‘Yeniden İnşa’ Masasında Gazze’nin Doğalgazı: Enerji, Siyaset ve Milyar Dolarlık Planlar
Gazze’nin harabeye dönen şehir dokusu için konuşulan “yeniden inşa” senaryolarının arka planında, bu kez enerji kaynakları öne çıkıyor. ABD, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), Filistin’e ait Gazze Marine doğalgaz sahasını yeniden inşa planlarının merkezine alan görüşmelere başladığı iddiası, bölgedeki siyasi ve ekonomik denklemi yeniden tartışmaya açtı.
112 Milyar Dolarlık “Project Sunrise” Gündemde
İsrail’in iki yıl içinde büyük ölçüde yıktığı Gazze’yi, yüksek teknolojiye dayalı lüks bir kıyı metropolüne dönüştürmeyi hedefleyen “Project Sunrise (Gün Doğumu Projesi)” daha önce Körfez ülkeleri, Türkiye ve Mısır’a sunulmuştu. ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un imzasını taşıyan ve toplam 112 milyar dolarlık bu plan, şimdi yeni bir finansman ayağıyla gündemde.
Gazze Doğalgazından Yeniden İnşa Fonu
Londra merkezli Middle East Eye, diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde; ABD, İsrail ve BAE’nin, Gazze açıklarındaki “Gazze Marine” doğalgaz sahasından elde edilecek gelirlerin bir “yeniden inşa fonu” olarak kullanılması seçeneğini ele aldığını yazdı.
Habere göre henüz ön aşamada olan görüşmelerde;
Gazze’nin açıkdeniz doğalgaz kaynaklarının çıkarılması,
Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi ADNOC’un sahada hisse alması,
Gazdan elde edilecek gelirle Gazze’nin yeniden inşasına finansman sağlanması
gibi başlıklar masada bulunuyor. Batılı bir yetkili ise Gazze gazının, Doğu Akdeniz doğalgaz altyapı ağına bağlanmasına yönelik geniş kapsamlı görüşmeler yürütüldüğünü belirtiyor.
“Filistinlilerin En Değerli Kaynağı”
Doğu Akdeniz gazı uzmanı ve Gazze Denizcilik Öyküsü kitabının yazarı Michael Barron, söz konusu projenin ticari açıdan son derece uygulanabilir olduğuna dikkat çekiyor. Barron’a göre bu saha, “Filistinlilerin şu anda sahip olduğu en değerli doğal kaynak” konumunda.
Uzman değerlendirmelerine göre;
Sahanın geliştirme maliyeti yaklaşık 750 milyon dolar,
15 yıl boyunca yıllık 100 milyon dolar kâr,
Toplamda 4 milyar dolara yakın gelir potansiyeli bulunuyor.
Bu gelirlerin Ramallah merkezli Filistin Yönetimi’ne ciddi bir mali alan açabileceği ifade ediliyor.
Gazze Marine: 38 Milyar Metreküplük Rezerv
Gazze Marine sahası, 2000 yılında Gazze Şeridi kıyısının 30–36 kilometre açığında keşfedildi. Yaklaşık 38 milyar metreküplük doğalgaz rezervine sahip olan saha, Doğu Akdeniz’de keşfedilen ilk doğalgaz alanı olma özelliğini taşıyor.
Ancak bugüne kadar;
Yatırımcı bulma zorluğu,
Güvenlik ve siyasi belirsizlikler,
İsrail-Filistin gerilimi
nedeniyle saha atıl durumda kaldı. Geliştirme hakları, Filistin Yönetimi’nin egemen varlık fonu ile Yunanistan merkezli, Filistinli bir diaspora ailesine ait olan Konsolide Müteahhitler Şirketi arasında paylaşılıyor.
Enerji Planlarının Gölgesinde Siyasi Pazarlıklar
Enerji başlığı öne çıkarken, bölgedeki siyasi hamleler de dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın imzasıyla Suriye’ye yönelik Sezar Yasası’nın iptal edilmesi, İsrail’i rahatsız etti. İsrail basınına göre Tel Aviv yönetimi, yaptırımların müzakerelerde koz olarak kullanılmasını istiyordu ancak Washington bu talebi reddetti.
Öte yandan Suriye Dışişleri Bakanlığı’nın paylaştığı ve Hatay ile Golan Tepeleri’nin yer almadığı Suriye haritası, yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Trump’ın, Golan Tepeleri için “Trilyonlarca dolar değerinde olabilir” sözleri ise bölgedeki enerji-jeopolitik hesapların yalnızca Gazze ile sınırlı olmadığını gösterdi.
Yeniden İnşa mı, Yeni Bir Paylaşım mı?
Gazze’nin doğalgazı üzerinden şekillenen bu planlar, “yeniden inşa” söylemi ile enerji kaynaklarının paylaşımı arasındaki çizgiyi daha da belirsiz hale getiriyor. Filistinlilere ait bir doğal kaynağın, kimin kontrolünde ve hangi şartlarla kullanılacağı sorusu ise hâlâ cevabını bekliyor. Gazze için konuşulan milyar dolarlık projelerin, sahadaki gerçeklerle mi yoksa büyük güçlerin çıkar hesaplarıyla mı şekilleneceği önümüzdeki sürecin en kritik başlığı olacak.
































