Gazze İçin 500 Bin Kişilik Sürgün Senaryosu
Financial Times’ın elde ettiği belgelerde, BCG’nin, Birleşmiş Milletler’in Gazze’deki insani yardım koordinasyon mekanizmalarının yerini alacak şekilde tasarlanan GHF planının oluşturulmasında kilit rol üstlendiği belirtildi. Yaklaşık 7 ay süren ve 4 milyon doları aşkın bütçeye sahip bir çalışmada yer alan bir düzineden fazla BCG çalışanının, savaş sonrası Gazze’nin yeniden yapılandırılmasına yönelik detaylı senaryolar geliştirdiği aktarıldı.
Söz konusu senaryolardan birinde, 500 binden fazla Filistinlinin, kişi başı 9 bin dolarlık "yeniden yerleştirme paketi" ile Gazze'den çıkmaya “ikna edilmesi” ve bu kişilerin yaklaşık %75’inin geri dönmemesinin hedeflenmesi, uluslararası kamuoyunda büyük tepkiyle karşılandı.
BCG: İş Birliği Durduruldu, Soruşturma Başlatıldı
Tepkilerin ardından BCG, GHF ile yürütülen tüm iş birliğinin 30 Mayıs itibarıyla durdurulduğunu ve bu projeler kapsamında herhangi bir ödeme alınmadığını açıkladı. Ayrıca söz konusu çalışmanın, çok taraflı paydaşların onayı olmadan yürütüldüğü ve kurum içinde resmî bir inceleme süreci başlatıldığı da bildirildi. BCG, projeyi yöneten kişilerden birinin de idari izne çıkarıldığını duyurdu.
İnsani Yardım Görünümlü Kapan
27 Mayıs’ta “operasyona başladığını” duyuran Gazze İnsani Yardım Vakfı, kamuoyuna insani yardım faaliyetleri yürüteceğini ilan etmişti. Ancak sosyal medya kullanıcıları, bu sözde yardım merkezlerinden gelen görüntüleri İkinci Dünya Savaşı’ndaki Nazi toplama kamplarına benzeterek, yardım adı altında yürütülen faaliyetleri sorgulamıştı.
İsrail ordusu da aynı dönemde Gazze’nin kuzey ve güneyinde toplam 4 yardım dağıtım merkezi kurduğunu açıklamıştı. Ancak BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, bu merkezlerin bulunduğu alanlarda yardım temin etmeye çalışan en az 410 Filistinlinin İsrail güçleri tarafından öldürüldüğünü raporladı.
Kantonlara Ayrılmış Bir Gazze
İsrail’in Gazze Şeridi’ni kantonlara ayırarak yaklaşık %80’ini Filistinlilere yasak bölge ilan ettiği bir dönemde yürütülen bu tür planlar, insani yardım maskesi altında etnik temizlik tartışmalarını alevlendirdi. GHF ve BCG’nin Gazze’deki yardımı “yönlendirme ve kontrol altına alma” girişimi, uluslararası hukuk ve etik kuralları açısından ciddi soruları da beraberinde getiriyor.
































