İsrail, Ocak 2025’te faaliyetlerini yasakladığı Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan ana merkezine yönelik en sert adımlarından birini attı. İsrail Arazi İdaresi, polis eşliğinde UNRWA yerleşkesine girerek tahliye işlemleri başlattı ve merkezdeki bazı yapıları yıktı.
Yıkım ve tahliye çalışmalarına, aşırı sağcı görüşleriyle bilinen İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de bizzat destek verdi. Ben-Gvir, bölgeye gelerek yaptığı açıklamada, bugünü İsrail için “tarihi bir gün” olarak niteledi ve UNRWA’nın inşa ettiği her şeyle birlikte Kudüs’ten çıkarıldığını iddia etti.
İsrail’e bağlı Kudüs Belediyesi Başkan Yardımcısı Arieh King ise yıkımın, Ekim 2024’te İsrail Meclisi’nde kabul edilen ve UNRWA’nın İsrail ile işgal altındaki Doğu Kudüs’teki faaliyetlerini yasaklayan kararın bir uygulaması olduğunu savundu. King, Birleşmiş Milletler’den gelen eleştirileri dikkate almadıklarını belirterek, BM’nin İsrail’e karşı taraflı davrandığını öne sürdü.
İsrail Arazi İdaresi’nden yapılan açıklamada, UNRWA kompleksine el konulduğu belirtilerek, planlama sürecinin ardından arazinin “kamu hizmetinde” değerlendirileceği iddia edildi. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise söz konusu arazinin İsrail’e ait olduğunu savunarak, UNRWA’yı Hamas ile ilişkilendiren suçlamaları yineledi.
Tel Aviv yönetimi, Ekim 2024’te bazı UNRWA çalışanlarının 7 Ekim 2023 olaylarına karıştığı iddiasıyla Ajansın faaliyetlerini yasaklayan düzenlemeyi kesinleştirmişti. Bu karar 30 Ocak 2025’te yürürlüğe girmiş, BM çalışanları Doğu Kudüs’ü terk etmek zorunda kalmıştı. UNRWA’nın faaliyetlerinin sona ermesi, Filistin topraklarında yaklaşık 2,5 milyon mültecinin eğitim, sağlık ve insani yardıma erişimini ciddi biçimde etkilemişti.
FKÖ: AĞIR VE TEHLİKELİ BİR İHLAL
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), İsrail’in UNRWA tesislerini yıkmasını sert bir dille kınadı. FKÖ’ye bağlı İnsan Hakları ve Sivil Toplum Dairesi, yaptığı yazılı açıklamada, BM bayrağının indirilip yerine İsrail bayrağının asılmasını “kasıtlı ve saldırgan bir davranış” olarak tanımladı.
Açıklamada, bu adımın 1946 tarihli Birleşmiş Milletlerin Ayrıcalık ve Muafiyetlerine Dair Sözleşme, BM Şartı ve uluslararası kamu hukuku kurallarının açık bir ihlali olduğu vurgulandı. FKÖ, İsrail’in işgalci güç sıfatıyla taşıdığı yükümlülükleri hiçe saydığını ve uluslararası sisteme meydan okuyan tehlikeli bir yaklaşım sergilediğini ifade etti.
HAMAS: BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR KİBİR
Hamas da yaptığı yazılı açıklamada, Şeyh Cerrah Mahallesi’nde bulunan UNRWA ana yerleşkesindeki tesislerin yıkılmasını “benzeri görülmemiş bir kibirlilik ve uluslararası topluma yönelik açık bir saygısızlık” olarak niteledi. Açıklamada, yıkımın Itamar Ben-Gvir’in gözetiminde gerçekleştirilmesinin, İsrail yönetiminin aşırılık yanlısı çizgisini açıkça ortaya koyduğu vurgulandı.
Hamas, uluslararası toplumu bu “pervasız ve suç teşkil eden davranışı” net bir şekilde kınamaya çağırarak, İsrail’in UNRWA’yı ve tesislerini hedef almaktan derhal vazgeçmeye zorlanması gerektiğini ifade etti. Ajansın, Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkı da dahil olmak üzere temel haklarının uluslararası tanığı olduğu hatırlatıldı.
UNRWA: ULUSLARARASI HUKUKTA YENİ BİR İHLAL SEVİYESİ
UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in eylemini “BM’ye bağlı bir kuruluşa karşı eşi benzeri görülmemiş bir saldırı” olarak tanımladı. Lazzarini, İsrail’in Doğu Kudüs’teki UNRWA Genel Merkezi’ne el koymasının, BM’nin ayrıcalık ve dokunulmazlıklarını kasıtlı şekilde ihlal ettiğini vurguladı.
İsrail’in, UNRWA’ya yönelik adımlarla Filistinli mülteci kimliğini silmeyi hedeflediğini belirten Lazzarini, daha önce sağlık merkezlerine yapılan baskınları ve kapatma talimatlarını hatırlattı. Önümüzdeki günlerde UNRWA’ya bağlı tüm sağlık ve eğitim tesislerine su ve elektrik tedarikinin kesileceğini açıkladı.
Lazzarini ayrıca, Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’in UNRWA’nın faaliyetlerini engellemek yerine kolaylaştırmakla yükümlü olduğunu vurgulayan kararına dikkat çekerek, İsrail’in Doğu Kudüs üzerinde yargı yetkisi bulunmadığını hatırlattı. “Hiçbir istisna olamaz.” diyen Lazzarini, BM üyesi devletleri İsrail’in uluslararası hukuk ihlallerine karşı harekete geçmeye çağırdı.
İsrail’in UNRWA merkezini yıkması, sadece Filistinli mültecilerin geleceğini değil, aynı zamanda BM kurumlarının dokunulmazlığını da tartışmaya açarken, bölgede gerilimin daha da tırmanacağına dair endişeleri artırdı.































