İsrail’in Gazze’den gözaltına aldığı Filistinliler, gün ışığını görmedikleri, aileleriyle veya dış dünya ile iletişim kurmalarına izin verilmeyen gizli bir yeraltı hapishanesinde tutuluyor. İngiliz Guardian gazetesinin araştırmasına göre, söz konusu “Rakefet” adlı yeraltı kompleksi, 1980’lerin başında organize suç liderleri için inşa edilmiş, insanlık dışı koşullar nedeniyle kısa süre sonra kapatılmıştı. Ancak aşırı sağcı güvenlik bakanı Itamar Ben-Gvir’in talimatıyla, 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından yeniden faaliyete geçirildi.
Suçlama Yok, İşkence Var
İşkenceye Karşı Kamu Komitesi (PCATI) avukatlarının aktardığı bilgilere göre, Rakefet’te aylarca suçlama yöneltilmeden tutulan siviller bulunuyor. Bunlar arasında hastane önlüğüyle gözaltına alınan bir hemşire ve İsrail kontrol noktasında yakalanan 18 yaşında bir yiyecek satıcısı da yer alıyor. Mahkumlar, rutin dayak ve kötü muameleye maruz kaldıklarını ifade ediyor. PCATI avukatı Janan Abdu, “Görüştüğümüz kişiler sivildi. 18 yaşındaki genç sadece yolda yemek satarken gözaltına alınmıştı” diye konuştu.
Yeraltında Yaşam: Karanlık, Havasız ve İzole
Guardian’ın ulaştığı bilgilere göre hapishanedeki tüm birimler yeraltında bulunuyor; hücreler, küçük bir egzersiz alanı ve avukat görüşme odası penceresiz ve havasız. Tutuklular gün ışığını görmeden, üç veya dört kişilik hücrelerde tutuluyor. 1985’te kapatıldığında sadece 15 mahkum barındırabilen cezaevi, bugün yaklaşık 100 kişiyi ağırlıyor.
PCATI direktörü Tal Steiner, “Rakefet, sistematik ihlallere ek olarak benzersiz bir psikolojik işkence biçimi uyguluyor. Aylarca gün ışığı görmemek, insan zihni için son derece yıkıcı. Bu koşullarda zihinsel bütünlüğü korumak neredeyse imkânsız.” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, bu koşulların yalnızca psikolojik değil, fiziksel sağlık açısından da yıkıcı olduğunu belirtiyor. Gün ışığı eksikliği, uyku ritimlerini bozuyor, D vitamini üretimini engelliyor ve birçok biyolojik fonksiyona zarar veriyor.
İşkence Evini Aratmayan Koşullar
Avukatlar, tutukluların ağır silahlı ve maskeli gardiyanlar eşliğinde yeraltına indirildiklerini, görüşme odasında ölü böceklerin bulunduğunu ve tuvaletlerin kullanılamayacak kadar kirli olduğunu aktarıyor. PCATI avukatı Janan Abdu, “Gardiyanlar, Gazze’deki savaş veya ailelerle ilgili konuşursanız görüşmeyi keseriz diye tehdit ediyor. Eğer avukat odasının koşulları bu kadar aşağılayıcıysa, mahkumlarınkini düşünmek bile ürkütücü” dedi.
Tutuklular, elleri ve ayakları bağlı, başları eğik şekilde görüşme odasına getiriliyor. Bir hemşire, görüşmeye başlarken “Neredeyim ve neden buradayım?” sorusunu sormak zorunda kaldı; çünkü hapishanenin adını bile bilmiyordu. İsrailli yargıçlar, birkaç dakikalık video bağlantılarıyla yapılan duruşmalarda, sanıklara avukat desteği olmaksızın “savaş bitene kadar” alıkonulmalarına karar veriyor.
Zorunlu Uyku ve Hava Alımı
Guardian’ın ulaştığı bilgilere göre mahkumlar, hücre dışına yalnızca iki günde bir, beş dakikalığına çıkarılıyor. Şilteleri sabah 4’te toplanıyor, gece geç saatlere kadar geri verilmiyor. Demir iskeletli yataklarda, çıplak hücrelerde oturmak zorunda bırakılan tutuklular, köpek saldırıları, dayak, tekmeleme, açlık seviyesinde yemek ve yetersiz tıbbi bakım gibi kötü muamelelerle karşılaşıyor. İsrail Yüksek Mahkemesi de bu ay, devletin Filistinli tutuklulara yeterli gıda sağlamadığını doğruladı.
Bakanın Skandal Sözleri
Filistinlilere yönelik skandal söylemleri ile bilinen İsrail’in aşırı sağcı bakanı Itamar Ben-Gvir, hapishanenin yeniden açılışında yaptığı televizyon konuşmasında, hiçbir delil olmadan tutuklanan ve insanlık dışı bir ortamda alıkonulan mahkumları “terörist” olarak tanımladı ve “Teröristlerin yeri yeraltıdır, doğal yerleri burasıdır” dedi. Bakan, Filistinli tutukluların kötü muamelesiyle sık sık övünürken, İsrail istihbarat servisleri, bu tutumun ülkenin güvenliğini riske attığını belirtiyor.
Yetkililer Sessiz
Guardian’ın sorularına İsrail Cezaevi Hizmetleri (IPS) yanıt vermedi. Adalet Bakanlığı soruları orduya yönlendirirken, ordu IPS’ye yönlendirdi. İsrailli yetkililer, Rakefet’teki insan hakları ihlalleri konusunda sessizliklerini sürdürüyor.
Filistinli tutuklular, yeraltında karanlık ve havasız hücrelerde, gün ışığından ve temel haklardan yoksun bir yaşam sürmeye zorlanıyor. Rakefet Hapishanesi, sadece fiziksel değil, psikolojik bir işkence merkezi olarak tarihe geçiyor ve uluslararası insan hakları örgütlerinin yoğun tepkisini çekiyor.




























