ABD’nin 22 Haziran’da İran’ın Fordow, Natanz ve İsfahan’daki nükleer tesislerine düzenlediği B-2 Spirit bombardımanlı saldırılarının ardından kamuoyuna yapılan açıklamalarla sahadaki gerçekler arasında büyük farklar ortaya çıktı. ABD Başkanı Donald Trump, operasyonun “tarihi bir başarı” olduğunu ve İran’ın nükleer programının “tamamen durdurulduğunu” iddia etmişti. Ancak ABD ve İsrail istihbarat raporları bu beyanları desteklemiyor.
Hicrethaber Ortadoğu Temsilcisi’nin ulaştığı bilgi ve raporlara göre, saldırıların İran’ın uranyum zenginleştirme sürecine geçici bir darbe vurduğu, fakat kritik altyapının büyük kısmının korunduğu belirtiliyor. İsrail istihbarat kaynakları, “İran’ın nükleer programı birkaç yıl geriye gitti ama tamamen yok edilmedi” değerlendirmesinde bulundu.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise bu değerlendirmelere itiraz ederek, “Bu sözde analizler yanlıştır. Operasyon başarıyla tamamlanmıştır” dedi. Buna karşın, sahadan gelen veriler ve uzman görüşleri, tesislerin halen çalışabilir durumda olduğunu gösteriyor.
İsrail kaynakları ise daha temkinli bir tablo çiziyor. Üst düzey bir İsrailli yetkili, “Bu saldırılar diplomatik müzakerelerle sağlanamayacak avantajlar getirdi. Ancak İran'ın nükleer kabiliyeti tamamen sıfırlanmadı. Sadece zaman kazandık” dedi.
Hicrethaber Ortadoğu Temsilcisi ayrıca, İran’ın saldırılar sonrası uranyum zenginleştirmeyi kısa sürede yeniden başlatma kapasitesine sahip olduğuna dikkat çekti. İranlı yetkililer ise henüz resmi bir ateşkes anlaşmasını doğrulamış değil. Diplomatik süreç devam ederken, ABD-İran geriliminin bölgesel dengeleri nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor.






























