İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında yaptığı açıklamalarda, Suriye’den Gazze’ye, Filistin meselesinden İran’a kadar bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Herzog, Suriye ordusunun terör örgütü YPG/SDG’ye yönelik operasyonları hakkında yöneltilen soruya, “Suriye konusunda çok temkinliyiz” yanıtını verdi. İsrail’in Suriye’de yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Herzog, daha önce yaşanan Süveyda olaylarını hatırlatarak ülkenin güneyindeki “müttefik Dürziler” için endişe duyduklarını öne sürdü. Bugün benzer bir durumun Suriye’nin kuzeyinde yaşandığını iddia eden Herzog, bu süreçte Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve ekibiyle temas halinde olan Amerikalı yetkililerin görüşlerini dinlediklerini söyledi.
Herzog, “Amerikalı dostlarımızın bu konuda ellerinden geleni yaptıklarını biliyorum” ifadelerini kullandı.
“Asıl Test Hamas’ın Gazze’yi Terk Etmesi”
ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze planını “Marshall Planı”na benzeten İsrail Cumhurbaşkanı, plan kapsamında Barış Kurulu’nun çalışmalarına başlayacağını ve üzerinde mutabık kalınan teknokratik yönetimin (Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi) Gazze’de sivil yönetimi devralacağını dile getirdi. Herzog’a göre bu sürecin asıl testi Hamas’ın Gazze’yi terk etmesi olacak.
Gazze planının başarılı olması halinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulup kurulamayacağı sorusunu da yanıtlayan Herzog, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının bir “ufuk çizgisi” sunduğunu belirtti. Ancak bundan sonraki aşamada Filistin yönetiminin gerekli reformları yapmasının ve İsrail’in güvenliğinin sağlanmasının tartışılması gereken temel meseleler olduğunu savundu.
Abraham Anlaşmaları ve Suudi Arabistan Mesajı
Herzog, Trump’ın ilk başkanlık döneminde hayata geçirilen Abraham Anlaşmaları kapsamında ilerleme kaydetmek istediklerini belirterek, daha fazla ülkenin bu sürece dahil olmasını arzuladıklarını söyledi. Özellikle Suudi Arabistan’la bir anlaşma görmenin hayali olduğunu dile getiren Herzog, “Suudi Arabistan ve İsrail’in vizyonu, Yahudi ve Müslümanlar arasında yakınlaşma vizyonudur ve bu Orta Doğu’nun gelecek vizyonu olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, Beyaz Saray’da Filistin Devleti’nin kurulması için bir yol haritasından bahsettiğini aktaran Herzog, İsrail’in bu durumu kabul edip etmeyeceğine ilişkin soruya ise, bunun diğer unsurlarla birlikte değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu söyledi.
Batı Şeria ve İki Devletli Çözüm
İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da izlediği yerleşim politikalarının Filistin Devleti’nin kurulmasını engelleyip engellemediği yönündeki soruya da değinen Herzog, ülkesinin seçim yılına girdiğini ve birçok konuda hararetli tartışmaların yaşanacağını belirtti. İki devletli çözüm konusunun da bu başlıklardan biri olacağını ifade etti.
“İran Savaş İçin Yeniden Toparlanıyor”
Konuşmasında İran tehdidine de dikkat çeken Herzog, İran’ın savaş için yeniden toparlandığını, Hizbullah’ın gücünü yeniden inşa etmeye başladığını, Husiler ve Hamas’tan gelen tehlikenin sürdüğünü iddia etti. İsrail’in İran’daki protestolara desteğini yineleyen Herzog, İran halkının gıda, su ve temel ihtiyaç sıkıntısı çektiğini öne sürerek, “Rejimin oldukça kırılgan bir durumda olduğu benim için açık” dedi.
Herzog ayrıca, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına karşı düzenlenen gösterileri eleştirerek, bu kesimlerin İran için protesto düzenlememesini suçlama konusu yaptı.
Netanyahu’nun Affı Tartışması
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yolsuzluk davalarından affedilmesine ilişkin soruya da yanıt veren Herzog, bu tür taleplerin belirli bir hukuki prosedürden geçmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bunu ihlal edemem” açıklamasında bulundu.
Herzog’un Davos’ta verdiği mesajlar, İsrail’in bölgesel gelişmelere yaklaşımını ve önümüzdeki döneme dair beklentilerini bir kez daha gözler önüne serdi.

































