Yılbaşı Değil, Muhasebe Vakti: Diyanet-Sen’den İnanç ve Vicdan Çağrısı
Miladi takvimin son günleri yaklaşırken, her yıl olduğu gibi bu yıl da toplumumuz; inanç dünyamızla, medeniyet tasavvurumuzla ve kültürel hafızamızla örtüşmeyen yılbaşı ve Noel merkezli dayatmaların yoğun baskısı altına sokulmak isteniyor. Işıltılı vitrinler, tüketimi körükleyen kampanyalar ve eğlence odaklı yayınlarla adeta bir algı seferberliği yürütülüyor. Oysa Müslüman Türk toplumunun bu taklitçi kültür karşısında sergileyeceği duruş, kimliğini korumanın en temel şartıdır.
Diyanet-Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı Yaşar Çintimar, yaklaşan yılbaşı öncesinde yaptığı değerlendirmede, meselenin bir “takvim değişimi” değil, kimlik ve inanç meselesi olduğuna dikkat çekti. Çintimar, milli ve manevi değerleri kendine şiar edinen bir sivil toplum kuruluşu olarak halkı bilinçlendirmenin bir sorumluluk değil, boyun borcu olduğunu vurguladı.
Pagan Ritüellerinden Küresel Tüketime
Kaynağı pagan inanışlarına dayanan, daha sonra Hristiyanlık kültürüyle harmanlanan Noel kutlamalarının, bugün küresel kapitalizmin bir pazarlama aracına dönüştüğünü ifade eden Çintimar, bu anlayışın Müslüman toplumlara servis edilmesini “Müslüman mahallesinde salyangoz satmak” benzetmesiyle eleştirdi.
Medya ve reklam diliyle çocuklara ve gençlere sevimli gösterilen bu batıl adetlerin, uzun vadede kültürel erozyon ve kimliksizleşme ürettiğine dikkat çekildi. Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) “Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o da onlardandır” ikazını hatırlatan Çintimar, Müslüman’ın taklit eden değil; ilmiyle, ahlakıyla ve duruşuyla örnek olan kişi olması gerektiğini ifade etti.
“Milli” Piyango: Haramın Makulleştirilmesi
Yılbaşı gecesiyle özdeşleşen piyango ve benzeri şans oyunları da açıklamanın önemli başlıklarından biri oldu. Emek ve alın teri barındırmayan, tamamı şansa dayalı kazançların kumar hükmünde olduğunu hatırlatan Çintimar, bu tür uygulamaların dinen haram olduğunun altını çizdi.
Özellikle “Milli” ibaresiyle sunulan piyango oyunlarının, milletin değerleriyle açık bir çelişki oluşturduğunu belirten Çintimar, kısa yoldan zengin olma hayaliyle toplumun tembelliğe ve kumara alıştırılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Devletin görevinin vatandaşını kumara teşvik etmek değil, zararlı alışkanlıklardan korumak olduğunu vurguladı.
Gazze Yanarken Eğlence Olmaz
Bu yılbaşını diğerlerinden ayıran en yakıcı gerçeğin ise Gazze’de yaşanan insanlık dramı olduğu ifade edildi. 7 Ekim’den bu yana on binlerce masumun hayatını kaybettiği, bebeklerin açlık ve susuzlukla ölüme terk edildiği bir dünyada, “vur patlasın çal oynasın” anlayışıyla eğlenmenin vicdanla bağdaşmayacağı dile getirildi.
Filistinli kardeşlerimiz kan ağlarken gaflete düşülmemesi gerektiğini belirten Çintimar, Müslümanların bu süreçte eğlencenin değil, duanın, dayanışmanın ve direnişin tarafında olması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda tüm vicdan sahibi vatandaşlar, 1 Ocak sabahı Galata Köprüsü’nde düzenlenecek olan “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” buluşmasına davet edildi.
Yılbaşı Değil, Ömür Muhasebesi
Diyanet-Sen’in çağrısı net: Yılbaşı, çılgınca eğlencelerin değil; geçen ömrün muhasebesinin yapılacağı bir vakit olmalıdır. Büyük mutasavvıf İmam-ı Şibli’nin “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin” sözünü hatırlatan Çintimar, bu gecenin haramlardan uzak, aileyle birlikte tefekkür içinde ve mazlumlar için dua ederek geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Son söz ise bir kimlik beyanı niteliğindeydi:
“Müslüman, yılbaşını da Müslümanca yaşar. Taklit ederek değil, inancıyla var olur.”
Yaşar Çintimar
Diyanet-Sen İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı
































