Türkiye, 21 Ocak 2025 sabahına Bolu Kartalkaya’dan gelen yürek yakan bir haberle uyanmıştı. Sömestr tatili için dolup taşan Grand Kartal Otel’de saat 03.17’de başlayan yangın, uzun saatler boyunca kontrol altına alınamamış ve geride derin bir acı bırakmıştı. Aralarında 34 çocuğun da bulunduğu 78 kişi, tatil için geldikleri otelde hayatını kaybetmişti. O kara gecenin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, yaşananların izi hâlâ tazeliğini koruyor.
Facianın 1. yılında Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’in önünde anma programı düzenlendi. Aileler, yakınlarını kaybedenler ve vatandaşlar, yangının çıktığı saat olan 03.17’de otelin önünde bir araya geldi. Sessizlik, gözyaşları ve dualar, Kartalkaya’nın soğuk gecesine eşlik etti.
KARANFİLLER, MUMLAR VE DİLEK BALONLARI
Anma programında, otelin önündeki alana hayatını kaybedenlerin fotoğrafları yerleştirildi. Fotoğrafların önüne karanfiller bırakıldı, mumlar yakıldı. Gökyüzüne dilek balonları salınırken, kaybedilen canların isimleri ve “melek figürleri” lazerle otelin ön cephesine yansıtıldı. Törende bazı ailelerin gözyaşlarını tutamadığı, birbirlerine sarılarak teselli olmaya çalıştıkları görüldü.
“ACILARIMIZ HİÇBİR ZAMAN EKSİLMEDİ”
Yangında oğlu Yiğit Gençbay’ı kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, anma töreninde gazetecilere yaptığı açıklamada, bir yıl önce yine böyle zifiri karanlık bir gecede 78 canı yitirdiklerini söyledi. Basit şekilde çıkabilecek ve kendi kendine söndürülebilecek bir yangının, hatalar, kusurlar ve kasıtlarla büyük bir faciaya dönüştüğünü vurgulayan Gençbay, bunun insan kaybı açısından dünyada altıncı büyük otel yangını olarak kayıtlara geçtiğini ifade etti.
Gençbay, “Bu, maalesef bu topluma yakışmayan bir fotoğraftı. Biz bir yıl önce bu fotoğrafla karşılaştık ve evlatlarımızı, canlarımızı kaybettik.” dedi.
“ZAMAN KÜLLENDİRMEDİ, DAHA DA ARTIRDI”
Aradan geçen bir yılın acıyı hafifletmediğini belirten Gençbay, acılarının aksine katlanarak büyüdüğünü dile getirdi. Bu süreçte tutundukları tek şeyin adalet olduğunu vurgulayan Gençbay, “Bu organize kötülüğe karışan kişilerin hak ettikleri cezaları almaları için adalete tutunmak istedik. Adaletten medet umduk. Çok şükür ki bunun karşılığını ilk etapta mahkeme aşamasında görmüş olduk.” diye konuştu.
Yaklaşık bir yıl süren yargılama sonunda Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin toplum vicdanında da karşılık bulan, emsal niteliğinde bir karara imza attığını söyleyen Gençbay, bu kararın cezasızlık algısının kırılması açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Gençbay, “Artık anneler, karşılaştıkları kötülükler karşısında ‘Kartalkaya adaletini’ ister duruma geldi. Adaletin sadece mahşerde değil, bu dünyada da tecelli edebileceğine olan inanç geri geldi.” ifadelerini kullandı.
“BİZ ÖLDÜK, DÜNYADA KALDIK”
Yangında yaşamını yitiren Yiğit Gençbay’ın teyzesi Sibel Özdemir ise acılarının kelimelerle anlatılamayacağını söyledi. Özdemir, “Biz öldük, dünyada kaldık. 365 gün boyunca düşünmediğimiz, dua etmediğimiz, anmadığımız tek bir an olmadı. Çok üzgünüz.” diyerek duygularını dile getirdi.
Yangından sağ kurtulduktan sonra insanları kurtarmak için tekrar otele giren ve orada hayatını kaybeden yeğeni Yiğit Gençbay’ın yanı sıra arkadaşı Alp Mercan’ı ve 34 çocuğu kaybeden ailelerden biri olduklarını anlatan Özdemir, tek isteklerinin adaletin yerini bulması olduğunu vurguladı.
“SADECE NEFES ALDIK AMA ADALETİN PEŞİNİ BIRAKMADIK”
Yangında annesi Gülçin’i, ağabeyi Şenol’u ve 11 yaşındaki yeğeni Mina Akişli’yi kaybeden Oktay Akişli de artık her şeyini kaybetmiş biri olduğunu söyledi. Bir yıl boyunca yalnızca nefes aldıklarını ifade eden Akişli, “Canlarımızın hakkının, adaletin peşini bırakmadık, bırakmayacağız.” dedi.
Dava sürecini yakından takip ettiklerini belirten Akişli, mezarları kendi elleriyle yaptığını ve nerede adalet arayışı varsa orada olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
ACILAR PAYLAŞILDI
Anma programına destek için İstanbul’dan gelen Can Kaya ise Tolstoy’un “Acı duyabiliyorsan canlısın, başkasının acısını duyabiliyorsan insansın.” sözünü hatırlatarak, başkalarının acısını paylaşmak için Kartalkaya’ya geldiğini ifade etti.
Kartalkaya faciasının 1. yılında, kaybedilen 78 can bir kez daha dualarla anılırken, ailelerin adalet arayışının ve yaşanan acının hâlâ ilk günkü tazeliğini koruduğu bir kez daha gözler önüne serildi.
































