İsrail ordusu, 1 milyona yakın Filistinlinin sığındığı Gazze kentinde sözde “insani arayı” sonlandırdığını duyurdu. Yapılan açıklamada, Gazze kenti “tehlikeli savaş bölgesi” olarak ilan edildi. Bu karar, İsrail’in uzun süredir planladığı işgal sürecinin ilk aşaması olarak değerlendiriliyor.
İsrail ordusunun yazılı açıklamasında, özellikle Gazze’nin doğusunda saldırıların yoğunlaştırıldığı ve bölgede yaşayan sivillerin zorla güneye sürülmesinin hedeflendiği ifade edildi. Tel Aviv yönetiminin planına göre, öncelikle kent kuşatılacak, ardından yoğun saldırılarla işgal edilecek.
İSRAİL’İN İŞGAL PLANI
İsrail Güvenlik Kabinesi, 8 Ağustos’ta Gazze kentinin işgal edilmesine yönelik planı onaylamıştı. Başbakan Binyamin Netanyahu da işgal planının yalnızca Gazze’nin kuzeyiyle sınırlı kalmayacağını, Gazze Şeridi’nin tamamını kapsayacağını belirtmişti.
İsrail basınında yer alan haberlerde, ordunun Gazze’nin geri kalan bölgelerini işgal etme emri aldığı ancak bu adımın eylül ayından önce hayata geçirilmesinin beklenmediği aktarılmıştı.
Plana göre, ilk aşamada yaklaşık 1 milyon Filistinli güneye kaydırılacak, kent kuşatılacak ve yoğun saldırılar sonrası tamamen işgal edilecek. İkinci aşamada ise büyük ölçüde harabeye dönmüş olan Gazze’nin merkezindeki mülteci kampları hedef alınacak.
FİLİSTİN’İN TARİHİ VE GAZZE GERÇEĞİ
Filistin toprakları, yüzyıllardır hem dini hem de stratejik önemi nedeniyle büyük mücadelelere sahne oldu. 20. yüzyılın başında Osmanlı Devleti’nin yıkılmasının ardından bölge İngiliz mandasına geçti. 1948’de İsrail’in kuruluşu ilan edilince, yüzbinlerce Filistinli evlerinden zorla çıkarıldı. Bu olay, Filistin tarihinde “Nekbe” (Büyük Felaket) olarak anıldı.
1967’deki Altı Gün Savaşı sonrasında İsrail, Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze’yi işgal etti. Gazze Şeridi, 2005 yılına kadar İsrail’in doğrudan işgali altında kaldı. Bu süreçte binlerce Filistinli topraklarından edildi, yüzlerce yerleşim yeri harabeye çevrildi.
Bugün 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi, 2007’den itibaren ağır bir abluka altında bulunuyor. Elektrik, gıda, ilaç ve temel yaşam ihtiyaçlarına erişim ciddi şekilde kısıtlanıyor. Uluslararası insan hakları kuruluşları, bu ablukayı toplu cezalandırma olarak nitelendiriyor.
“TEHLİKELİ SAVAŞ BÖLGESİ” İLANI NE ANLAMA GELİYOR?
İsrail ordusunun Gazze’yi “tehlikeli savaş bölgesi” ilan etmesi, önümüzdeki günlerde saldırıların daha da artacağının işareti olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki yaklaşık 1 milyon sivilin zorla yerinden edilmesi planı, yeni bir insani felaketi de beraberinde getirecek.
Uluslararası kamuoyu, özellikle çocukların ve kadınların ağır saldırılar altında hayatta kalma mücadelesi verdiği Gazze için kaygılarını dile getiriyor. Ancak şu ana kadar İsrail’in işgal ve saldırı politikalarına karşı etkili bir yaptırım uygulanmış değil.
TARİH TEKERRÜR MÜ EDİYOR?
Filistin halkı, 1948’deki Nekbe’den, 1967’deki işgalden ve 18 yıldır süren abluka şartlarından sonra şimdi de yeni bir büyük felaketle karşı karşıya. İsrail’in Gazze kentini işgal etme planı, Filistin tarihinin bir kez daha zorla yerinden edilme ve toplu göçlerle anılmasına yol açabilir.
Gazze’de yaşanan son gelişmeler, yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de büyük bir vicdan sınavı olarak tarihe geçiyor.































