KGK açıklamasında, gazeteciliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda topluma karşı ahlaki ve vicdani sorumluluk taşıyan bir kamu görevi olduğu hatırlatıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:“Görevini onuruyla sürdüren, etik ilkelere bağlı, kamu yararını önceleyen binlerce gazeteci; bu sorumsuzluklar yüzünden toplum nezdinde töhmet altında bırakılmaktadır.”
“Gazetecilik Kalkan Olamaz”
Konsey, özellikle mesleğin sağladığı görünürlük ve gücün, kişisel hataları ya da gayri ahlaki tutumları meşrulaştırmak için kullanılmasına sert tepki gösterdi. Açıklamada, gazeteciliğin kişisel davranışlar için bir kalkan olamayacağı vurgulandı:“Gazetecilik; kişisel hayatındaki gayri ahlaki tutumları, güç ve makamın arkasına saklayarak meşrulaştırma alanı değildir.”
KGK, gazetecilerin de diğer kamu görevlileri gibi topluma örnek olmak zorunda olduğunun altını çizdi.
Meslek Onuru ve Toplumsal Güven Vurgusu
Açıklamada, etik dışı her davranışın yalnızca bireysel bir hata olarak görülmemesi gerektiği belirtilerek, bu tür tutumların tüm mesleğe zarar verdiği ifade edildi. Konsey, bu tür eylemleri “mesleğe yapılmış bir itibar suikastı” olarak nitelendirdi.
KGK, açıklamasını gazetecilik mesleğinin itibarının korunmasının, hem meslek örgütlerinin hem de bireysel gazetecilerin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekerek tamamladı. Konsey, etik ilkelere bağlı, sorumlu ve kamu yararını önceleyen gazeteciliğin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Son zamanlarda, medya kuruluşlarında gazeteci unvanı taşıyan bazı kişiler ile devletin en üst kademelerinde görev yapan kimi isimlerin; toplumun ahlaki değerlerini hiçe sayan, kamu vicdanını derinden yaralayan ve açıkça haber konusu olacak nitelikteki hal ve davranışlarının basın ve sosyal medya mecralarında yer alması kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır.
Bu tutumlar yalnızca bireysel birer zafiyet değil; gazetecilik mesleğinin saygınlığına, kamuoyunun basına duyduğu güvene ve demokratik toplum düzenine doğrudan zarar veren davranışlardır. Görevini onuruyla sürdüren, etik ilkelere bağlı, kamu yararını önceleyen binlerce gazeteci, bu sorumsuzluklar nedeniyle toplum nezdinde töhmet altında bırakılmaktadır.
Küresel Gazeteciler Konseyi olarak açıkça ifade ediyoruz ki;
Gazetecilik; kişisel hayatındaki gayri ahlaki tutumları güç ve makamın arkasına saklayarak meşrulaştırma alanı değildir. Kamu görevi üstlenen herkes gibi gazeteciler de davranışlarıyla topluma örnek olmak zorundadır. Aksi yöndeki her eylem, mesleğe yapılmış açık bir itibar suikastıdır.
Bu mesleği kirleten, etik dışı davranışlarıyla gazeteciliği tartışmalı hale getiren kişilerden ve bu tutumlara sessiz kalan yapılardan şikâyetçiyiz. Basın özgürlüğü; sorumsuzluk, ahlaki çöküş ve kamuoyunu yanıltma özgürlüğü değildir.
Yetkili kurumları, medya kuruluşlarını ve meslek örgütlerini; bu tür davranışlar karşısında suskun kalmamaya, gerekli idari ve etik yaptırımları kararlılıkla uygulamaya davet ediyoruz. Gazetecilik mesleğinin itibarı, görmezden gelinerek değil, hesap sorularak korunur.
Topluma karşı sorumluluğumuz gereği bu açıklamayı yapıyor; mesleğini namusuyla icra eden tüm gazetecilerin yanında olduğumuzu, gazeteciliği kirleten her anlayışın ise açıkça karşısında durduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”

































