER RÖPORTAJ YEMEK
  • Ara
MSB’den YILDIRIMHAN Açıklaması: Laboratuvar Süreci Tamamlandı, Gözler Saha Testlerinde
MSB’den YILDIRIMHAN Açıklaması: Laboratuvar Süreci Tamamlandı, Gözler Saha Testlerinde
Jeffrey Epstein’in Yazdığı İddia Edilen İntihar Notu Ortaya Çıktı
Jeffrey Epstein’in Yazdığı İddia Edilen İntihar Notu Ortaya Çıktı
ABD’nin İran’a Sunduğu Ateşkes Teklifinde Hangi Maddeler Yer Alıyor?
ABD’nin İran’a Sunduğu Ateşkes Teklifinde Hangi Maddeler Yer Alıyor?
Kızılay Küçükçekmece Siyasi Ziyaretlerini Sürdürüyor: İYİ Parti İlçe Başkanlığına Ziyaret
Kızılay Küçükçekmece Siyasi Ziyaretlerini Sürdürüyor: İYİ Parti İlçe Başkanlığına Ziyaret
CHP Kulislerini Karıştıran İddia: Burcu Köksal AK Parti’ye mi Geçiyor?
CHP Kulislerini Karıştıran İddia: Burcu Köksal AK Parti’ye mi Geçiyor?
Kızılay Küçükçekmece'den Önceki Başkan Hüseyin İpek'e Vefa Ziyareti
Kızılay Küçükçekmece'den Önceki Başkan Hüseyin İpek'e Vefa Ziyareti
Mahmut Tuncer’in Oğlu Prof. Dr. Mehmet Umut Tuncer’in AK Parti MKYK Üyesi Olduğu Ortaya Çıktı
Mahmut Tuncer’in Oğlu Prof. Dr. Mehmet Umut Tuncer’in AK Parti MKYK Üyesi Olduğu Ortaya Çıktı
Kızılay Küçükçekmece Siyasi Ziyaretlerini Sürdürüyor: BBP İlçe Başkanlığına Ziyaret
Kızılay Küçükçekmece Siyasi Ziyaretlerini Sürdürüyor: BBP İlçe Başkanlığına Ziyaret
Saadet Partisi’nden Mevsimlik Tarım İşçileri İçin Kapsamlı Rapor: “İnsana Yakışır Yaşam Herkesin Temel Hakkıdır”
Saadet Partisi’nden Mevsimlik Tarım İşçileri İçin Kapsamlı Rapor: “İnsana Yakışır Yaşam Herkesin Temel Hakkıdır”
Küçükçekmece Kızılay'dan Rafet Orhan'a Anlamlı Ziyaret:
Küçükçekmece Kızılay'dan Rafet Orhan'a Anlamlı Ziyaret:
Kübra Yapıcı Cinayeti Aydınlatıldı: Çok Sayıda İlde Eş Zamanlı Operasyonla Şüpheliler Yakalandı
Kübra Yapıcı Cinayeti Aydınlatıldı: Çok Sayıda İlde Eş Zamanlı Operasyonla Şüpheliler Yakalandı
Aydın Çavuşoğlu Alanya’daki Ofisinde Silahlı Saldırıya Uğradı: Hastanede Ameliyata Alındı
Aydın Çavuşoğlu Alanya’daki Ofisinde Silahlı Saldırıya Uğradı: Hastanede Ameliyata Alındı
  1. Haberler
  2. İSLAM
  3. Son Peygamber HZ. Muhammed'in(S.A.V.) doğum gecesi İslam'da Mevlid gecesi mübarek olsun
İSLAM
Yayınlanma: 18 Kasım 2018 - 21:58

Son Peygamber HZ. Muhammed'in(S.A.V.) doğum gecesi İslam'da Mevlid gecesi mübarek olsun

İslam dininin peygamberi olan son peygamber Muhammed'in doğum gecesi aynı zamanda Hicrî Rebiul-evvel ayının onikinci gecesidir.Mevlid, doğum zamanı demektir. İslam'da Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir.Türkiye'de Osmanlı Devleti padişahı II. Selim'den itibaren bu kutlama gün ve gecelerinde, minarelerde kandil yakılmasıyla birlikte kandil adını almıştır.Mevlid, doğum zamanı demektir. Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir.

İSLAM
18 Kasım 2018 - 21:58
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
 Son Peygamber HZ. Muhammed'in(S.A.V.) doğum gecesi İslam'da Mevlid gecesi mübarek olsun
Hz Muhammedin Hayatı

Sevgili Peygamberimiz 20 Nisan 571 Pazartesi günü Mekke’de doğdu Babası Abdullah, annesi Âmine, dedesi Abdülmuttalip, büyük babası Vehb, babaannesi Fatıma, anneannesi ise Berre’dir.

Doğduktan sonra 4 yaşına kadar sütannesi Halime’nin yanında, bundan sonra 2 yıl boyunca da annesi Amine’nin yanında kaldı6 yaşında iken annesi onu akrabalarıyla tanıştırmak ve babası Abdullah’ın kabrini ziyaret etmek için Medine’ye götürdü.

Hz Âmine, kocası Abdullah’ın kabrini ziyaret etmiş, Hz Peygamber de Neccaroğulları’ndan.

Akrabasıyla tanışmıştı Âmine dönüşte Ebva denilen yerde hastalanıp vefat etti ve orada toprağa verildi Bu sırada yolculukta kendileriyle birlikte olan Ümmü Eymen onu Mekke’ye ulaştırdı ve dedesine teslim etti.

6 yaşından 8 yaşına kadar dedesi Abdulmuttalib’in yanına kaldı O da ölünce, vasiyeti üzerine amcası Ebu Talib’in evine taşındı Ebu Talib, Peygamber Efendimizin babasıyla hem baba hem de anne gibi kardeşti.

13 yaşından itibaren amcaları ile birlikte ticarete atıldı Uzun bir süre bu işle meşgul oldu ve bu alanda doğrulukla, dürüstlükle tanındı Henüz 20 yaşında iken hırsızlık, gasp, eşkıyalık, zulüm ve haksızlıklara karşı bir tedbir almak amacıyla bazı Mekkelilerin oluşturduğu Hılfulfudül adlı kuruluşa katıldı ve etkili bir üye olarak görev yaptı.

25 yaşına geldiğinde Hz Hatice ile evlendi Hz Hatice bu esnada kırk yaşında idi ve onunla evlenmeye karar verişinde Sevgili Peygamberimiz “el-Emin: Güvenilir, dürüst” olarak tanınması birinci derecede rol oynamıştı.

35 yaşına geldiğinde Ka’be hakemliği yaptı; Ka’be’nin tamiri sırasında Haceru’l-esved’in yerine konulması sırasında ortaya çıkan anlaşmazlığı, taşı bir yaygı üzerine koyup tüm kabile reislerine taşıtmak suretiyle giderdi, böylece kabileler arasında çıkması muhtemel bir kavgayı önlemiş oldu.

Peygamber Efendimiz 40 yaşlarına yaklaştığında kendisinde insanların arasından uzaklaşıp kırsal alana çıkmak, yaratılışın ve evrenin inceliklerini düşünmek arzusu uyandı Bu münasebetle belli sürelerde Hira-Nur dağındaki mağarada kalmaya başladı Nihayet 40 yaşında iken 610 Ramazan ayında bir gün Cebrail Aleyhisselam geldi ve vahiy süreci başlamış oldu İlk vahiy edilen ayetler, “Yaratan Rabb’inin adıyla oku!” diye başlıyordu Böylece Yüce Allah tarafından Peygamberlikle görevlendirilmiş oldu.

Peygamber Efendimizin İslam davetine evet diyerek ilk inanma şerefine Hz Hatice, Hz Ali, Hz Zeyd b Harise ve Hz Ebu Bekir eriştiler Bunları Hz Osman, Abdurrahman b Avf, Sa’d b Ebi Vakkas, Talha ve Zübeyr Hazretleriyle diğerlerini takip ettiler.

Peygamberliğin ilk altı yılı dolarken Hz Hamza ve Hz Ömer gibi yiğitlik ve cesaretleriyle tanınan zatlar Müslüman oldu.

10 Peygamberlik yılında peş peşe Hz Hatice ve Ebu Talib ölünce düşmanların eza ve cefaları bir kat daha arttı Çünkü bunlar hatırlı insanlardı, çevreleriyle Peygamberimize destek veriyorlardı Bu sırada Hz Peygamber, dış destek sağlamak amacıyla Taife gitti Ne var ki Taifliler İslam’ı kabul etmediler, Hz Peygamber’e destek vermediler, üstelik onu taşlattılar, üstü başı kan içinde kaldı, Taif dışında bir bağa sığınarak taşlanmaktan kurtulabildi.

Ardı arkası kesilmeyen bu sıkıntılar devam ederken aynı günlerde Sevgili Peygamberimiz Mirac’ta İlahi ikramların doruğuna eriştirildi, Yüce Allah’ın huzuruna yükseltildi ve İlahi buyrukları, aracı olmaksızın dinlenme ve alma imkânına kavuşturuldu.

Bütün zorluklara rağmen Hz Peygamber İslam’ı tebliğ çabalarını sürdürüyordu Birer yıl arayla 1 ve 2 Akabe Biatları yapıldı Bunu takip eden zaman diliminde Yüce Allah’ın izni ve buna bağlı olarak Hz Peygamber’in müsaadesi üzerine Müslümanlar Mekke’den Medine’ye göç ettiler İslam tarihi literatüründe buna, “hicret” denilmiştir En sonunda Sevgili Peygamberimiz de Hz Ebu Bekir ‘le birlikte Medine’ye göç etti.

Efendimiz(sav) Medineli Müslümanlar yani Ensar = Yardımcılar ile Muhacirler = hicret edenler arasında kardeşlik kurdu.

Puta tapıcılarla Müslümanlar arasında Bedir, Uhud, Hendek, Müreysi gibi savaşalar oldu Hz Peygamber’in sağlığında İslam elçisi dokunulmazlığı olduğu halde öldüren ve Medine’ye saldırmayı tasarlayan Hıristiyanlara karşı da Mute ve Tebük seferleri düzenlendi, 630 yılında Mekke fethedildi Hz Peygamber, çıkmaya mecbur olduğu vatanına üstünlük sağlayarak ve genel af ilan ederek girdi.

Peygamber Efendimiz, 632 yılında hac esnasında Mekke’de Arafat’ta yüz binden fazla Müslüman’a bir konuşma yaptı İslam düşüncesinin bir özeti olan ve insan hakları bakımından çok mükemmel prensipler içeren bu konuşma İslam tarihinde “Veda Hutbesi” diye anılmaktadır.

İslamiyet’i sabırla, azimle, cesaretle, insanlara ulaştıran Sevgili Peygamberimiz, 8 Haziran 632 Pazartesi günü hayata gözlerini yumdu, Allah’ın rahmetine kavuştu, cenaze namazı erkekler, kadınlar ve çocuklar olmak üzere sıra ile cenazenin bulunduğu hücre-i saadette kılındı ve orada toprağa verildi .Peygamberimiz Hz. Muhammed‘in (s.a.v.) doğum günü (Mevlid Kandili) bu yıl 19 Kasım 2018 Pazartesi günü idrak edilecek. Mevlid, Hz. Peygamber’in doğum yıl dönümünde yapılan törenlere verilen isim; bu törenlerde okunmak üzere yazılmış eserlerin adıdır.

MEVLİD KANDİLİ NEDİR?

Mevlid, sözlükte “doğum yeri ve zamanı” anlamına gelir. Mevsim kelimesi de Arap ülkelerinde hem mevlidi hem diğer bayram kutlamalarını ifade eden geniş bir mâna taşır. Mevlit Kandili, iki cihan güneşi alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa’nın dünyaya gelişinin yıldönümüdür.

PEYGAMBERİMİZ NE ZAMAN DOĞMUŞTUR? 

Resûl-i Ekrem, Habeşistan’ın Yemen valisi Ebrehe’nin Kâbe’yi yıkmak üzere Mekke’ye saldırdığı ve Fil Vak‘ası denilen olayın meydana geldiği yıl doğmuştur. Araplar’da “nesî” geleneğini göz önüne alanlara göre bu tarih milâdî 569, diğerlerine göre ise 570 veya 571’dir. Yine genellikle kabul edildiğine göre Rebîülevvel ayının 12’sinde ve gündüz dünyaya gelmiştir. O yıl ilkbahar mevsimine rastlayan bu ayın iki, sekiz, on veya on yedinci gününde doğduğuna dair rivayetlerle sabaha karşı dünyaya geldiğine dair rivayetler de vardır. Doğumun pazartesi günü olduğu ise daha sahih rivayetlere dayanmaktadır. Ayrıca doğum gününün milâdî takvime göre 20 Nisan’a denk geldiği söylendiği gibi bunun doğru olmadığını ileri sürenler de bulunmaktadır.

MEVLİD KANDİLİ NE ZAMAN, NASIL ORTAYA ÇIKMIŞTIR?

Hz. Peygamber’in sağlığında onun doğum yıl dönümü kutlanmadığı gibi Hulefâ-yi Râşidîn dönemiyle Emevî ve Abbâsî devirlerinde de mevlid ile ilgili bir uygulamaya rastlanmamaktadır. Esasen ilk iki halife zamanında fetih hareketleriyle uğraşılması, son iki halife döneminde iç karışıklıkların hüküm sürmesi ve Emevî ile Abbâsî yönetimlerinde de Resûlullah soyuna destek anlamına gelecek olması sebebiyle böyle bir kutlamaya şartlar uygun değildi.

Mısır’da Şiî Fâtımî Devleti kurulunca, soyundan geldiklerini söyledikleri Hz. Peygamber’in doğum yıl dönümü Muiz-Lidînillâh döneminden (972-975) itibaren resmen kutlanmaya başlanmıştır. Bunun yanında Hz. Ali, Fâtıma, Hasan, Hüseyin ve o günkü halifenin mevlidleriyle (mevâlid-i sitte) receb, şâban ve ramazan aylarındaki kandiller, Ramazan ve Kurban bayramlarıyla diğer bazı kutlamalar bu dönemde zengin bir şölen geleneği oluşturmuştur.

MEVLİD KANDİLİ NASIL KUTLANIRDI?

Fâtımîler zamanındaki törenlerde önceden gerekli hazırlıklar yapılır, rebîülevvel ayının 12. gününde sabahtan başlamak üzere öğleye kadar 300 tepsi helva kādılkudât ve dâidduât başta olmak üzere kurrâ, hatipler ve diğer görevlilere dağıtılırdı. Halifenin öğle namazını kılmasının ardından kādılkudât ve diğer görevliler topluca Ezher Camii’ne gider, burada hatim okunduktan sonra “manzara” adı verilen tören yerine geçerlerdi. Kahire valisi düzeni sağlamak üzere önceden yerini alırdı. Halife de maiyetiyle birlikte gelir, önce kādılkudâtı, ardından sâhibülbâbı ve daha sonra diğerlerini selâmlardı.

Tören Kur’an tilâvetiyle başlardı; ardından sırasıyla Enver (Hâkim), Ezher ve Akmer camileri hatipleri birer hutbe okuyup halife için dua ederlerdi. Bu sırada kurrâ tilâvetini sürdürürdü. Hutbelerden sonra halife törendekileri tekrar selâmlayınca resmî kutlama tamamlanmış olurdu. Diğer beş mevlid de bu şekilde kutlanırdı. Özellikle Sünnî çoğunluğun kutlamalara iştirak etmediği bilinmektedir. Fâtımîler zamanında Hz. Peygamber’in ve Ehl-i beyt’in doğum yıl dönümlerinin kutlanması dinî hassasiyet yanında siyasî meşruiyet açısından da önem taşıyordu.

EYYUBİLER DÖNEMİNDE MEVLİD KUTLAMALARI

Eyyûbîler zamanında birçok bayram ve tören kaldırıldığından mevlide de özen gösterilmediği ve halkın bunu evlerinde kutladığı anlaşılmaktadır. Ancak Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin kayınbiraderi Erbil Atabegi Begteginli Muzafferüddin Kökböri(1190-1233) mevlidi büyük törenlerle yeniden kutlamaya başlamıştır. Sıbt İbnü’l-Cevzî’nin bir kutlama sırasında 5 bin koyun, 10 bin tavuk, 100 at kesilmiş, 100 bin tabak yemek ve 30 bin tepsi helva dağıtıldığını kaydetmesi törene katılanların sayısı hakkında bir fikir vermektedir. Ulemâ ve tasavvuf ehlinin ileri gelenleri bu törenlerde hazır bulunur, Kökböri kendilerine hil‘atler giydirir ve hediyeler verirdi. Sûfîler de öğle vaktinden fecre kadar zikir ve semâ meclisleri düzenlerdi. Hankahta 800-1000 kadar sûfî toplanır, Kökböri de aralarında yer alırdı. Her yıl mevlid törenleri için harcanan paranın 300 bin dinarı bulduğu kaydedilmektedir.

İbn Hallikân muharremden başlamak üzere rebîülevvel ayına kadar Bağdat, Musul, Cezîre, Sincar, Nusaybin gibi şehirlerle Acem memleketlerinden Erbil’e birçok fakih, sûfî, vâiz, kurrâ ve şairin akın ettiğini belirtir. Törenlerin yapılacağı yerde sultan, ümerâ ve devletin diğer ileri gelenleri için her biri dört veya beş bölümden meydana gelen yirmi kadar ahşap barınak (kubbe) yapılarak safer ayı başlarında süslenir, hepsine ayrı ayrı çalgıcı ve şarkıcılarla gölge oyunu oynatan gruplar yerleştirilirdi. Kökböri her gün ikindi namazından sonra barınakları dolaşıp halkın da katıldığı eğlenceleri seyrederdi.

Hz. Peygamber’in doğum günüyle ilgili farklı görüşler sebebiyle bir yıl rebîülevvelin sekizinde, bir yıl da on ikisinde kutlanan mevlidden iki gün önce çok sayıda kurbanlık hayvan meydana getirilerek kesilir ve kazanlar kaynatılırdı. Mevlid gecesi Erbil Kalesi’nde akşam namazının ardından zikir ve semâ meclisi düzenlenir, sultan da mum alayı ile hankaha gelirdi. Hil‘atler mevlid sabahı sûfîlerin elleri üzerinde kaleden hankaha getirilir, âyan ve halkın hazır bulunduğu geniş bir meydanda ordu geçit resmi yapar, vaaz verilir, bu sırada hil‘atler dağıtılır, yemekler yenirdi. Akşam yine hankahta zikir ve semâ meclisi düzenlenirdi. Sona eren kutlamaların ardından misafirler memleketlerine dönmeye başlardı.

Kökböri zamanındaki kutlamaların Fâtımîler’den farklı olarak hazırlıklarıyla birlikte uzun bir zaman dilimine yayıldığı, bir şenlik havası içinde halkın geniş katılımıyla gerçekleştiği ve merasimlerde özellikle tarikat mensuplarının rolü dikkat çekmektedir.

MEMLÜKLER DÖNEMİNDE MEVLİD KUTLAMALARI

Memlükler döneminde Mısır’da mevlid kutlamaları bütün ihtişamıyla devam etmiştir. Rebîülevvel ayının girişinden itibaren başlatılan kutlamalar sırasında donanma mensupları tarafından Kahire Kalesi’nde kurulan tören çadırı en güzel kumaşlardan yapılır, içine değerli yaygılar serilir, koltuklar konurdu.

Mevlid günü ikindi namazından sonra Mısır Abbâsî halifesi, dört mezhebin başkadıları, ilim ve tasavvuf ehli, emîrler ve kumandanlar, devlet adamları, halkın ileri gelenleri, komşu ülkelerden gelen temsilciler kaleye gelerek tören çadırındaki yerlerini alırlardı. Önce Kur’an tilâvet edilir, ardından vaazlar verilir, tarikat mensupları tarafından zikir ve evrâdlar okunur, daha sonra yemek yenirdi. Bu sırada sultana tebrikler sunulur, o da devlet ricâline, ulemâ ve tasavvuf ehline hil‘at ve hediyeler verir, muhtaçlara da sadaka dağıtılırdı. Bu dönemde en muhteşem törenlerin el-Melikü’l-Eşref Kayıtbay zamanında (1468-1496) yapıldığı kaydedilmektedir.

KUZEY AFRİKA’DA MEVLİD KUTLAMA ADETİ

Kuzey Afrika’da (Mağrib) önceleri mevlid kutlama âdeti yokken bunlar ilk defa kadı ve muhaddis Ebü’l-Abbas Ahmed b. Muhammed b. Hüseyin es-Sebtî el-Azefî (ö. 633/1236) tarafından halkın Hıristiyan bayramlarını kutlamasını önlemek amacıyla icra edilmeye başlanmıştır. Bu devirde özel bir ilgi gösterilen uygulama zamanla Kuzey Afrika ve Endülüs’te yaygınlık kazanmış, hükümdarlar ve yöneticiler mevlid kutlamalarına büyük önem vermiştir.

OSMANLI’DA MEVLİD KANDİLİ KUTLAMALARI

Osmanlı hükümdarı III. Murad, 996 (1588) yılında merasimle mevlid kutlamalarını başlatmakla birlikte resmî olmasa da Osmanlı Devleti’nde kutlamaların bundan önceki dönemlerde de yapıldığı, bilinmektedir. Sultan Ahmed Camii’ndeki kutlamalarda padişah, sadrazam, şeyhülislâm, vezirler, Anadolu ve Rumeli kazaskerleri, diğer mülkî ve askerî erkânla ulemâ resmî kıyafetleriyle hazır bulunurdu. Balkanlar’ın fethiyle birlikte bu coğrafyada da mevlid törenleri yapılmaya başlanmış olmalıdır. Zira Saraybosna’daki Gazi Hüsrev Bey Camii’nin 938 (1531) tarihli vakfiyesinde mevlid için yılda 300 dirhem tahsisat ayrıldığı görülmekte, bölgedeki diğer camilere ait vakfiyelerde veya şahsî vasiyetnâmelerde de benzeri kayıtlara rastlanmaktadır.

MEDİNE’DE MEVLİD KANDİLİ

Eyüp Sabri Paşa’nın kaydettiğine göre Rebîülevvelin 12’si Medine’de resmî tatil olup kaleden toplar atılır ve o gün dükkânlar açılmazdı. İnsanlar güzel elbiseler giyerek dolaşır ve birbirini tebrik eder, bu gece Mescid-i Nebevî’de ihya edilirdi. Sabaha karşı Bâb-ı Nisâ önünde toplanılır, burada kurulan kürsü üzerinde güneşin doğmasıyla birlikte beş hatipten ilki bir hadis okuyup padişah için dua eder, diğerleri sırasıyla mevlidin vilâdet, radâ ve hicret bahirlerini okurlar, sonuncusu dua ederdi. Daha sonra halk ikram edilen şerbeti içip dağılırdı. Mevlid kutlaması 1910 yılından itibaren Osmanlı Devleti’nde resmî bayramlara dahil edildiyse de Cumhuriyet’in ilânından sonra kaldırılmıştır. Osmanlılar’dan günümüze uzanan mevlid geleneğinde törenler büyük bir ciddiyetle yerine getirilirken Mısır ve Kuzey Afrika gibi bölgelerde görülen ve dinî ölçüleri zedeleyen uygulamalardan titizlikle kaçınılmıştır.

MEVLİD KANDİLİ HANGİ ÜLKELERDE KUTLANIYOR?

Günümüzde mevlid, Suudi Arabistan hariç Kuzey Afrika’dan Endonezya’ya kadar İslâm ülkelerinde -bazılarında resmî, bazılarında gayri resmî olarak- yaygın biçimde kutlanmaktadır. Türkiye’de yalnız Ramazan ve Kurban bayramları resmî bayram kabul edilmekte, gerek mevlid gerek diğer mübarek gün ve geceler münasebetiyle camilerde, evlerde ibadet âdâbı içinde Kur’ân-ı Kerîm, Süleyman Çelebi’nin mevlidi, kaside ve ilâhiler okunmaktadır. Son yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın ortaklaşa düzenlemesiyle Hz. Peygamber’in mevlidi “Mevlid-i Nebî Haftası” adıyla Türkiye’de, Türk dünyasında ve Balkanlar’da çok yönlü etkinliklerle kutlanmaktadır.

Not: Prof. Dr. Ahmet Özel’in Mevlid, DİA eserinden derlenmiştir.

Mevlid Kandili Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in dünyayı teşriflendirdiği gündür. Bu gecenin rûhaniyetinden istifade etmek çok önemlidir. Mevlid Kandilinde yapılması tavsiye edilen dua ve ibadetleri sizler için derledik.

1- GÜNDÜZÜNDE ORUÇ TUTMAK

Mevlit Kandili’nde oruç tutulur mu, tutulmaz mı?

Birinci Görüş:

Rasûlullah Efendimiz doğduğum gün oruç tutarım buyuruyor, Peygamberimiz tuttuğuna göre, şükrâne olarak Cenâb-ı Hakk’a teşekkür olarak tutmakta ecir var, müstehabdır.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e pazartesi günü oruç tutmanın fazileti soruldu. O da şöyle buyurdu: “O gün, benim doğduğum, peygamber olduğum (veya bana vahiy geldiği) gündür.”  (Müslim, Siyam 197, 198)

Bu hadisten yola çıkarak büyükler Rasûlullah Efendimiz’in doğduğu gün oruç tutmanın güzel olacağını belirtmişlerdir.

İkinci Görüş:

Efendimiz’in cihânı teşrifi bir bayram, yani bir sevinç günü telâkkî edilir. Bunun için nasıl bayramda oruç tutulmazsa, Mevlid Kandili günü de oruç tutulmasa câizdir. Bunun için hayır-hasenatta bulunur. Efendimiz’in ümmeti olmanın sevinciyle fakir-fukarâyı sevindirir. Kur’ân-ı Kerîm’ler okur, sohbetler eder. Bu günü de öyle bir bayram sevinci içinde geçirirse, bu da çok güzel buyruluyor.

Yani, tutulsa da müstehabdır, tutulmasa da müstehabdır. Fakat ikisi de Cenâb-ı Hakk’a bir şükrâne olarak olacak. Bir sevinç alâmetleri olması lâzım.

2- SALAVAT GETİRMEK

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e salavat getirmeyi Allah Teâla emretmiştir. Peygamber Efendimizin dünyaya geldiği bu gecede en önemli ibadetlerden biri de ona salavat getirmektir. Ayrıca hadis-i şeriflerde salavat getirenin bütün sıkıntılarının gideririleceği bildirilmiştir.

Ayet-i kerîmede buyrulur:

“Şüphesiz ki Allâh ve melekleri, Peygamber’e çokça salât ederler. Ey müminler! Siz de O’na salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin!” (el-Ahzâb, 56)

Übey bin Kâb -radıyallâhu anh- diyor ki:

“Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e:

«– Yâ Rasûlallâh! Ben sana çok salavât-ı şerîfe getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?» diye sordum.

«– Dilediğin kadar yap.» buyurdu.

«– Duâlarımın dörtte birini salavât-ı şerîfeye ayırsam uygun olur mu?» diye sordum.

«– Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.» buyurdu.

«– Öyleyse duâmın yarısını salavât-ı şerîfeye ayırayım.» dedim.

«– Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.» buyurdu.

Ben yine:

«– Şu hâlde üçte ikisi yeter mi?» diye sordum.

«– İstediğin kadar. Ama artırırsan senin için iyi olur.» buyurdu.

«– Öyleyse duâya ayırdığım zamanın hepsinde sana salavât-ı şerîfe getirsem nasıl olur?» deyince:

«– O takdirde Allâh bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını bağışlar.» buyurdu.” (Tirmizî, Kıyâmet, 23)

3- KAZA NAMAZI VE NAFİLE NAMAZ KILMAK

Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz “Namaz, gözümün nûrudur.” (Nesâî, Ahmed bin Hanbel) buyurmuşlardır. Hak dostları bu gecelerde namaz kılmanın ehemmiyetine dikkat çekmişler ve namaz borcu olanların kaza namazı kılmalarını tavsiye etmişlerdir. Kaza namazı olmayanların nâfile namaz kılınabiliceği bildirilmiştir.

4- KUR’ÂN-I KERÎM OKUMAK

Allah dostları mübarek gecelerde çokça Kur’ân-ı Kerîm okunmasını tavsiye buyurmuşlardır.

İbni Mes’ûd radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kim Kur’ân-ı Kerîm’den bir harf okursa, onun için bir iyilik sevabı vardır. Her bir iyiliğin karşılığı da on sevaptır. Ben, elif lâm mîm bir harftir demiyorum; bilâkis elif bir harftir, lâm bir harftir, mîm de bir harftir.” (Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân 16)

İbni Abbâs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kalbinde Kur’an’dan bir miktar bulunmayan kimse harap ev gibidir.” (Tirmizî, Fazâilü’l-Kur’ân 18)

5- TEVBE İSTİĞFAR ETMEK

Bir müslüman her gün, günahlardan pişman olarak tevbe etmelidir.  Mevlid Kandili tevbe etmeye vesile olan müstesna gecelerdendir.

Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: Efendimiz: “Ben, günde yüz kere istiğfâr ederim…” (Müslim, Zikir, 42) buyurmuşlardır.

6- DUÂ ETMEK

Bu mübârek geceler, rabbimize duâ ve niyazda bulunma zamanlarıdır.

Ayet-i kerîmede buyrulur:

“(Ey Rasûlüm!) De ki: Sizin duâ ve niyâzlarınız olmazsa, Rabbim size ne diye değer versin?..” (el-Furkân, 77)

Yine rabbimizin verdiği nimetlere hamd ve şükür halinde bulunmayı unutmamalıdır. Nitekim hadis-i şerifte duânın kabul olmasının iki şartından birinin hamd diğerinin de salavat olduğu bildirilmiştir.

Bir defasında Rasûl-i Ekrem Efendimiz, sahâbîlerden birinin Allâh’a hamd ve Rasûlü’ne salevât getirerek duâya başladığını gördüğünde, onu takdîr ederek:

“–Ey namaz kılan zât! Duâ et, (duâna hamdele ve salvele ile başladığın müddetçe) duân kabûl olunur.” buyurmuştur. (Tirmizî, Deavât, 64/3476)

7- SADAKA VERMEK

Allah yolunda infakta bulunup sadaka vermenin kişiyi pek çok tehlike ve belâlardan muhâfaza edeceği, buna ilâveten sadaka sahibini muhabbetullâh’a nâil eyleyeceği unutulmamalıdır. Bu müstesnâ geceler de sadaka vermeye en güzel vesilelerdir.

Zira Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur:

“Allah yolunda infâk edin! Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Bir de ihsanda bulunun. Zira Allah, muhsinleri (iyilikte bulunan, işini güzel yapan ve ihsan şuuru ile yaşayanları) sever.” (el-Bakara, 195)

Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- zengin-fakir her mü’mini infâka teşvik eder; bir hurmadan başka bir şeyi olmayan için; “Yarım hurmayla da olsa cehennem ateşinden korunun, onu da bulamazsanız güzel ve hoş bir söz ile korunun.” buyururdu. (Buhârî, Edeb, 34)

 

 

MEVLİD KANDİLİ SOHBETİ

 

 

 

 

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Çok Okunan Haberler
Küçükçekmece Sinopspor, Polatlı 1926'yı 4-1 Mağlup Ederek Zirve Takibini Sürdürdü
Küçükçekmece Sinopspor, Polatlı 1926'yı 4-1 Mağlup Ederek Zirve...
Saadet Partisi Küçükçekmece Teşkilatından Yoğun Saha Mesaisi: Esnaf, Emekli ve Gençlerle Birebir Temas
Saadet Partisi Küçükçekmece Teşkilatından Yoğun Saha Mesaisi: Esnaf,...
KÜDEF’te Yeni Dönem: Projeler ve Etkinlikler Masaya Yatırıldı
KÜDEF’te Yeni Dönem: Projeler ve Etkinlikler Masaya Yatırıldı
Küçükçekmece'de Cenaze İşlemlerinde Tesettür Hassasiyeti Tartışması:
Küçükçekmece'de Cenaze İşlemlerinde Tesettür Hassasiyeti Tartışması:...
Boko Haram’dan Nijerya’da Kanlı Saldırı: 10 Asker Hayatını Kaybetti
Boko Haram’dan Nijerya’da Kanlı Saldırı: 10 Asker Hayatını Kaybetti
Amatör Futbola Yeni Nefes: Örnek Platform Sahneye Çıkıyor
Amatör Futbola Yeni Nefes: Örnek Platform Sahneye Çıkıyor
Çorlu Deplasmanına Yasak Kararı Tartışma Yarattı: Küçükçekmece Sinopspor'dan Fair-Play Vurgulu Tepki
Çorlu Deplasmanına Yasak Kararı Tartışma Yarattı: Küçükçekmece...
“Atatürk’e hakaret” iddiasıyla tutuklanan öğretmen beraat etti: Ramazan Avuşmak hakkında karar çıktı
“Atatürk’e hakaret” iddiasıyla tutuklanan öğretmen beraat etti:...
Beşiktaş’taki Polis Noktasına Terör Saldırısında Gözaltı Sayısı 15’e Yükseldi
Beşiktaş’taki Polis Noktasına Terör Saldırısında Gözaltı Sayısı...
ABD İstihbaratından Çarpıcı Rapor: İran’ın Füze Gücü Hâlâ Etkili
ABD İstihbaratından Çarpıcı Rapor: İran’ın Füze Gücü Hâlâ...
Mescid-i Aksa'ya Provokatif Baskın: Ben-Gvir ve Aşırı Sağcı Grup Polis Eşliğinde Girdi
Mescid-i Aksa'ya Provokatif Baskın: Ben-Gvir ve Aşırı Sağcı Grup...
Irak’ta Görev Değişimi: Nizar Amedi Cumhurbaşkanlığı Görevini Devraldı
Irak’ta Görev Değişimi: Nizar Amedi Cumhurbaşkanlığı Görevini...
İlginizi Çekebilir
İmam-ı Azam Kur'an Kursu Küçükçekmece'de Görkemli Törenle Açıldı
İmam-ı Azam Kur'an Kursu Küçükçekmece'de Görkemli Törenle Açıldı
Küçükçekmece'de Kur'an Yolunda Büyük Başarı: 232 Hafız İcazet Aldı
Küçükçekmece'de Kur'an Yolunda Büyük Başarı: 232 Hafız İcazet...
Ensar Vakfı Küçükçekmece Şubesi Hüsn-i Hat ve Tezhip Sergisi Açıldı
Ensar Vakfı Küçükçekmece Şubesi Hüsn-i Hat ve Tezhip Sergisi Açıldı
Sefaköy'de Manevi Eğitim Vurgusu: 4-6 Yaş Kursu Öğrencileri Sahneye Çıktı
Sefaköy'de Manevi Eğitim Vurgusu: 4-6 Yaş Kursu Öğrencileri Sahneye...
Görükoğlu Besicilik: “Kurbanınızı Güvenle Bize Emanet Edin”
Görükoğlu Besicilik: “Kurbanınızı Güvenle Bize Emanet Edin”...
Selamet Akıncıları Kadıköy'de Cami Tartışmasına Sert Tepki Gösterdi
Selamet Akıncıları Kadıköy'de Cami Tartışmasına Sert Tepki Gösterdi...
Doğu Türkistan'da Bayram Sessizliği: Yasaklar Nedeniyle Namaz Kılınamadı
Doğu Türkistan'da Bayram Sessizliği: Yasaklar Nedeniyle Namaz Kılınamadı
Küçükçekmece'de Yıllardır Kapalı Kalan Külliye: Mahalle Halkı Cevap Bekliyor
Küçükçekmece'de Yıllardır Kapalı Kalan Külliye: Mahalle Halkı...
Küçükçekmece'de Hafızlar İftarında Manevi Atmosfer: Yeşil Vadi Arsa Ofisi'nden Anlamlı Destek
Küçükçekmece'de Hafızlar İftarında Manevi Atmosfer: Yeşil Vadi...
Hayrettin Karaman Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Başkan Yardımcısı seçildi.
Hayrettin Karaman Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Başkan Yardımcısı seçildi.

Ana Sayfa
DÜNYA
GÜNDEM
SİYASET
EĞİTİM
SAĞLIK
OTOMOBİL
MEDYA
EKONOMİ
İSLAM
SPOR
MAGAZİN
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR-SANAT
ACI GERCEKLER
ANADOLU
BİYOGRAFİ
EMLAK
AİLE ve YAŞAM
BELEDİYELER
RÖPORTAJ
YEMEK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Rss
  • Sitemap
  • İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası

hicrethaber com Sitemizde bulunan yazı , Video, Fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

">