Orta Doğu’da tansiyon yeniden yükselirken, Hürmüz Boğazı’nın kontrolünde kilit rol oynayan yedi ada küresel enerji güvenliği ve askeri dengelerin merkezine yerleşti. Bölgeye binlerce ABD askerinin sevk edildiğine yönelik iddialar ve Washington’ın olası hamlelerine ilişkin analizler, İran’ın savunma hattı olarak gördüğü bu adaların önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
İRAN’IN “BAŞ SAVUNMA HATTI”
Uluslararası analizlere göre Basra Körfezi’nde yer alan Ebu Musa, Büyük Tunb, Küçük Tunb, Hengam, Kiş, Larak ve Hürmüz adaları, İran’ın deniz güvenliğinde kritik bir rol üstleniyor. Çin’deki Sun Yat-sen Üniversitesi araştırmacıları, bu adaların İran’ın “baş savunma hattı” olduğunu vurgularken, söz konusu noktaların birlikte oluşturduğu hattın Tahran’a stratejik üstünlük sağladığını belirtiyor.
İranlı araştırmacı Enayatollah Yazdani ile Çinli araştırmacı Ma Yanzhe’ye göre, bu adaları birbirine bağlayan varsayımsal hat, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün anlaşılmasında kilit önemde.
“BATIRILAMAZ UÇAK GEMİLERİ”
Uzmanlar, İran’ın Körfez’deki bu adaları adeta “sabit ve batırılamaz uçak gemileri” olarak konumlandırdığını ifade ediyor. Özellikle Ebu Musa, Büyük Tunb ve Küçük Tunb adalarının, boğaz üzerindeki denetimde belirleyici olduğu belirtiliyor.
Körfez’in sığ yapısı ve adalar arasındaki dar geçişler nedeniyle büyük tankerler ve savaş gemileri bu noktalara yakın seyretmek zorunda kalıyor. Bu durum ise İran Devrim Muhafızları’na, füze sistemleri ve insansız hava araçlarıyla ciddi bir kontrol avantajı sağlıyor.
HARK ADASI VE OPERASYON SENARYOLARI
İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını karşılayan Hark Adası, olası bir askeri operasyonun hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak uzmanlara göre bu adaya yönelik bir müdahale öncesinde, söz konusu yedi adadaki askeri varlığın etkisiz hale getirilmesi gerekiyor.
ABD’nin olası bir operasyonu denizden çıkarma ya da havadan indirme şeklinde gerçekleştirebileceği değerlendirilirken, her iki senaryoda da İran’ın kıyı savunma sistemleri, balistik füzeleri ve İHA kapasitesinin ciddi tehdit oluşturduğu ifade ediliyor.
OPERASYON GÜNLER DEĞİL HAFTALAR SÜREBİLİR
Askeri uzmanlara göre bu adaların ele geçirilmesi 2 gün ile 2 hafta arasında sürebilir. Ancak kontrolün sürdürülebilmesi için bölgede en az 1800 ila 2000 askerin konuşlandırılması gerekiyor.
Özellikle Larak Adası gibi stratejik noktaların, boğazdan geçen deniz trafiğini doğrudan etkileyebilecek kapasiteye sahip olduğu belirtiliyor. Bu bölgelerden fırlatılabilecek füzeler ve İHA’ların, Hürmüz Boğazı’nı fiilen geçilmez hale getirebileceği vurgulanıyor.
UZUN VADELİ ÇATIŞMA RİSKİ
New York merkezli Soufan Merkezi’nin raporunda ise dikkat çeken bir uyarı yer aldı. Raporda, bu adaların kontrol altına alınmasının ABD güçlerini İran anakarasından gelebilecek saldırılara karşı savunmasız bırakabileceği ve uzun süreli bir çatışma riskini artırabileceği ifade edildi.
KRİTİK TARİH: 6 NİSAN
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası saldırı kararını 6 Nisan’a kadar ertelediği belirtilirken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Ancak diplomatik temaslara rağmen sahadaki askeri hareketlilik devam ediyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki bu yedi ada, yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte enerji akışı ve güvenlik dengeleri açısından kritik bir kırılma noktası olarak öne çıkıyor. Artan askeri yığınak ve stratejik hesaplar, önümüzdeki günlerde bölgede yaşanabilecek gelişmelerin dünya gündemini belirleyeceğini gösteriyor.

































