Küçükçekmece Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Küçükçekmece Şubesi tarafından, 10 Muharrem Aşure Günü vesilesiyle anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. TDV gönüllüsü İmam Hatip Cansel Ay’ın öncülüğünde, Sefaköy metrobüs girişinde vatandaşlara su ikram edilerek, Kerbela’da şehit edilen Hazreti Hüseyin Efendimiz ve tüm şehitler dualarla yâd edildi.
Küçükçekmece Müftüsü Hasan Hüseyin Palabıyık, etkinliğe dair yayımladığı mesajda Muharrem ayının İslam tarihinde taşıdığı derin manaya dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Muharremiye ve aşûra kültürünün yaşatılmasını, toplumu din konusunda aydınlatma ve kucaklayıcı din hizmeti sunma görevinin bir parçası olarak gören Diyanet İşleri Başkanlığımız ve yeryüzünde iyiliğin egemen olması, faziletli bir toplum ve huzurlu bir dünyanın inşası için Türkiye Diyanet Vakfımız, gönüllüleriyle birlikte her yıl Hicri 10 Muharrem’de Kerbela'yı unutmamak adına çeşitli etkinlikler düzenlemektedir.”
Kerbela: Yüreklerde Açılan Derin Bir Yara
Hz. Peygamber’in (s.a.s) “Benim dünyadaki çiçeğim, reyhanım” dediği torunu Hz. Hüseyin Efendimiz ve beraberindeki yetmişi aşkın Ehl-i Beyt mensubu, 10 Muharrem 61 yılında Kerbela’da susuz bırakılarak şehit edilmişti. Bu elim hadise, sadece İslam tarihinin değil insanlık tarihinin de en trajik olaylarından biri olarak kabul edilmektedir.
Küçükçekmece Müftülüğü öncülüğünde düzenlenen su ikramı etkinliğiyle, Kerbela'da bir yudum suya hasret bırakılan mazlumların hatırası yaşatılırken, aynı zamanda toplumda farkındalık oluşturulması hedeflendi. Müftü Palabıyık, bu etkinliği şu sözlerle özetledi:
“TDV görevli ve gönüllülerimizce 10 Muharrem Aşure gününde farkındalık oluşturmak amacıyla vatandaşlarımıza su dağıtıp, Hz. Hüseyin Efendimiz ve tüm şehitlerimizi rahmet ve hürmetle yâd ettik. Geçmişi değiştirme gücümüz yok ama geçmişten ders çıkararak geleceği şekillendirmek elimizdedir.”
“Yeni Kerbelalar Yaşanmasın”
Müftü Palabıyık, mesajının devamında İslam ümmetine düşen sorumluluğu hatırlatarak, birlik ve kardeşlik vurgusu yaptı:
“O büyük acıları hâlâ yüreğinde hissedenler olarak bugün bize düşen; yeni Kerbelaların yaşanmaması için daha duyarlı, daha sorumlu, daha dikkatli olmaktır. Kur’an ve Sünnet’in rehberliğinde ümmetin her bir ferdini kuşatacak güçlü bir kardeşlik bilinci geliştirmek zorundayız.”
Kerbelâ Olayı Nedir? Ne Zaman ve Nasıl Gerçekleşti?
Kerbelâ Olayı, İslam tarihinin en acı ve hüzün dolu hadiselerinden biridir. Hicrî 61 yılı, Miladî 10 Ekim 680 tarihinde, bugünkü Irak sınırları içinde yer alan Kerbelâ şehrinde meydana gelmiştir. Bu olayda, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sevgili torunu Hz. Hüseyin ve çoğunluğu Ehl-i Beyt’ten olan yetmişi aşkın Müslüman, Emevî Halifesi Yezîd bin Muaviye’nin ordusu tarafından kuşatılarak susuz bırakılmış, ardından şehit edilmiştir.
Olayın Arka Planı
Hz. Ali'nin vefatından sonra halifelik makamı Muaviye’ye geçmiş ve onun ölümünün ardından oğlu Yezîd halife ilan edilmiştir. Ancak İslam toplumunda, özellikle de Medine ve Kûfe’de, Yezîd’in halifeliğine karşı ciddi bir muhalefet oluşmuştur. Çünkü Yezîd’in yaşantısı, adaleti ve dini hassasiyetleri sorgulanmaktaydı.
Hz. Hüseyin (r.a), Ehl-i Beyt'in ileri geleni olarak, Yezîd’in halifeliğini meşru görmedi ve ona biat etmeyi reddetti. Bu durum, siyasi bir kriz doğurdu. Kûfe halkı, Hz. Hüseyin’e mektuplar göndererek onu desteklediklerini bildirdi ve liderlik etmesini istedi. Bunun üzerine Hz. Hüseyin, ailesi ve yakınlarıyla birlikte Kûfe’ye doğru yola çıktı.
Kerbelâ’da Kuşatma ve Şehadet
Hz. Hüseyin ve beraberindekiler, Kerbelâ ovasına vardıklarında Emevî ordusu tarafından kuşatıldılar. Günlerce suya erişimleri engellendi. Hz. Hüseyin, çocuklar ve kadınlarla birlikte susuzlukla imtihan edildi. Bu insanlık dışı muamele, Kerbelâ Olayı’nı sadece siyasi bir çatışma değil, vicdanlarda açılan derin bir yara hâline getirmiştir.
10 Muharrem Hicrî 61 (10 Ekim 680) günü, Hz. Hüseyin ve yanındaki müminler, Emevî ordusuna karşı direndiler. Ancak sayı ve silah bakımından üstün olan Emevî ordusu, Hz. Hüseyin’i ve 6 aylık oğlu Ali Asgar’dan yeğeni Kasım bin Hasan’a, kardeşi Abbas’a kadar çoğu Ehl-i Beyt mensubunu şehit etti. Hz. Hüseyin’in başı kesildi, kadın ve çocuklar esir alındı.
Kerbelâ'nın İslam Dünyasındaki Yeri
Kerbelâ Olayı, sadece bir savaş ya da isyan olarak değerlendirilmez. Bu olay, hak ile batılın, zulüm ile adaletin ayrıştığı bir kırılma noktasıdır. Hz. Hüseyin'in verdiği mücadele, İslam ümmeti için bir direniş ve teslimiyet sembolü olarak görülür. Bu yüzden her yıl 10 Muharrem Aşure Günü başta olmak üzere, Hz. Hüseyin ve Kerbelâ şehitleri İslam coğrafyasında rahmetle ve hürmetle anılır.
Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Hüseyin’e Sevgisi
Hz. Muhammed (s.a.s.), Hz. Hüseyin ve kardeşi Hasan için, “Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendileridir” ve “Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin’denim” buyurmuştur. Bu sevgi, Kerbelâ’daki zulmü daha da derin ve dayanılmaz kılmıştır.
HİCRETHABER // AHMET CEKİN