İRAN DEVLET TELEVİZYONU DUYURDU
İran Devlet Televizyonu, ABD ve İsrail’in koordineli saldırılarında İran’ın en üst siyasi ve dini otoritesi olan Ali Hamaney’in yaşamını yitirdiğini açıkladı. Yayın sırasında Kur’an-ı Kerim tilaveti eşliğinde yapılan anonsla birlikte ülke genelinde 40 günlük ulusal yas ilan edildiği bildirildi.
Bakanlar Kurulu da Hamaney’in vefatı sonrası 7 gün genel tatil kararı alındığını duyurdu. Açıklamada saldırıların doğrudan hedef aldığı isimler arasında Hamaney’in de bulunduğu ifade edildi.
TRUMP: “HEDEF VURULDU”
ABD Başkanı Donald Trump, saldırı sonrasında yaptığı açıklamada operasyonun hedeflerinden birinin Hamaney olduğunu belirterek, Tahran’daki konutunun vurulduğunu ve İran liderinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
Saldırılar, Orta Doğu’da gerilimi en üst seviyeye taşırken, İran Devrim Muhafızları cephesinden de sert açıklamalar geldi.
37 YILLIK MUTLAK OTORİTE
1939 yılında Meşhed’de doğan Seyyid Ali Hüseyni Hamaney, 1989 yılından bu yana İran’ın en yüksek makamı olan Dini Liderlik (Veli-yi Fakih) görevini yürütüyordu.
İran İslam Devrimi’nin lideri Ruhullah Humeyni’nin en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan Hamaney, devrim sonrasında Savunma Bakanlığı görevinde bulundu, ardından iki dönem cumhurbaşkanlığı yaptı.
Humeyni’nin 1989’daki vefatının ardından Uzmanlar Meclisi tarafından İran’ın ikinci Dini Lideri seçildi. Bu tarihten itibaren ordu, yargı, devlet medyası ve stratejik kurumlar üzerinde nihai söz sahibi oldu.
AİLESİ DE SALDIRIDA HAYATINI KAYBETTİ
Resmi kaynaklara göre saldırılarda Hamaney’in kızı, damadı, torunu ve gelini de yaşamını yitirdi. İran Devrim Muhafızları’ndan yapılan açıklamada, saldırıya karşılık verileceği mesajı dikkat çekti.
ŞAH’A KARŞI MÜCADELEDEN ZİRVEYE
1960’lı yıllardan itibaren Pehlevi monarşisine karşı yürütülen muhalefetin aktif isimlerinden biri olan Hamaney, 1963-1977 yılları arasında defalarca tutuklandı ve sürgüne gönderildi.1979 İslam Devrimi’nin başarıya ulaşmasının ardından yeni rejimin inşasında kilit rol oynadı. 1981 yılında uğradığı bombalı suikast girişiminde ağır yaralandı ve sağ kolu felç kaldı. Bu olay sonrası İran kamuoyunda “yaşayan şehit” olarak anılmaya başlandı.
DIŞ POLİTİKADA SERT ÇİZGİ
Hamaney’in siyasi çizgisi, ABD ve İsrail karşıtlığı üzerine kuruluydu. “Büyük Şeytan” olarak nitelediği ABD ile normalleşmeye mesafeli duran Hamaney, Rusya ve Çin ile stratejik ilişkileri güçlendirdi.
İsrail’e karşı bölgesel direniş gruplarını destekleyen politikaları, İran’ın Orta Doğu’daki nüfuzunu genişletti. Nükleer program ve bölgesel askeri stratejiler konusunda son sözü söyleyen isim olarak tanındı.
SUİKAST SUÇLAMALARI VE KÜRESEL ETKİ
Adı uluslararası krizlerle de anılan Hamaney, Almanya’daki Mykonos restoranı davasında gündeme gelmişti.
Amerikan ekonomi dergisi Forbes tarafından defalarca dünyanın en güçlü isimleri arasında gösterildi. Aynı zamanda dini ve siyasi içerikli eserler kaleme aldı.
BİR DEVRİN SONU
86 yaşında hayatını kaybettiği açıklanan Ali Hamaney’in ölümü, yalnızca İran için değil, tüm Orta Doğu dengeleri açısından tarihi bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.
37 yıl boyunca İran siyasetinin merkezinde yer alan Hamaney’in ardından ülkenin nasıl bir sürece gireceği ve yeni Dini Lider’in kim olacağı soruları bölgesel ve küresel gündemin ilk sırasına yerleşmiş durumda.
Ayetullah Ali Hamaney kimdir?
Tam adı Seyyid Ali Hüseyni Hamaney olan İran’ın Dini Lideri, 19 Nisan 1939’da Meşhed’de doğdu. 1989 yılında, İran İslam Devrimi’nin kurucu lideri Ruhullah Humeyni’nin vefatının ardından Uzmanlar Meclisi tarafından ülkenin ikinci Dini Lideri (Rehber-i İnkılab) seçildi.
Bu tarihten itibaren İran’da devletin en üst makamı olarak görev yapan Hamaney; ordu, yargı ve devlet medyası üzerinde nihai otoriteye sahipti. İran’ın iç ve dış politikasındaki temel karar verici olarak, ülkenin nükleer programı ve bölgesel stratejilerinde belirleyici rol oynadı.
Şah’a Karşı Direnişten Devrime
Hamaney, 1960’lı yıllardan itibaren İran’daki Pehlevi monarşisine karşı yürütülen muhalefetin aktif isimlerinden biri oldu. 1963–1977 yılları arasında defalarca tutuklandı ve sürgüne gönderildi.1979’daki İslam Devrimi sonrasında Humeyni’nin en yakın çalışma arkadaşları arasında yer aldı ve Devrim Konseyi üyeliğine getirildi. Devrim sonrası dönemde Savunma Bakanlığı görevini üstlendi, ardından iki dönem Cumhurbaşkanlığı yaptı (1981–1989).
































