ÇATIŞMA LÜBNAN’A YAYILDI
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşın üçüncü gününde çatışmalar yeni bir cepheye taşındı. İran’ın başkenti Tahran ve Kerec’ten gece saatlerinde patlama sesleri yükselirken, aynı saatlerde İsrail ordusu Lübnan’a yönelik saldırılar gerçekleştirdi.
Hizbullah’ın, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine misilleme olarak İsrail’e saldırı başlatmasının ardından İsrail de Lübnan’ı hedef aldı. Karşılıklı hamleler bölgeyi adeta barut fıçısına çevirdi.
İSRAİL’DEN TAHLİYE ÇAĞRISI
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Lübnan’ın güneyi ve Bekaa Vadisi’nde 50’den fazla köy ve beldeye saldırı tehdidinde bulunarak bölge halkına evlerini terk etmeleri çağrısı yaptı.
Uyarıların ardından binlerce Lübnanlı kuzeye doğru göç etmeye başladı. Özellikle Beyrut’ta Hizbullah’ın güçlü olduğu belirtilen Dahiye bölgesinden dumanların yükseldiği görüldü.
İsrail ordusu, Hizbullah’ın üst düzey yöneticilerine ve örgütün güney Lübnan’daki “merkezi” isimlerine yönelik saldırılar düzenlendiğini açıkladı. En az 31 kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, kimlikler henüz resmen doğrulanmadı.
“NAİM KASIM ÖLDÜRÜLDÜ” İDDİASI
İsrail kaynakları, Hizbullah lideri Naim Kasım’ın Beyrut’ta düzenlenen saldırıda öldürüldüğünü ileri sürdü.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran destekli Hizbullah liderinin “yok edilmek üzere işaretlenmiş bir hedef” olduğunu ifade etti.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir de Hizbullah’a karşı “saldırı harekâtı” başlatıldığını belirterek, çatışmaların birkaç gün ya da daha uzun sürebileceğini söyledi. Zamir, “Güçlü bir savunma ve devamlı saldırı hazırlığına ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
LÜBNAN’DAN SERT TEPKİ
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail’in saldırılarını kınayarak ülkesinin “kendisiyle ilgisi olmayan destek savaşlarının platformu” haline getirilmesine izin vermeyeceklerini söyledi.
Resmi haber ajansı NNA’ya göre Avn, Lübnan topraklarından roket atılmasının ülkeyi bölgesel bir askeri çatışmanın içine sürükleyebileceğini vurguladı ve devletin Lübnan’ı çatışmalardan uzak tutma çabalarının hedef alındığını ifade etti.
“İSRAİL’İN AMACI İŞGAL DEĞİL, KAOS”
Güvenlik ve terör uzmanı Coşkun Başbuğ, Lübnan’ın İsrail tarafından savaşın yayılması adına “ilk basamak” olarak kullanıldığını belirtti. Başbuğ’a göre İsrail’in Lübnan’ı tamamen işgal etmekten ziyade, bölgeyi bir çatışma ve kaos alanına dönüştürme stratejisi söz konusu.
Başbuğ, “Bütün Orta Doğu savaş halinde, kan gölüne dönüyor diyebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
“BÖLGESEL SAVAŞ BAŞLAMIŞ OLABİLİR”
Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın ise yaşananları “asimetrik bir savaş” olarak tanımladı. İran’ın Hizbullah ve bölgedeki Şii milisleri devreye sokarak İsrail’i çevrelemeye çalıştığını ifade eden Caşın, bunun uzun soluklu bir çatışmaya dönüşebileceğini söyledi.
Caşın, İsrail’in hava saldırılarını sürdüreceğini ve bunun Lübnan’ın işgali için gerekçe oluşturabileceğini dile getirdi. ABD’nin kara kuvveti göndermemesine dikkat çeken Caşın, savaşın vekil güçler üzerinden genişleyebileceğini belirtti.
“OLAYLAR BÜYÜMEYEBİLİR” GÖRÜŞÜ
İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tarık Oğuzlu ise çatışmaların daha fazla tırmanmayabileceği görüşünde. Oğuzlu, Lübnan hükümetinin Hizbullah’ın İsrail’e saldırmasını istemediğini ve örgütün de kapsamlı bir savaşa hevesli görünmediğini ifade etti.
Oğuzlu’ya göre, Hizbullah’ın sınırlı saldırıları daha çok İran’a “gönül borcu” niteliğinde bir hamle olabilir ve olayların kontrolsüz biçimde büyümesi beklenmeyebilir.
DENGELER DEĞİŞİYOR
İran, İsrail, Lübnan ve Körfez ülkelerini içine çeken gerilim, Orta Doğu’da yeni ve uzun süreli bir bölgesel savaş ihtimalini gündeme taşıdı.
Sahadaki askeri hareketlilik, siyasi açıklamalar ve karşılıklı tehditler, önümüzdeki günlerde dengelerin daha da sertleşebileceğini gösteriyor. Lübnan’ın savaşa ne ölçüde dahil olacağı ve İsrail’in operasyonlarının kapsamının genişleyip genişlemeyeceği ise bölgenin kaderini belirleyecek temel başlıklar arasında yer alıyor.




























