Nuri Demirağ: Türk Sanayisinin Temel Taşlarından Birinin Ardında Bıraktığı Ebedî Miras
Hicrethaber / 13 Kasım 2025
Türkiye’nin sanayileşme yolculuğunda adı altın harflerle yazılı olan büyük bir öncü… Nuri Demirağ, yalnızca bir iş insanı değil; bir vizyoner, bir mühendis ruhu, bir milli idealistti. Bugün, ölümünün 71. yıl dönümünde Nuri Demirağ’ı bir kez daha rahmet, saygı ve minnetle anıyoruz.
1893 yılında Sivas’ın Divriği ilçesinde dünyaya gelen Demirağ, Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan çalkantılı bir dönemde, Türk milletinin kendi ayakları üzerinde durabilmesi için ömrünü üretmeye, yeniliğe ve “yerli”liğe adadı. Onun için sanayileşme sadece bir ekonomik hedef değil, milletin bağımsızlığına giden yoldaki en güçlü adımdı.
Demiryollarından Gökyüzüne Uzanan Bir Hayal
Nuri Demirağ, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye’nin dört bir yanını demir ağlarla örme seferberliğine öncülük eden müteahhitler arasında yer aldı. Yalnızca bir yüklenici değil, aynı zamanda bir vizyon sahibiydi. İnşa ettiği kilometrelerce demiryolu hattı, Anadolu’nun yeniden doğuşunun sembollerinden biri haline geldi.
Ancak onun asıl büyük hayali gökyüzündeydi. “Uçak yapamayan milletlerin istikbali yoktur” sözleriyle yönünü belirleyen Demirağ, 1936 yılında Türkiye’nin ilk özel uçak fabrikasını kurdu. Beşiktaş Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi’nde açtığı bu fabrika, kısa sürede Türk mühendisliğinin gurur kaynağı oldu. Ürettiği Nu.D.36 ve Nu.D.38 uçakları, hem teknik kabiliyeti hem de yerli üretim ruhuyla Türk havacılık tarihinde yeni bir sayfa açtı.
Yalnızca fabrika kurmakla kalmadı; Türk gençliğini havacılığa kazandırmak amacıyla Gök Okulunu hayata geçirdi. Bu okul, geleceğin pilotlarını, mühendislerini ve havacılık öncülerini yetiştirmek için bir mektep oldu.
Bir Dönemin Önünde Giden Vizyoner
Demirağ’ın girişimleri, dönemin şartları içinde birçok engelle karşılaşsa da onun milli üretim idealinden vazgeçmediğini gösterdi. Yurt dışında benzeri olmayan bir kararlılıkla, “Türk kendi uçağını, kendi motorunu yapabilir” diyerek inandığı davada yalnız yürüdü.
Siyasi alanda da aktif rol alan Nuri Demirağ, Cumhuriyet döneminin ilk özel girişimcilerinden biri olarak 1945’te Milli Kalkınma Partisi’ni kurdu. Böylece yalnızca sanayi alanında değil, demokratik gelişimde de öncü bir adım atmış oldu.
Bir Mirasın Bugüne Yansıyan Işığı
Nuri Demirağ, 13 Kasım 1957’de aramızdan ayrıldı. Fakat ardında bıraktığı fikirler, bugün Türkiye’nin sanayi ve teknoloji politikalarında yaşamaya devam ediyor.
Bugün gökyüzünde süzülen yerli insansız hava araçları, TEKNOFEST kuşağının geliştirdiği yeni teknolojiler, yerli üretim seferberliğiyle büyüyen sanayi atılımları — hepsi, Nuri Demirağ’ın bir asır önce yaktığı meşalenin günümüzdeki yansımalarıdır.
Demirağ’ın ideali; “tam bağımsız Türkiye”nin, üretimle, bilgiyle, mühendislikle yükselmesiydi. Bu ideal, bugün de Türk gençlerinin zihinlerinde yaşamaya devam ediyor.
Bir Ufkun Mimarına Minnetle…
Bugün Türkiye’nin yerli otomobilinden milli uydusuna, yerli savaş uçağı projelerinden savunma sanayiindeki dev atılımlarına kadar her alanda hissedilen o milli ruh, Nuri Demirağ’ın öncülüğünün bir devamıdır.
Yerli ve millî üretim idealine adanmış bir ömür…
Demiryollarından gökyüzüne uzanan bir azim…
Ve ardında bıraktığı ilham dolu bir miras…
Hicrethaber olarak, Türk sanayisinin öncülerinden, yerli havacılığın mimarlarından Nuri Demirağ’ı vefatının yıl dönümünde rahmet, saygı ve minnetle anıyoruz.