İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade, ülke genelinde rejim karşıtı olaylara dönüşen protestolarla ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu. İran devlet televizyonuna konuşan Nasırzade, ABD ve İsrail’in de aralarında bulunduğu bazı yabancı istihbarat servislerini, İran’da kargaşa çıkarmak ve ülkeyi istikrarsızlaştırmak amacıyla organize provokasyonlar yürütmekle suçladı.
Basın toplantısında son haftalarda yaşanan gösterileri değerlendiren Nasırzade, İran’ın elinde bu faaliyetlere ilişkin “net ve doğrulanmış istihbarat bilgileri” bulunduğunu ileri sürdü. Savunma Bakanı’na göre, yabancı aktörler İran’da ayrılıkçı gruplar ve terör unsurları üzerinden çok katmanlı bir plan yürütüyor.
“Diyalog Merkezi Kuruldu, Bölünme Planları Yapıldı”
Nasırzade, ABD, “Siyonist rejim” olarak nitelediği İsrail ve bazı müttefik ülkelerin, İran’ın geleceğini şekillendirmek amacıyla bir diyalog merkezi oluşturduğunu öne sürdü. Bu merkezde, ayrılıkçı gruplar ve terör örgütleriyle koordinasyon sağlandığını iddia eden Nasırzade, şu ifadeleri kullandı:“Elimizdeki bilgilere göre her bölünmüş bölgenin kendi anayasasını yazmasını dahi planladılar. Silah kaçakçılığı, mali destek ve lojistik yardımlar bu merkez üzerinden yönlendirildi.”
İranlı yetkili, söz konusu faaliyetlerin yalnızca sokak olaylarıyla sınırlı kalmadığını, uzun vadeli bir bölünme ve istikrarsızlaştırma stratejisinin parçası olduğunu savundu.
Provokasyonlara Özel Bütçe İddiası
Savunma Bakanı Nasırzade’nin açıklamalarında en çarpıcı bölüm ise provokasyonlara ayrıldığı iddia edilen özel bütçeler oldu. İran’da kargaşa çıkarmak amacıyla bölge ülkelerinden birinde ortak toplantılar yapıldığına dair istihbarat aldıklarını söyleyen Nasırzade, bu toplantılarda ABD ve bazı Batılı istihbarat servislerinin bütçe artırımı için özel planlar sunduğunu dile getirdi.
Nasırzade’ye göre, bu toplantılarda “eylem tarifeleri” dahi belirlendi. Bakan, İran’daki yıkım ve şiddet eylemleri için biçilen bedelleri şu şekilde sıraladı:
Bir kişiyi öldürmek: 500 milyon tümen (yaklaşık 3 bin 500 dolar)
Araç yakmak: 200 milyon tümen (yaklaşık 1.400 dolar)
Polis karakolu kundaklamak: 80 milyon tümen (yaklaşık 550 dolar)
Taciz veya rahatsız edici eylemler: 15 milyon tümen (yaklaşık 100 dolar)
Bu iddialar, İran kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, yetkililer protestoların arkasında “organize ve finansmanlı bir yapı” olduğunu savunuyor.
“Uyuşturucu Verildi, Ölümler Yaşandı”
Nasırzade, gösteriler sırasında gözaltına alınan bir kişinin, bahsi geçen eylemler için toplam 900 milyon tümen (yaklaşık 6 bin 200 dolar) aldığının tespit edildiğini açıkladı. Ayrıca bazı provokatörlerin, göstericilere uyuşturucu maddeler verdiğini ve bu durumun da ölümlere yol açtığını öne sürdü.
Savunma Bakanı, bu iddiaların soruşturma dosyalarında yer aldığını belirterek, güvenlik güçlerinin söz konusu ağları deşifre etmek için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
İran’daki Protestolar Nasıl Başladı?
İran’da protestolar, 28 Aralık 2025 tarihinde yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesiyle başladı. Tahran Büyük Çarşı’da esnafın öncülüğünde başlayan gösteriler kısa sürede ülke geneline yayıldı.
Başkent Tahran’da 8 Ocak tarihinde protestoların şiddetlenmesi üzerine güvenlik güçleri müdahalede bulunurken, olayların ardından İran yönetimi internet erişimini kısıtladı. Yetkililer, bu adımın “güvenlik ve kamu düzeninin korunması” amacıyla atıldığını savundu.
Can Kaybına İlişkin Çelişkili Rakamlar
İranlı resmi makamlar, protestolarda hayatını kaybeden veya yaralananların sayısına ilişkin şu ana kadar net bir açıklama yapmadı. Ancak ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), gösteriler sırasında yaşanan olaylarda 2 bin 615 kişinin hayatını kaybettiğini, 18 bin 470 kişinin ise gözaltına alındığını iddia etti.
Bu rakamlar, İran yönetimi tarafından doğrulanmazken, Tahran yönetimi Batılı kaynakların açıkladığı verilerin “abartılı ve siyasi amaçlı” olduğunu savunuyor.
Gerilim Sürüyor
İran Savunma Bakanı’nın açıklamaları, ülkedeki protestoların yalnızca ekonomik gerekçelerle değil, aynı zamanda uluslararası bir güç mücadelesinin parçası olduğu yönündeki resmi söylemi güçlendirdi. Tahran yönetimi, iç güvenlik önlemlerini artırırken, bölgesel ve küresel aktörlerle yaşanan gerilimin önümüzdeki günlerde de gündemde kalması bekleniyor.



























