Son günlerde yaşanan ve bir öğrencinin dijital oyunların olumsuz etkisiyle babasına ait silahı alarak okula gitmesiyle sonuçlanan trajedi başta olmak üzere; önce Siverek, ardından Kahramanmaraş’ta meydana gelen acı olaylar hepimizi derinden sarsmıştır. İki gün içinde iki ayrı eğitim yuvasında yaşanan bu vahim hadiseler, çocuklarımızın güven içinde bulunması gereken okul sıralarının ne yazık ki kurşun sesleriyle anılmasına neden olmuştur.
Kahramanmaraş’ta 10 vatandaşımızın hayatını kaybetmesi ve 13 kişinin yaralı olarak yaşam mücadelesi vermesi, milletçe yüreğimizi yakmış; bu acının tarifi mümkün olmayan bir boyuta ulaştığını bir kez daha göstermiştir.
Bu vesileyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyor; kederli ailelerine sabır ve başsağlığı temennilerimizi iletiyoruz. Milletimizin başı sağ olsun.
Yaşanan bu elim olaylar, sadece bireysel değil; toplumsal, kültürel ve ahlaki sorumluluklarımızı yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Çocuklarımızı her türlü zararlı etkiden korumak, onları milli ve manevi değerlerle yetiştirmek ve güvenli bir gelecek inşa etmek hepimizin ortak görevidir.
Selamet Akıncıları Derneği’nden milli ve manevi değerler Vurgusu: Prof. Dr. Yusuf Tekin’in Yanındayız.
LGBT ‘ye savaş açıp Ramazanda etkinlikler yaptıran Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’in yanındayız.Selamet Akıncıları Derneği olarak soruyoruz: Yusuf Tekin neden hedef alınıyor? Milli ve manevi değerleri önceleyen, Ramazan ayında okullarda etkinlikler yapılmasını destekleyen ve toplumun hassasiyetlerine sahip çıkan bir anlayışın bu denli eleştirilmesi dikkat çekicidir. Bizler, değerler eğitimi konusunda attığı adımları doğru buluyor, Sayın Bakanımız Yusuf Tekin’in yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz.Değerli Basın Mensupları, Aziz Milletimiz;
Selamet Akıncıları Derneği olarak, son günlerde kamuoyunda tartışma konusu yapılan eğitim politikaları ve özellikle Milli Eğitim Bakanımız Sayın Prof. Dr. Yusuf Tekin’e yönelik eleştiriler hakkında görüşlerimizi açık, net ve sorumluluk bilinciyle ifade etme gereği duyuyoruz.
Bu milletin kökleri derindir. Bu topraklar; inancı, vicdanı, ahlakı ve kadim değerleriyle ayakta duran büyük bir medeniyetin mirasıdır. Camisiyle, ezanıyla, ibadetiyle, örfüyle ve irfanıyla bir bütündür. Bu bütünlüğü anlamadan, bu milletin ruhunu kavramadan yapılan her değerlendirme eksik kalmaya mahkûmdur.
Bugün gelinen noktada, inançlar üzerinden hüküm dağıtmanın, insanları yaftalamanın ve değerleri hedef almanın kimseye fayda sağlamadığı açıktır. Her bireyin inancı, ibadeti ve yaşam tarzı kendisi ile Rabbi arasındadır. Ancak başkalarının inancına saygı duymak, toplumsal huzurun ve birlikte yaşama iradesinin vazgeçilmez şartıdır.
MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLER BU MİLLETİN MAYASIDIR
Unutulmamalıdır ki bu toplumun mayasında İslam vardır. Bu hakikat; sadece bir inanç meselesi değil, aynı zamanda bu milletin ahlaki duruşunun, sosyal yapısının ve kültürel kimliğinin temel taşıdır. İnancını yaşayan, değerlerine sahip çıkan insanları hedef almak; aslında bu milletin ortak vicdanına yönelmiş bir saldırıdır.
Dinî değerleri küçümseyen, inançlı bireylerin kamusal alandaki varlığını tartışma konusu yapan yaklaşımlar; toplumu birleştirmek yerine ayrıştırır. Oysa bizim ihtiyacımız olan şey; ayrışma değil, ortak değerlerde buluşma, saygı ve hoşgörü iklimini güçlendirmektir.
“EĞİTİM SADECE AKADEMİK BAŞARI DEĞİLDİR”
Eğer bir nesle sadece bilgi verir, ancak ona helali haramı, doğruyu yanlışı, dünyayı ve ahireti öğretmezseniz; istediğiniz kadar okutun, o nesli gerçek anlamda yetiştiremezsiniz. Eğitim; yalnızca akademik başarıdan ibaret değildir. Eğitim aynı zamanda karakter inşasıdır, ahlak terbiyesidir, insan yetiştirme sanatıdır.
Bu bağlamda Milli Eğitim Bakanımız Sayın Prof. Dr. Yusuf Tekin’in değerler eğitimi ile akademik başarıyı birlikte ele alan yaklaşımı son derece kıymetlidir. Özellikle Ramazan ayı gibi manevi iklimlerin çocuklarımızla buluşturulması, onların kültürel ve ahlaki gelişimi açısından önemli bir kazanımdır.
“YUSUF TEKİN’İN YANINDAYIZ”
Sayın Prof. Dr. Yusuf Tekin’in attığı adımların kısa vadeli tartışmalarla gölgelenmeye çalışıldığını üzülerek takip ediyoruz. Ramazan etkinlikleri üzerinden yürütülen eleştirilerin büyük ölçüde algı oluşturma çabasına dayandığı toplumun sağduyulu kesimleri tarafından açıkça görülmektedir.
Okullarda yaşanan münferit ve üzücü olayları doğrudan Bakanımıza mal etmek yerine, bu olayların kök nedenlerini araştırmak ve kalıcı çözümler üretmek gerekmektedir. Bu noktada sorumluluk almaktan kaçmayan, çözüm odaklı bir yönetim anlayışı sergileyen Sayın Bakanımızın yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz.
EĞİTİMDE GÜÇLÜ İRADE VE DESTEK ÇAĞRISI
Türk milleti olarak beklentimiz; eğitimde disiplinin, öğretmen otoritesinin, öğrenci güvenliğinin ve milli-manevi değerlerin daha da güçlendirilmesidir. Bu hedeflere ulaşabilmek için Sayın Bakanımızın yetkilerinin artırılması yönündeki toplumsal beklentinin de dikkate alınması gerektiğine inanıyoruz.
Çünkü mesele sadece söz değil; mesele duruş, mesele karakter, mesele geleceğimizdir.
BU MİLLET DEĞERLERİYLE AYAKTADIR
Bu topraklar; parayla, güçle ya da çıkar ilişkileriyle değil; inançla, vicdanla ve köklü değerlerle ayakta duran bir milletin yurdudur. Toplumun değerleriyle kavga edenler, inançla alay edenler ve birlik ruhumuzu zedeleyenler bilmelidir ki; bu millet neyin doğru neyin yanlış olduğunu çok iyi ayırt eder.
Bizler Selamet Akıncıları Derneği olarak; milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan, eğitimde bu değerleri önceleyen ve sorumluluk bilinciyle hareket eden her adımın destekçisiyiz.
Sayın Bakanımız Prof. Dr. Yusuf Tekin’in yanında olduğumuzu bir kez daha güçlü şekilde ifade ediyor; kendisine yürüdüğü bu yolda başarılar diliyoruz.
Rabbim yolunu açık etsin.
Milletimizin sağduyusu ve duası sizinledir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Selamet Akıncıları Dernek Başkanı
AHMET TANRIVERDİ





























