İstanbul'un Fethi 29 Mayıs 1453 tarihinde dönemin Osmanlı padişahı 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet (Sultan 2. Mehmet) ve komutasındaki Yeniçeri Ordusu tarafından gerçekleştirilmiştir. 6 Nisan 1453 tarihinde Osmanlı Ordusu tarafından kuşatılan İstanbul, 53 günlük kuşatmanın ardından fethedilmiştir.
İSTANBUL ÜZERİNE HAREKET VE FETHİN BAŞLANGICI
Fatih Sultan Mehmed,
İstanbul’un Fethi için hazırlıklarını aylar öncesinden başlattı. Boğazkesen Hisarı’nın inşasının ardından şehir kara tarafından adeta askerî bir çember altına alındı. Sultan Mehmed, İstanbul’a giriş çıkışların tamamen engellenmesini emrederken, Bizans İmparatoru da dışarıdaki halkı şehre toplayıp kapıları kapattı. Ancak deniz yolu hâlâ açıktı ve Bizans kuvvetleri bu yolla sahildeki Türk köylerine baskınlar düzenliyordu.1453 yılı Şubat ayında dev topların
İstanbul önlerine taşınması emredildi. Altmış manda tarafından çekilen büyük topun devrilmemesi için yüzlerce asker görevlendirildi. Yol üzerindeki köprüler yenilendi, geçiş güzergâhları düzeltildi. Aynı dönemde Karaca Paşa komutasındaki Osmanlı birlikleri çevredeki Misivri, Ahyolu, Vize ve birçok kaleyi ele geçirdi. Böylece İstanbul dışındaki Bizans savunması büyük ölçüde etkisiz hale getirildi.Mart ayı başlarında Sultan Mehmed, eyaletlere ve sancaklara fermanlar göndererek İstanbul seferinin başladığını duyurdu. Anadolu ve Rumeli’den gelen askerler orduya katılırken, Mora’dan Bizans’a yardım gelmesini önlemek amacıyla Turahan Bey ve oğulları Mora üzerine akınlar düzenledi.
FATİH’İN İSTANBUL’A YÜRÜYÜŞÜ
Sultan Mehmed, bütün hazırlıklarını tamamladıktan sonra 23 Mart 1453 tarihinde Edirne’den hareket etti. Çanakkale üzerinden gelecek Anadolu kuvvetlerini bekledikten sonra ilerleyişini sürdürdü ve 5 Nisan’da
İstanbul surları önüne ulaştı. Ertesi gün, 6 Nisan Cuma günü, İstanbul resmen kuşatma altına alındı.Osmanlı ordusu Ayvansaray’dan Yaldızlı Kapı’ya kadar uzanan kara surlarını çevreledi. Bu kuşatmayı önceki denemelerden ayıran en önemli fark ise Osmanlı donanmasının da aktif şekilde kuşatmaya katılmasıydı.
İSTANBUL SURLARI VE SAVUNMASI
İstanbul’un surları yüzyıllar boyunca Bizans imparatorları tarafından sürekli genişletilmiş ve güçlendirilmişti. Özellikle II. Teodosius döneminde yapılan çift katlı kara surları dünyanın en güçlü savunma sistemlerinden biri kabul ediliyordu. Sur önlerinde derin hendekler bulunuyor, birinci sur düşse bile ikinci savunma hattı şehrin korunmasını sağlıyordu.Fatih Sultan Mehmed’in kuşatması sırasında kara surları oldukça sağlam durumdaydı. Buna karşılık Haliç tarafındaki surlar daha zayıftı. Ancak Haliç’in girişinin büyük zincirlerle kapatılması Osmanlı donanmasının içeri girmesini engelliyordu.
BİZANS’A GELEN YARDIMLAR
Bizans İmparatoru XI. Konstantin, şehrin savunmasını güçlendirmek için Avrupa’dan yardım istedi. 26 Ocak 1453’te Cenevizli komutan Jüstinyani, iki kadırga ve yedi yüz savaşçıyla İstanbul’a geldi. İmparator, savunmadaki başarısı nedeniyle onu başkumandan ilan etti.Papa tarafından gönderilen gemiler, Venedik ve Ceneviz kuvvetleri ile Avrupa’dan gelen askerler de Bizans savunmasına katıldı. Galata’daki Cenevizliler ise hem Bizans’a hem Osmanlı’ya yakın durarak iki taraflı siyaset yürütüyordu.
OSMANLI ORDUSU VE DONANMASI
Fatih Sultan Mehmed’in ordusunun mevcudu farklı kaynaklara göre yüz binin üzerindeydi. Yeniçeriler, timarlı sipahiler, gönüllüler ve azap birliklerinden oluşan büyük kara ordusu İstanbul’u kuşatırken, Baltaoğlu Süleyman Bey komutasındaki
Osmanlı donanması da denizden şehri abluka altına aldı.Osmanlı topları surların karşısına yerleştirildi. Özellikle Topkapı ve Edirnekapı hattı yoğun top ateşi altına alındı. Dev toplar Bizans surlarında büyük gedikler açmaya başladı.
İSTANBUL’UN TESLİM TEKLİFİ
Kuşatma düzeni tamamlandıktan sonra Fatih Sultan Mehmed, İslam geleneğine uygun şekilde kan dökülmeden teslim çağrısı yaptı. Mahmud Paşa aracılığıyla İmparator Konstantin’e gönderilen teklifte şehrin teslim edilmesi halinde can güvenliği sağlanacağı bildirildi.Ancak İmparator Konstantin teslim teklifini reddederek şehri sonuna kadar savunacağını açıkladı. Bunun üzerine 12 Nisan’dan itibaren büyük topların ateşiyle asıl kuşatma başladı.
İLK HÜCUMLAR VE DENİZ SAVAŞI
18 Nisan gecesi Osmanlı ordusu ilk büyük hücumunu gerçekleştirdi. Açılan gediklerden yapılan saldırıda büyük savaş kuleleri kullanıldıysa da Bizans savunması saldırıyı püskürttü.20 Nisan’da ise denizde büyük bir çarpışma yaşandı. Papa tarafından gönderilen yardım gemileri İstanbul’a yaklaşırken Osmanlı donanması onları durdurmak istedi. Ancak rüzgârın da etkisiyle Bizans destekli gemiler Haliç’e girmeyi başardı. Bu durum Sultan Mehmed’i büyük öfkeye sevk etti. Başarısızlık sonrası Baltaoğlu görevden alınarak yerine Hamza Bey getirildi.

GEMİLERİN KARADAN HALİÇ’E İNDİRİLMESİ
Kuşatmanın dönüm noktası tarihe geçen büyük hamle oldu. Fatih Sultan Mehmed, Osmanlı donanmasının zinciri aşamayacağını anlayınca gemileri karadan Haliç’e indirme planını uygulamaya koydu.Tophane’den başlayan güzergâh boyunca yollar düzeltildi, kızaklar hazırlandı ve kızaklar yağlandı. 21-22 Nisan gecesi yaklaşık yetmiş Osmanlı gemisi sessizce karadan kaydırılarak Haliç’e indirildi.Sabah olduğunda Bizanslılar Osmanlı gemilerini Haliç’te görünce büyük şaşkınlık yaşadı. Böylece Haliç surları da top ateşi altına alındı ve Bizans savunması ikiye bölündü.
SON HÜCUMLAR VE FETHİN KARARI
Mayıs ayı boyunca Osmanlı topları surları aralıksız dövdü. 6 Mayıs ve 12 Mayıs’taki saldırılar tam sonuç vermese de Bizans savunması giderek yıprandı.Fatih Sultan Mehmed son kez barış teklifinde bulundu. Şehrin teslim edilmesi halinde halkın can güvenliğinin korunacağını bildirdi. Ancak İmparator Konstantin yine teslim olmayı reddetti.Bu sırada Avrupa’dan yardım filosunun gelebileceği haberleri Osmanlı ordugâhında endişe oluşturdu. Veziriazam Çandarlı Halil Paşa kuşatmanın kaldırılmasını önerirken, Zağanos Paşa ve Akşemseddin fethe devam edilmesini savundu. Sonunda genel hücum kararı alındı.
29 MAYIS 1453: İSTANBUL’UN FETHİ
28 Mayıs gecesi Osmanlı ordusunda son hazırlıklar yapıldı. Ayasofya’da Bizanslılar son ayinlerini gerçekleştirirken, Osmanlı askerleri sabaha kadar tekbirler ve dualarla hücuma hazırlandı.29 Mayıs sabahına karşı başlayan büyük saldırıda önce azap birlikleri, ardından Anadolu askerleri hücuma geçti. Son darbeyi ise yeniçeriler vurdu.Bu sırada Bizans savunmasının en önemli komutanı Jüstinyani ağır yaralanarak surlardan çekildi. Savunmanın çözülmesiyle Osmanlı askerleri surlardan içeri girmeyi başardı.Ulubatlı Hasan’ın surlara Osmanlı sancağını dikmesi fetih destanının sembolü oldu. Ardından Topkapı civarındaki surlar tamamen ele geçirildi ve Osmanlı ordusu şehre girdi.İmparator XI. Konstantin son ana kadar savaşarak hayatını kaybetti. Böylece bin yılı aşkın geçmişe sahip Doğu Roma İmparatorluğu sona erdi.

FATİH SULTAN MEHMED’İN İSTANBUL’A GİRİŞİ
Fatih Sultan Mehmed, şehrin tamamen kontrol altına alınmasının ardından maiyetiyle birlikte İstanbul’a girdi. Ayasofya’ya giderek şükür secdesi yaptı ve burada toplanan halka can ve mal güvenliği sözü verdi.Padişah, askerlere halka kötü davranılmaması emrini verdi. Daha sonra şehrin yeniden düzenlenmesi için gerekli görevlendirmeleri yaptı.Henüz 22 yaşında olan Sultan Mehmed, İstanbul’u fethederek “Fatih” unvanını aldı. İstanbul’un fethi yalnızca bir şehrin alınması değil, aynı zamanda Orta Çağ’ın kapanıp Yeni Çağ’ın başlaması olarak tarihe geçti.