İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Abdurrahim Musevi, ABD ve İsrail’i hedef alarak, bu iki ülkenin terör örgütü DEAŞ mensuplarını İran’a yönlendirdiğini ve halk ile güvenlik güçlerine yönelik saldırılar düzenlettiğini öne sürdü. Musevi, söz konusu girişimlerin İran’ı istikrarsızlaştırmayı amaçladığını belirtti.
İran’ın yarı resmi haber ajansı Tesnim’in aktardığına göre Musevi, yaptığı açıklamada ABD ve İsrail’in son dönemde yaşanan gelişmeler karşısında sahada kaybettikleri etkiyi telafi etmeye çalıştığını savundu. Musevi, “ABD ve İsrail, 12 günlük savaşta aldıkları mağlubiyeti telafi etmek için İran’a DEAŞ militanları gönderdi. Bu paralı unsurlar, İran halkını ve emniyet güçlerini hedef alarak saldırılar düzenledi, güvenlik görevlilerimizi şehit etti” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında güvenlik güçlerinin tutumuna da değinen Musevi, olayların büyümesinde bazı unsurların yanlış yönlendirilmesinin etkili olduğunu ileri sürdü. “Eğer terörist grupların arasında masum ama cahil insanlar bulunmasaydı, emniyet güçleri bu şiddet eylemlerinin bu denli yayılmasına kesinlikle izin vermezdi” diyen Musevi, İran güvenliğinin kırmızı çizgilerinin net olduğunu vurguladı.
Musevi, İran’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik her türlü tehdide karşı kararlı bir duruş sergileneceğini belirterek şu mesajı verdi: “İran, toprak bütünlüğünün ve ulusal egemenliğinin ihlal edilmesine asla müsaade etmeyecektir. Düşman şunu iyi bilmelidir ki İran emniyeti, hiçbir teröristin sokaklarda ve meydanlarda cirit atmasına izin vermeyecektir.”
İran’daki Protestolar Genişlemişti
Öte yandan ülkede devam eden protestolar, güvenlik ve istikrar tartışmalarını daha da alevlendirmiş durumda. İran’da 28 Aralık 2025’te, yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve artan ekonomik sıkıntılar nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da esnafın öncülüğünde başlayan protestolar, kısa sürede birçok kente yayılmıştı.
Gösterilere ilişkin resmi makamlar can kaybı ve yaralı sayısına dair net bir açıklama yapmazken, İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 13 Ocak’ta yayımladığı raporda çarpıcı iddialara yer verdi. Rapora göre, gösterilerin 16’ncı gününde 133’ü emniyet görevlisi ve biri savcı olmak üzere toplam 664 kişi hayatını kaybetti. Ölenler arasında 9’u 18 yaşın altında çocukların bulunduğu belirtilirken, 10 bin 721 kişinin de gözaltına alındığı ileri sürüldü.
Protestolarda şiddet olaylarının artması ve polis müdahalelerinin yoğunlaşması üzerine İran genelinde 9 Ocak itibarıyla internet erişiminin kesildiği bildirilmişti. Yaşanan gelişmeler, ülkedeki iç gerilimin yanı sıra İran ile ABD ve İsrail arasındaki sert söylemlerin daha da tırmanmasına neden oldu.

































