Hamas’tan Trump’ın gazze Planına Yanıt: “Yönetimi Devretmeye ve Müzakereye Hazırız”
Hamas, abd Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı “Gazze Çatışmasını Sonlandıracak Kapsamlı Plan”a resmi yanıt verdi. Örgüt, Gazze’nin yönetimini Arap ve Filistinlilere devretmeye hazır olduklarını duyururken, “İsrailli tüm rehineleri bırakmayı ve derhal müzakerelere başlamayı kabul ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Hamas'tan şu açıklama yapıldı:"Savaşı sona erdirmek, yardım girişine izin vermek, işgali reddetmek ve yerinden edilmeyi önlemek için Arap, İslam dünyası, uluslararası taraflar ve Trump’ın çabalarını takdir etmekteyiz.Saha koşulları sağlandığında, Trump’ın değişim formülü çerçevesinde hayatta olan ve hayatını kaybeden tüm İsrailli rehineleri serbest bırakmayı kabul etmekte ve derhal müzakerelere hazır olduğumuzu bildirmekteyiz.Gazze’nin yönetimini, ulusal mutabakata dayalı ve Arap/İslam desteğine sahip bir Filistinli teknokrat heyetine devretmeyi kabul etmekteyiz.Trump’ın teklifindeki diğer konular (Gazze’nin geleceği, Filistin hakları) daha geniş bir ulusal tutum ve uluslararası hukuki çerçeve gerektirmektedir."ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı “Gazze Çatışmasını Sonlandıracak Kapsamlı Plan”a Hamas’tan dikkat çeken bir yanıt geldi. Örgüt, Gazze’nin yönetimini Arap ve Filistinlilere devretmeyi kabul ettiklerini duyururken, İsrailli tüm rehinelerin serbest bırakılacağını ve müzakerelere hazır olduklarını açıkladı. Hamas, açıklamasında ayrıca İsrail’in Gazze’den çekilmesi gerektiğini vurguladı ve “İşgali ve yerinden edilmeyi reddediyoruz” ifadelerini kullandı.
Hamas, açıklamasında, savaşı sona erdirmek, insani yardım girişine izin vermek ve işgali sona erdirmek amacıyla Arap ve İslam dünyası ile uluslararası tarafların ve Trump’ın çabalarını takdir ettiklerini belirtti. Örgüt, saha koşulları sağlandığında, hayatta olan ve hayatını kaybeden tüm İsrailli rehinelerin serbest bırakılacağını ve derhal müzakerelere başlayacaklarını bildirdi.
Gazze’nin Yönetimi Tekrardan Yapılandırılacak
Hamas, Gazze’nin yönetimini ulusal mutabakata dayalı ve Arap/İslam desteğine sahip bir Filistinli teknokrat heyete devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Örgüt, Trump’ın planındaki diğer hususların —Gazze’nin geleceği ve Filistin hakları— daha geniş bir ulusal mutabakat ve uluslararası hukuki çerçeve gerektirdiğini ifade etti.
ABD Başkanı Trump, 29 Eylül’de Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında, planın taraflarca kabul edilmesi halinde savaşın derhal sona ereceğini duyurmuştu. Trump, İsrail’in Gazze’den kademeli olarak çekileceğini, Hamas’ın yeni süreçte yönetimde rol oynamayacağını ve tüm esirlerin serbest bırakılacağını açıklamıştı. Netanyahu da planın “savaş hedeflerini gerçekleştirdiğini” belirterek desteğini ifade etmişti.
Trump Planının Ana Hatları
Trump’ın 20 maddelik planında, Gazze’nin radikal unsurlardan arındırılması, halkın yararına yeniden inşa edilmesi ve İsrail’in saldırılarına son vermesi öngörülüyor. Plan kapsamında:
İsrailli esirlerin serbest bırakılması ve Gazze’de tutuklu bulunan Filistinlilerin iadesi,
Barış içinde yaşamayı taahhüt eden hamas üyelerinin affedilmesi, isteyen üyelerin güvenli bir şekilde ayrılması,
Gazze’ye insani yardımların yeniden başlatılması, kritik altyapının onarılması ve molozların kaldırılması,
Gazze’nin geçici teknokrat bir hükümet tarafından yönetilmesi ve uluslararası kuruluşlarca denetlenmesi,
Ekonomik kalkınma, yatırımların artırılması ve istihdam oluşturulması,
Tüneller dahil askeri altyapının yıkılması ve Hamas’ın yönetimde rol almaması,
Uluslararası güvenlik güçlerinin bölgeye konuşlandırılması ve uzun vadeli Filistin polis gücünün eğitilmesi,
gibi maddeler yer alıyor. Plan, Gazze’de kalıcı istikrar ve ileride Filistin Devleti’nin kurulması için bir zemin oluşturmayı hedefliyor.
Uluslararası Boyut ve Bölgesel Tepkiler
Trump’ın planı Katar ve Mısır aracılığıyla Hamas’a iletildi. Hamas’ın yanıtı, uluslararası aktörler ve bölge ülkeleri tarafından dikkatle izleniyor. Planın uygulanabilirliği ve Gazze’de kalıcı barışın sağlanıp sağlanamayacağı önümüzdeki dönemde uluslararası toplumun en önemli gündem maddelerinden biri olacak.






























