İsrail’in Katar’ın başkenti Doha’da Hamas liderlerine yönelik saldırısı, Gazze’deki savaşın ve rehinelerle ilgili müzakerelerin geleceğini belirsizliğe sürükledi. Salı günü gerçekleşen operasyon, ABD’nin ateşkes taslağını görüşmek üzere toplanan Hamas heyetini hedef aldı. Hamas, üst düzey liderlerin hayatta olduğunu açıklarken, iki alt rütbeli üye ve üç korumanın yaşamını yitirdiğini duyurdu. Katarlı yetkililer ise iç güvenlik güçlerinden bir kişinin öldüğünü, bazılarının yaralandığını bildirdi.
Saldırı, Doha’da bulunan Hamas liderlerinin ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin yeni ateşkes önerisini değerlendirdiği sırada gerçekleşti. Beyaz Saray, İsrail’in operasyon öncesinde ABD’yi bilgilendirdiğini ve Washington’un da Katarlı yetkilileri uyardığını açıkladı. Ancak Katarlı yetkililer bu iddiayı yalanladı.
ABD Başkanı Donald Trump, saldırının sorumluluğunu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yükleyerek, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada “Bu karar Netanyahu tarafından alınmış bir karardı, benim tarafımdan değil” dedi. Trump, saldırıyı “talihsiz bir olay” olarak nitelendirirken, Katar’a yönelik bombardımanın İsrail’in veya ABD’nin hedeflerine hizmet etmeyeceğini belirtti.
Hamas liderleri, 7 Ekim 2023’te başlayan İsrail saldırılarının ardından büyük ölçüde Gazze dışına çıkmıştı. Doha, Hamas’ın diplomatik ve müzakere merkezi konumunda bulunuyor. İsrail’in Katar’a doğrudan müdahalesi bugüne kadar gerçekleşmemişti; ülkenin ABD ile yakın ilişkileri ve arabuluculuk rolü, bu durumu etkiliyordu.
Saldırı, ateşkes görüşmelerini ciddi şekilde sekteye uğrattı. Netanyahu, tüm rehineler serbest bırakılana ve Hamas silahsızlandırılana kadar savaşın devam edeceğini duyurdu. İsrail’de düzenlenen protestolarda halk, Netanyahu’yu savaşın uzatılmasıyla suçlayarak rehinelerin iadesi için ateşkes talep etti.
Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman El Sani, İsrail Başbakanı Netanyahu’yu “barbarlıkla” suçladı ve saldırının yürütülen ateşkes görüşmelerini geçersiz kıldığını ifade etti. Doha, ABD askerlerine ev sahipliği yapmasının yanı sıra Hamas, Taliban ve diğer silahlı gruplarla arabuluculuk faaliyetlerini yürütüyor.
Saldırıya uluslararası tepkiler gecikmedi. Mısır, Türkiye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman, Bahreyn, Filistin, Yemen ve Dünya Müslüman Alimler Birliği, saldırıyı kınadı. Ayrıca Kolombiya, Şili ve Küba da İsrail’in Doha’daki Hamas müzakere heyetine yönelik saldırısını protesto etti.
Gazze’deki durum ise kritik bir noktada devam ediyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre İsrail saldırılarında 64 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, ölenlerin yarısı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Kentler ve mahalleler bombardımanlarla yok edilirken, yaklaşık 2 milyonluk nüfusun yüzde 90’ı defalarca yerinden edildi ve ciddi bir kıtlık tehdidiyle karşı karşıya. Hamas yönetimi büyük ölçüde dağılsa da, İsrail güçlerine gerilla tarzı saldırılar düzenlemeyi sürdürüyor. Pazartesi günü bir tanka atılan bomba sonucu dört İsrail askeri yaşamını yitirdi.
Doha’daki saldırı, bölgedeki ateşkes çabalarını ciddi şekilde zayıflatırken, uluslararası diplomasinin hassas dengelerini de sarstı. Hem İsrail’in agresif hamleleri hem de ABD’nin sorumluluktan kaçan tavrı, Ortadoğu’daki barış umutlarını gölgelemeye devam ediyor.

































