• Sanıldığının aksine gençler çok daha bilinçli idame ettiriyorlar hayatlarını. Ne istediğini bilen, kendi gelişimine uygun eğitimleri araştıran, gelecekte kariyerlerini inşa etmek için gereksinimlerini tespit edebilen özgüvenli bireyler görüyorum. Buna karşın, hız ve haz çağında olmanın getirisi olarak çabuk tüketen bireyler olduklarını söylemek mümkün. Bu zaman kavramı olabilir, maddi kaynaklar olabilir, başarı kavramı olabilir…
• Az önce ifade ettiğim gibi hız ve haz çağında yaşıyoruz. Bu gençler özellikle çok fazla uyarana maruz kalan bir çağda yaşadıkları için dikkat noktasında sorunlar pik yapmakta. Bir işi uzun sürdürememe, çabuk sıkılma, yerinde duramama, sık hareketlilik hali şeklinde gözlemlenen bu belirtiler gençlerin eğitim hayatında ve iş hayatında kendilerini zorlayan problemlere yol açmakta. Bunun dışında çağın getirisi olarak her şeyi hızlı tükettiklerini ifade etmiştik. Hızlı tüketim ise beraberinde depresif belirtileri arttırmaktadır. Depresif belirtileriyle sağlıklı başa çıkamayan gençler ise çeşitli bağımlılıklara yönelebilmektedir. Maalesef gençlerin maddelere karşı toleransı arttıkça bağımlılık gelişmekte ve zorlu bir sürece girdikleri gözlenmektedir. • Sanırım az önceki cevabım bu soruya cevap vermekte. Bireye bağlı olarak sorunlarla başa çıkma mekanizmalarımız farklıdır. Sağlıklı başa çıkma mekanizmaları geliştiremeyen gençler çeşitli bağımlılıklarla bu süreçleri yönetmeye yeltenmektedir. Genelde internet & oyun bağımlılığı, çeşitli madde bağımlılıkları sıklıkla görülebilmektedir. • Tabi, burada şundan bahsetmek doğru olacaktır, ' insan varoluşundan itibaren aidiyet kurmak ister.' Bu ilk etapta aile sonra okul, arkadaşlar ve içinde bulundukları toplum şeklinde ilerler. Özelden genele doğru ilerleyen bu denklemde, bireylerin topluma aidiyet kurabilmesi için hükümetlerin vaatlerinde tutarlılık gösterebilmesi, gençlerin içinde bulundukları topluma güven duyabilmesi açısından önem arz etmektedir. Güven duygusunu sağlıklı geliştiren gençler ruh sağlığını koruyarak, sağlıklı yetişkinler haline gelmekte, böylece sağlıklı toplum oluşmasında önemli bir hamle elde edilmektedir. • Ekonomik kriz, salgın ve deprem gibi durumlar gençlerin ruh sağlığını elbette etkilemekte. Beklenmeyen bir duruma, nasıl tepki vereceğini bilmeyen gençlerin dünyaya ve insanlara güveni zedelenmekte. Fakat bunlar anormal bir duruma verilen, normal tepkilerdir. Süreci sağlıklı yönetebilmek için gençlere eğitim kurumları, belediyeler ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla belirli aralıklarla çeşitli eğitimler verilebilir ve atölyeler düzenlenebilir. Bu eğitimlerin ve atölyelerin uzman psikologlar tarafından devlet kanalıyla zorunlu ve düzenli hale getirilmesi uzun soluklu sonuçlar alınmasını sağlayabilir. Bu noktada devletimizin ruh sağlığı uzmanları ile eğitimciler, sivil toplum kuruluşları, din görevlileri, siyasiler ve insana dokunan her mesleki alanda hizmet verenlerle iş birliği sağlayarak psikolojik ilk yardım ekiplerinin hazır olmasını sağlaması büyük önem arz etmektedir. Böylece doğru kaynaklarla süreci nasıl yönetebileceklerine dair bir güvence kaynağı sağlanmaktadır. hicrethaber/Ebru Okanlar
• Az önce ifade ettiğim gibi hız ve haz çağında yaşıyoruz. Bu gençler özellikle çok fazla uyarana maruz kalan bir çağda yaşadıkları için dikkat noktasında sorunlar pik yapmakta. Bir işi uzun sürdürememe, çabuk sıkılma, yerinde duramama, sık hareketlilik hali şeklinde gözlemlenen bu belirtiler gençlerin eğitim hayatında ve iş hayatında kendilerini zorlayan problemlere yol açmakta. Bunun dışında çağın getirisi olarak her şeyi hızlı tükettiklerini ifade etmiştik. Hızlı tüketim ise beraberinde depresif belirtileri arttırmaktadır. Depresif belirtileriyle sağlıklı başa çıkamayan gençler ise çeşitli bağımlılıklara yönelebilmektedir. Maalesef gençlerin maddelere karşı toleransı arttıkça bağımlılık gelişmekte ve zorlu bir sürece girdikleri gözlenmektedir. • Sanırım az önceki cevabım bu soruya cevap vermekte. Bireye bağlı olarak sorunlarla başa çıkma mekanizmalarımız farklıdır. Sağlıklı başa çıkma mekanizmaları geliştiremeyen gençler çeşitli bağımlılıklarla bu süreçleri yönetmeye yeltenmektedir. Genelde internet & oyun bağımlılığı, çeşitli madde bağımlılıkları sıklıkla görülebilmektedir. • Tabi, burada şundan bahsetmek doğru olacaktır, ' insan varoluşundan itibaren aidiyet kurmak ister.' Bu ilk etapta aile sonra okul, arkadaşlar ve içinde bulundukları toplum şeklinde ilerler. Özelden genele doğru ilerleyen bu denklemde, bireylerin topluma aidiyet kurabilmesi için hükümetlerin vaatlerinde tutarlılık gösterebilmesi, gençlerin içinde bulundukları topluma güven duyabilmesi açısından önem arz etmektedir. Güven duygusunu sağlıklı geliştiren gençler ruh sağlığını koruyarak, sağlıklı yetişkinler haline gelmekte, böylece sağlıklı toplum oluşmasında önemli bir hamle elde edilmektedir. • Ekonomik kriz, salgın ve deprem gibi durumlar gençlerin ruh sağlığını elbette etkilemekte. Beklenmeyen bir duruma, nasıl tepki vereceğini bilmeyen gençlerin dünyaya ve insanlara güveni zedelenmekte. Fakat bunlar anormal bir duruma verilen, normal tepkilerdir. Süreci sağlıklı yönetebilmek için gençlere eğitim kurumları, belediyeler ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla belirli aralıklarla çeşitli eğitimler verilebilir ve atölyeler düzenlenebilir. Bu eğitimlerin ve atölyelerin uzman psikologlar tarafından devlet kanalıyla zorunlu ve düzenli hale getirilmesi uzun soluklu sonuçlar alınmasını sağlayabilir. Bu noktada devletimizin ruh sağlığı uzmanları ile eğitimciler, sivil toplum kuruluşları, din görevlileri, siyasiler ve insana dokunan her mesleki alanda hizmet verenlerle iş birliği sağlayarak psikolojik ilk yardım ekiplerinin hazır olmasını sağlaması büyük önem arz etmektedir. Böylece doğru kaynaklarla süreci nasıl yönetebileceklerine dair bir güvence kaynağı sağlanmaktadır. hicrethaber/Ebru Okanlar 































