İbn Haldun Üniversitesi'nden Elazığ'da Depremzedelere Psikososyal Destek

İbn Haldun Üniversitesi, geçtiğimiz haftalarda meydana gelen depremle sarsılan Elazığ deprem bölgesinde yaraların sarılmasına yönelik çalışmalara destek vermek üzere Elazığ’da. İbn Haldun Üniversitesi Psikoterapi Uygulama ve Araştırma Merkezi (İPAM); 22 kişilik bir ekiple psiko-sosyal destek ve psikolojik ilk yardım hizmeti vermek üzere 1 Şubat’tan beri Elazığ’da çalışmalarını sürdürüyor.

İbn Haldun Üniversitesi'nden Elazığ'da Depremzedelere Psikososyal Destek

İbn Haldun Üniversitesi, geçtiğimiz haftalarda meydana gelen depremle sarsılan Elazığ deprem bölgesinde yaraların sarılmasına yönelik çalışmalara destek vermek üzere Elazığ’da. İbn Haldun Üniversitesi Psikoterapi Uygulama ve Araştırma Merkezi (İPAM); 22 kişilik bir ekiple psiko-sosyal destek ve psikolojik ilk yardım hizmeti vermek üzere 1 Şubat’tan beri Elazığ’da çalışmalarını sürdürüyor.

İbn Haldun Üniversitesi'nden Elazığ'da Depremzedelere Psikososyal Destek
07 Şubat 2020 - 09:04

İbn Haldun Üniversitesi Psikoterapi Uygulama ve Araştırma Merkezi (İPAM), alanında uzman akademisyenleri gözetiminde, 1 doktora öğrencisi, 2 Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı mezunu ve 16 Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Tez Dönemi öğrencisinden oluşan ekibin, deprem bölgesinde Türk Kızılay ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Psikososyal Destek Birimi koordinesinde bölgedeki depremzedelere psikososyal destek hizmeti sunuyor.

 

İPAM, Psikolojik Destek Faaliyetlerini Psikososyal Destek Çadırlarında, Taziye Evlerinde, Okullarda, Camilerde ve Evlerde Sürdürüyor

 

24 Ocak Cuma akşam saatlerinde meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki vatandaşlarımızın ruh sağlığında da ciddi hasarlar bıraktı. Bu hasarların telafisinde ve açılan yaraların sarılmasında, verilen psiko-sosyal desteklerin ciddi bir yararı gözleniyor. Bu bilinçle çalışmalarına devam eden İPAM ekibi, sahada çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Psikolojik destek faaliyetleri Elazığ’ın birçok mahallesinde psikososyal destek çadırlarında, taziye evlerinde, okullarda, camilerde gerçekleştiriliyor. Bu çalışmalar arasında depremden olumsuz etkilenen çocuklara yönelik psiko-sosyal destek ve aile ziyaretleri de önemli bir yer tutuyor.

 

Prof. Dr. Medaim Yanık ile Doç. Dr. Vahdet Görmez de Sahada

 

İPAM mensuplarından İbn Haldun Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Medaim Yanık ile Çocuk Psikiyatristi Doç. Dr. Vahdet Görmez de, sahadaki İPAM mensuplarına destek vermek ve yürütülen psiko-destek çalışmalarına katılmak üzere deprem bölgesinde bulunuyor. Bu kapsamda Prof. Yanık ve Doç. Görmez, sahadaki Kızılay ekibine de eğitim verdi. Prof. Medaim Yanık, ayrıca Elazığ Aile Çalışma Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde tüm saha psikososyal hizmet ekibine de eğitim verdi.

 

Psikolojik destek faaliyetlerinin nerelerde yürütüldüğü; vatandaşların ruh sağlığı hakkındaki uzman değerlendirmeleri, gözlemleri; çocuklarda, ergenlerde ve yetişkinlerde ne tür olumsuz duyguların ön plana çıktığı ve alt etmek için nasıl ve hangi metotlarla psikolojik destek verildiği gibi konularda İPAM ekibi şu bilgileri paylaştı;

 

Elif Bestenigar Mert (Uzman Klinik Psikolog): “Her mahallede farklılık göstermekle beraber, belirli bölgelerde ve farklı sayılarda çadırlar var. Yıkım kararı çıkan çokça bina bulunuyor ve neredeyse hepsi genellikle 30 ve üzeri senedir kullanılan binalar. Çocuklarla grup görüşmeleri yaparak, çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Aile ziyaretlerimizde depremin psikolojik etkileri ile ilgili tüm aile bireylerine psikoeğitimler yapıyoruz. Kişilerde her an deprem olacağına dair kaygı ve beklentiler var. Psikolojik olarak bu konuda alarm halinde olduklarını söyleyebiliriz. Korku seviyesi bireylerde (yetişkin- çocuk fark etmeden) genel olarak yüksek. Gelecek hakkında düşüncelerini aldığımızda daha çok olumsuz bildirimlerle karşılaşıyoruz, geleceğe dair umutsuzluk gözlemleniyor. Görüştüğümüz kişilere deprem nedir ve neden olur, deprem öncesinde, esnasında ve sonrasında neler yapabiliriz, deprem sonrasında psikolojik olarak yaşayabileceklerimiz gibi konularda bilgilendirme yapıyoruz. Yaşadıkları duygu durumu ve davranışlar için normalizasyon uyguluyoruz.”

 

Hanife Merve Çatan (Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Tez Dönemi Öğrencisi): “Psikolojik destek faaliyetleri Elazığ’ın birçok mahallesinde Kızılay ve Aile Bakanlığı işbirliğinde devam ediyor. Mahallerin fiziki koşullarına göre kurulan Psikososyal Destek Çadırlarında ya da taziye evlerinde hizmet vermekteyiz. Yerel halktan muhtarlar ve imamların desteği ile camilerde, aynı şekilde okul müdürü ve öğretmenlerin desteğiyle okullarda ve gerektiğinde ev ziyaretleri yaparak eğitim ve destek programları düzenliyoruz.”

 

Dilek Derya Ekinci (Klinik Psikoloji Doktora Öğrencisi, Uzman Klinik Psikolog): “Deprem sonrasında fark ettim ki özellikle çocuk-ergenlerde, deprem bir ceza olarak algılanıyor. ‘Benim hedefim iyi biri olmak, düzgün biri olmak’ gibi bu algının getirdiği hedefler koyulabiliyor. Bu noktada bilişsel çarpıtmaya temel olan düşünce üzerine görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Cipca adı verilen kriz müdahale programı, felaketi yaşan bireylerin duygularının açığa çıkarılmasında önemli bir fonksiyonu yerine getiriyor. Yetişkinler ise genelde geçmiş kaynaklı bağlantılar kurarak ortaya çıkardıkları suçluluk duygularından bahsedebiliyor. Bu noktada çok derine inmeden suçluluk duygusunu gidermeye yönelik sağaltıma destek olunuyor. Deprem sebebiyle geçmiş travmatik anılarının tetiklenip harekete geçtiği kişiler tespit edilirse ya psikolojik desteğe devam ediliyor ya da gerekirse psikiyatrik destek için yönlendirilme yapılıyor. Deprem sonrasının ortaya çıkardığı en belirgin durum kişilerin tetikte olma hali, uyku problemleri, iştahın azalması gibi rutin işleyişi aksatan semptomlar. Süreçle birlikte oluşan bu durumların normalizasyonu üzerine bireysel ve grup görüşmeleri gerçekleştiriyoruz.”

 

Tahir Akyüz (Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Tez Dönemi Öğrencisi): “Sahada uzun süreli bir psikososyal destek vermek adına planlar yapıldığını gördük. Bu bağlamda, İPAM grubu olarak ilerleyen süreçte de bir rotasyon programına bağlı olarak sahada bulunmamıza yönelik ihtiyacı karşılamak adına gönüllü olduk. 4’er kişilik ekipler halinde 1’er haftalık döngülerle Kızılay koordinasyonunda sahaya gelmeye devam edeceğiz.”

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum