ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık koltuğuna ikinci kez oturmasının ardından birinci yılını doldurduğu günlerde, Gazze’ye ilişkin dikkat çeken bir adım attı. Trump, Gazze’de yönetim yapısının şekillendirilmesi ve bölgenin yeniden inşası amacıyla oluşturulduğunu açıkladığı “Gazze Barış Kurulu” ile uluslararası kamuoyunun gündemine yeniden oturdu.
Kurul’un başkanlığını bizzat üstlenen Trump, dünyanın farklı bölgelerinden çok sayıda etkili lideri bu yapıya dahil olmaya davet etti. ABD merkezli Axios’a konuşan üst düzey bir yetkilinin verdiği bilgiye göre, toplamda 58 ülke liderine resmi davet gönderildi. Davet edilen isimler arasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Fas Kralı 6’ncı Muhammed, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi küresel ve bölgesel ölçekte etkili liderler yer aldı.
Trump’ın girişimi, yalnızca Gazze’nin yeniden inşasıyla sınırlı kalmayan, aynı zamanda bölgedeki yönetim modeline dair yeni bir uluslararası çerçeve oluşturma hedefi taşıyor. Kurul’un misyonunun, ateşkes sürecinin kalıcı hale getirilmesi, insani yardımların koordinasyonu ve Gazze’nin uzun vadeli siyasi-idari yapısının şekillendirilmesi olduğu ifade ediliyor.
Ancak dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Birleşmiş Milletler’in süreç dışında bırakılması oldu. Trump’ın uzun süredir eleştirdiği Birleşmiş Milletler’e alternatif, hatta rakip bir yapı olarak yorumlanan Gazze Barış Kurulu’na, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in davet edilmediği ortaya çıktı. Bu durum, uluslararası diplomasi çevrelerinde yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
Uzmanlar, Trump’ın bu hamlesinin hem ABD’nin Orta Doğu politikasında yeni bir yön arayışını hem de çok taraflı uluslararası kurumlara karşı alternatif mekanizmalar oluşturma isteğini yansıttığını belirtiyor. Davet alan liderlerin Kurul’a nasıl bir karşılık vereceği ve yapının fiilen nasıl işleyeceği ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.



























