Gazze’de Ateşkesin Gölgesinde Çatışmalar: İsrail Destekli Çeteler Bölgeyi Kaosa Sürüklüyor
Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden savaşın ardından imzalanan ateşkes anlaşması, beklenen sükûneti getirmedi. İsrail’in hava saldırılarını durdurduğu ve esir takaslarının başladığı süreçte, bu kez bölgede İsrail destekli silahlı gruplar sahneye çıktı. Hamas, “Gazze’yi haydutlar ve iş birlikçilerden temizlemek için 7.000 savaşçı görevlendirildiğini” duyururken, uzmanlar bu grupların Tel Aviv tarafından yıllardır sistematik biçimde beslenen “vekil güçler” olduğunu belirtiyor.
Doghmush Aşireti Ateşin Merkezinde
Hafta sonu Gazze’deki en şiddetli çatışmalardan biri, Hamas güvenlik güçleri ile Doghmush (Dogmuş) aşireti arasında yaşandı. Gazze İçişleri Bakanlığı, çıkan çatışmalarda 8’i Hamas üyesi olmak üzere en az 27 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Çatışmalarda, olayları takip eden 28 yaşındaki Filistinli gazeteci Salih el Caferavi de yaşamını yitirdi.
Doghmush ailesi, geçmişte DEAŞ’a bağlılık açıklamalarıyla gündeme gelmiş, liderleri Mumtaz Doghmush, 2006’da İsrailli asker Gilad Shalit’in kaçırılmasında rol oynamıştı. Son dönemde ise aşiretin İsrail ordusu ile temasta olduğu, hatta İsrail’in kendilerinden “insani bölge idaresi” konusunda destek istediği iddia edildi. Ancak Doghmush bu teklifi reddettiğini, ardından mahallesinin İsrail tarafından bombalandığını açıkladı.
İsrail’in Vekil Güçleri: Halk Güçleri ve El Mecide Aşireti
Gazze’de İsrail’in doğrudan desteklediği en belirgin gruplardan biri, Halk Güçleri (People’s Forces) olarak biliniyor. Örgüt, Tarabin Bedevi aşireti mensubu Yaser Ebu Şebab tarafından yönetiliyor. Ebu Şebab’ın grubu, Refah çevresinde İsrail ordusunun işgal ettiği bölgelerde etkinlik gösteriyor. Geçmişte Filistinlilere gönderilen yardımları “Hamas çalıyor” propagandası yayan bu grup, daha sonra yardımları yağmalayıp halka satmaya çalışmakla suçlandı.
Eylül 2024’ten bu yana Halk Güçleri ile Hamas arasında defalarca çatışma yaşandığı bildiriliyor. Uzmanlara göre, Hamas’ın “haydutlar” olarak tanımladığı unsurlar arasında Halk Güçleri kesin olarak yer alıyor.
Bir diğer dikkat çeken yapı ise El Mecide aşireti. Bu aşirete mensup Husam el Estel, kendini “Terörle Mücadele Darbe Gücü (CSF)” olarak tanımlayan bir yapının lideri. El Estel, 1990’lı yıllarda Filistin güvenlik güçlerinde görev yaparken hem Filistin Yönetimi hem de Hamas tarafından İsrail’le iş birliği yapmakla suçlanmıştı. Günümüzde ise İsrail’in desteğiyle Han Yunus çevresinde faaliyet gösterdiği, Halk Güçleri ile koordineli hareket ettiği ileri sürülüyor.
Hellis Aşireti: Şecaya’da Farklı Bir Cephe
Gazze Şehri’nin doğusundaki Şecaya bölgesi, bir başka Hamas karşıtı aşiret olan Hellis’in kontrolü altında. Rami Hellis liderliğindeki grubun, uzun süredir El Fetih’e yakın durduğu ve 2007’den bu yana Hamas’la defalarca çatıştığı biliniyor. Hellis’in halen İsrail işgali altındaki bölgelerde faaliyet göstermesi, bu yapının da Tel Aviv tarafından desteklendiği iddialarını güçlendiriyor.
Uzmanlar: “İsrail Bunu Hep Yapıyor”
Güvenlik Uzmanı Mitat Ferhat Dur, söz konusu yapıların “direniş grupları” değil, İsrail tarafından doğrudan desteklenen çeteler olduğunu vurguluyor:“Bunlar Hamas’a karşı savaşmak üzere devşirilen, kaçakçılık ve uyuşturucu ticaretiyle finanse edilen gruplar. İsrail, Gazze’de kaos yaratmak için bu çeteleri yıllardır besliyor.”
Strateji Uzmanı İbrahim Keleş ise, bu yapıların ortak paydasının uyuşturucu ticareti olduğunu söylüyor:“İsrail, on yıllardır Gazze’de uyuşturucu üzerinden toplumu zayıflatma politikası yürütüyor. Yardım kolilerine karıştırılan maddeler, sokakta dağıtılan haplar, hepsi bu amaca hizmet ediyor. Bu çeteler hem uyuşturucu ticaretinden para kazanıyor hem de İsrail’in maşası olarak bölgede kargaşa çıkarıyor.”
Amaç: Gazze’de Güvenlik Hissini Yok Etmek
Uzmanlara göre İsrail, doğrudan askerî müdahale yerine “vekil güçler” aracılığıyla Gazze’de güvenliği sabote etmeye çalışıyor. Bu strateji, uluslararası literatürde “proxy war” (vekil savaş) olarak tanımlanıyor. Keleş, “İsrail bunu hep yapıyor. Suriye’de de Dürzi ve Nusayri gruplar üzerinden aynı yöntem izlendi. Gazze’deki amaç da halkın güven duygusunu yok edip, Hamas’ın yönetimini zayıflatmak” diyor.
Ateşkesin yürürlüğe girdiği günden bu yana çetelerin saldırılarında 44 Gazzeli sivilin yaşamını yitirdiği kaydediliyor. Bu saldırıların çoğu, Hamas’ın tünellerde saklandığı ve güvenlik güçlerinin sahada azaldığı bölgelerde gerçekleşti.
Uzmanlardan Uyarı: “Geçici Yönetim Kurulmalı”
İbrahim Keleş, Gazze’de çetelerin etkisiz hale getirilmesi için ateşkes anlaşmasında yer alan 20 maddelik planın ivedilikle uygulanması gerektiğini belirtiyor:“Filistinlilerden oluşacak geçici bir yönetim kurulmalı, asayiş ve polis gücü hızla devreye girmeli. Aksi halde bu çeteler her zaman barışı sabote etmeye hazır olacaktır.”
Mitat Ferhat Dur da benzer bir uyarıda bulunuyor:“İnsani yardımların girişi, dağıtımı ve güvenliğin sağlanması için çok uluslu bir istikrar gücünün bölgede konuşlandırılması şart. Aksi halde Gazze’de çetelerin kontrolü sürer.”
Trump’tan Şaşırtan Açıklama: “Bu Sorun Değil”
ABD Başkanı Donald Trump, konuyla ilgili yaptığı son açıklamada Hamas’ın bazı çeteleri ortadan kaldırdığı yönündeki haberlerden “rahatsız olmadığını” söyledi:“Başlangıçta çok kötü birkaç çeteyi ortadan kaldırmaları gerekiyordu. Onları öldürdüler, dürüst olmak gerekirse bu beni pek rahatsız etmedi. Bu sorun değil.”
Ancak uzmanlara göre, bu açıklama İsrail’in Gazze’deki “vekil stratejisini” meşrulaştırmaya yönelik bir adım. Zira Gazze’de yaşanan son çatışmalar, ateşkesin kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Fotoğraflar: AP, AFP ve Facebook// hürriyet.com































