Ortadoğu'da yükselen tansiyonun en büyük bedelini bir kez daha siviller ödüyor. İsrail ve İran arasında günlerdir süren karşılıklı saldırılar, artık yalnızca askeri hedefleri değil, kent merkezlerini, evleri ve masum insanları da hedef alıyor. Her iki ülkede de halk, karanlık gecelere patlama sesleriyle uyanıyor, bir sonraki bombanın nereye düşeceğini bilmemenin korkusunu yaşıyor.
Tahran’da Geceyi Aydınlatan Korku: Benzin Deposu Alev Aldı
İran’ın başkenti Tahran’ın kuzeyinde yer alan akaryakıt depoları ve Shahr Rey Petrol Rafinerisi, İsrail jetlerinin hedefi oldu. Gece yarısından sonra başlayan saldırılar sonucu patlayan benzin tankları, kilometrelerce uzaklıktaki evlerin duvarlarını sarsacak kadar büyük bir şok dalgası yarattı.
Bölge sakinlerinden Mostafa Schams, yaşadıkları korku dolu anları, “Yangın çok büyüktü, korkunçtu. Sadece ışığı değil, ısısı bile evimize ulaştı” diyerek anlattı. Olay sırasında yakınlarında bulunan bir kadının, patlama sesiyle annesinin bayıldığını söylediği aktarılırken, birçok kişi geceyi açık havada geçirmek zorunda kaldı.
“Ne Sığınak Var Ne Bilgi”
Saldırının yaşandığı mahallede yaşayan Şirin adlı kadın ise yalnızca İsrail’e değil, kendi hükümetine de tepkili. “Sivillerin barınabileceği bir yer bile yok. Ne yapılması gerektiğine dair bir rehberlik de yok. Biz çapraz ateşteyiz” diyen Şirin, İran yönetiminin halkı savunmasız bıraktığını söylüyor. Çocukların, yaşlıların ve hasta yakınlarının hiçbir hazırlık yapılmadan ateş hattında tutulduğunu dile getirdi.
İsrail’de de Şok Dalgası: Sivil Apartman Yıkıldı
İran’ın misillemesi ise İsrail’in güney sahilinde bulunan Bat Yam kasabasına yöneldi. İran füzelerinden biri, içinde yüzlerce sivilin yaşadığı apartmana isabet etti. Sirenleri duyamayan onlarca insan uykuda yakalandı. Yaralılardan biri, “Gözlerimi molozların arasında açtım” diyerek yaşadığı şoku aktardı.
Evini kaybeden İsrailli Shahar Ben Zion, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Bu bir mucize. Hayattayız ama komşularımız yok. Sadece birkaç saniye daha geç kalsaydık hepimiz ölmüştük.”
Kentler Boşaldı, Korku Kaldı
İki ülkede de sokaklar sessiz, caddeler bomboş. Herkes bir sonraki saldırının nerede olacağını, kimin öleceğini bilmemenin belirsizliğiyle yaşıyor. Savaş artık yalnızca generallerin, politikacıların ya da askerî üslerin değil; çocukların, annelerin, yaşlıların evlerinin savaşı hâline geldi.

































