“Evet, Reis’in Yanındayız Ama Çevresi Bu Davaya Gönül Vermiş Değil”
AK Parti Tabanından Sert Eleştiriler
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan bağlılığını vurgulayarak sözlerine başlayan AK Parti gönüllüsü bir teşkilat mensubu, partide son yıllarda yaşanan yönetimsel hatalara ve teşkilat yapısındaki sorunlara dikkat çekti. İsmini vermek istemeyen partili, özellikle aday belirleme süreçleri ve yerel yönetim politikaları nedeniyle büyük hayal kırıklığı yaşadığını dile getirdi.“Evet, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yanındayız. Ama ne yazık ki Sayın Erdoğan’ın çevresindeki birçok kişi bu davaya gönül vermiş insanlar değil. İnancımı kaybetmeye başladım,” diyerek başlayan açıklamalarında, teşkilatın yıllardır içinde bulunduğu yapısal sorunları da gündeme taşıdı.“Kandemir Döneminde Adaylar Teşkilattan Kopuktu”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir’in geçmişte yürüttüğü teşkilat çalışmalarına da eleştiriler yönelten partili, “Çok profilsiz, teşkilatla bağı olmayan, halkla teması olmayan insanlar aday gösterildi. Bu da doğrudan AK Parti'nin birçok yerde seçim kaybetmesine neden oldu,” dedi.“Mansur Yavaş’ı Gökçek’le, İmamoğlu’nu Kadir Topbaş’la Değiştik”
En büyük kırılma noktalarının ise Melih Gökçek ve merhum Kadir Topbaş’ın görevden alınmaları olduğunu ifade eden partili, bu kararları sert sözlerle eleştirdi:“Melih Gökçek’i ve Kadir Topbaş’ı hiçbir makul gerekçe göstermeden görevden aldılar. Bu çok büyük bir hataydı. Seçime birkaç ay kala aday gösterilmeyebilirdi ama seçilmiş insanı görevden almak hem teşkilata hem halka güvensizlik yarattı. O günden sonra seçim üstüne seçim kaybediyoruz.”“Reis’in Çevresindeki Aklı Verenler Uzaklaştırılmalı”
Açıklamalarında doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrıda bulunan partili, “Bu fikirleri verenler hâlâ yanınızda Sayın Cumhurbaşkanım. Onları acilen uzaklaştırmanız gerekiyor. AK Parti’nin öz evlatları dışarıda bırakılırken, bu davaya inanmayanlar baş tacı ediliyor,” diyerek sert bir uyarıda bulundu.“Aynı Sıkıntı Küçükçekmece’de de Yaşanıyor”
Kendisinin İstanbul Küçükçekmece ilçesinde yaşadığını belirten partili, burada da benzer sorunların yaşandığını söyledi: “Küçükçekmece teşkilatında sahadan gelen insanlara değer verilmiyor. Mahalle başkanları atanmıyor, insanlar küstürülüyor. 2024 yerel seçimlerinde bu yüzden seçimi kaybettik. Aynı hatalar tekrar ediliyor.”TABANDAN TEPKİ BÜYÜYORAK Parti’nin kurulduğu günden bu yana omurgasını oluşturan taban, giderek artan bir şekilde ses yükseltiyor. “Dava adamlığı” vurgusu yapan teşkilat mensupları, liyakatten uzak, sadece sadakatle şekillenen kadroların hem seçimlerde başarısızlığa hem de tabanda kırılmaya yol açtığını savunuyor.Küçükçekmece'de Siyasi Tıkanıklığın Sessiz Tanığı: Teşkilatın Derin Yarası Gün Yüzüne Çıkıyor
Teşkilatın içinden, yapıyı iyi tanıyan, her kademesinde bulunmuş bu isim, adını vermemeyi şart koşsa da söyledikleri, partinin geleceği açısından oldukça uyarıcı nitelikte. Konuşmalarında parti içi küskünlükten çok, dava sadakati, kişilerden değil ilkelerden yana olma vurgusu dikkat çekiyor. Ancak en çarpıcı vurgusu ise şu: “Küçükçekmece, dar bir yapıya hapsedildi. Aynı yörenin, aynı ailenin insanları yıllardır görevde. Değişen sadece isimler, sistem değil. Bu artık grup meselesi değil, dava meselesidir.”
Küçükçekmece’de yaşananlar sadece yerel bir sorun değil; teşkilat refleksini yitirmiş, saha hakimiyetini kaybetmiş, halktan kopmuş bir yapının dışa vurumu. İlçe bazında bakıldığında sıradan bir örgütlenme sorunu gibi görünse de, röportajda anlatılanlar bunun çok daha derin bir krize işaret ettiğini gösteriyor. Partinin aldığı düşük oy oranı, seçmendeki motivasyon eksikliği ve 11 mahallenin hâlâ mahalle başkanı olmadan yönetilmeye çalışılması, bu krizin sahadaki tezahürlerinden yalnızca birkaçı.
11 Mahallede Başkan Yok: “Yönetim Hâlâ Eksik, Sahada Boşluk Var”
Teşkilatın neredeyse bir yılı doldurmasına rağmen, ilçedeki 21 mahallenin 11’inde mahalle başkanı atanmamış. Bazı mahallelerde sadece vekâleten görev yürütülüyor. İşte eksik mahalle başkanlarının bulunduğu bölgeler:
Atakent Mahallesi
Beşyol Mahallesi
Fatih Mahallesi
Gültepe Mahallesi
İnönü Mahallesi
Söğütlüçeşme Mahallesi
İstasyon Mahallesi
Kartaltepe Mahallesi
Mehmet Akif Mahallesi
Sultan Murat Mahallesi
Söz konusu kıdemli isim, 2024 yerel seçimlerinin Küçükçekmece için bir milat olduğunu belirtiyor. Aday olarak sahaya çıkan Aziz Yeniay’ın çabasına rağmen teşkilatın bu adaya sahip çıkmadığını ve seçim sürecinde bilinçli bir şekilde çalışma yapılmadığını açıkça ifade ediyor. Daha da vahimi, bazı partililerin sahada karşı parti lehine çalıştığı iddialarının dillendiriliyor olması. Bu durum, sadece bir seçim yenilgisi değil; teşkilatın kendi içinde bölünmüşlüğünün ve dağınıklığının da bir göstergesi.
Ayrıca teşkilat yapısının dış müdahalelere açık hale geldiği, özellikle Göksel Gümüşdağ isminin ilçedeki siyasi atamalar üzerindeki etkisi, sahada büyük rahatsızlık uyandırmış durumda. İlçe başkanlığının teşkilat içinden güven oy alan değilde tepeden atanmış olması, tabanda kırgınlık yaratırken; aday tercihlerinin de yerel dinamikleri göz ardı ederek yapılması, birçok partilide “dışlanmışlık” hissi doğurmuş.
Öte yandan, Aynı bölge ve aynı kökenli bir ismin ilçe başkanı ya da belediye başkan adayı olarak gösterilmek istenmesi ve buna karşı teşkilatın ciddi direnç göstermesi, partideki iç gerilimin boyutlarını gözler önüne seriyor. Bu süreçte yaşananlar, bazı grupların bilinçli olarak seçimde geri durmasına neden olmuş ve teşkilatın saha performansını ciddi şekilde zayıflatmıştır.
Röportajda dile getirilen en sarsıcı cümlelerden biri ise belki de şu:“Bugün Küçükçekmece’de AK Parti sadece tabela olarak var. Gerçekte mahallelerde ne teşkilat çalışıyor, ne halkla bağ kurulabiliyor. İlçe binasında sadece formalite toplantılar yapılıyor. Sahada yokuz.”
Bu ifade, bir davanın içinden yükselen en ciddi uyarılardan biridir. Çünkü bu sözler yalnızca kişisel bir eleştiriyi değil, teşkilatın vicdanındaki yankıyı da temsil etmektedir. Küçükçekmece'de yaşananlar, AK Parti’nin genel yapısı içinde “yenilenme” ihtiyacının ne kadar elzem olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
HicretHaber’e konuşan bu tecrübeli yol arkadaşı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doğrudan çağrıda bulunarak, bu krizin daha da derinleşmeden çözülmesi gerektiğini ifade ediyor. “Bu dava kişilere teslim edilemez, dava milletindir” diyerek teşkilatın yeniden yapılandırılması, adalet ve liyakat temelinde bir sistemin kurulması gerektiğini belirtiyor.



























