Ağaç Kesiminin Nedeni Ne?
Özellikle geçmişte Gezi Parkı’nda birkaç ağacın taşınması bile büyük bir toplumsal tepkiye neden olmuşken, Emirgan’daki bu ağaç kesimi karşısında sessiz kalınması dikkat çekiyor. Çevreciler ve sivil toplum kuruluşları, ağaçların gerçekten tehlike arz edip etmediğinin bağımsız uzmanlar tarafından araştırılması gerektiğini belirtiyor.

Emirgan Korusu'nda ağaç kesimiyle ilgili tartışmalar, 2022 yılında kamuoyunun dikkatini çekmişti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekipleri, koruda yaklaşık 130 ağacı kesmiş ve bu durum çeşitli tepkilere yol açmıştı.

Ağaç Kesiminin Nedeni:
İBB yetkilileri, kesilen ağaçların kurumuş veya devrilme riski taşıyan ağaçlar olduğunu belirtmişti. Ağaçların zamanla çevresel etkilere karşı koyamadığı ve bu nedenle ziyaretçiler için tehlike oluşturduğu ifade edilmişti. Özellikle dişbudak ağaçlarının devrilme riski nedeniyle kesildiği belirtilmişti.

Tepkiler ve Cezai İşlemler:
Kesim işlemleri, bazı vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşları tarafından "ağaç katliamı" olarak nitelendirilmiş ve tepkiyle karşılanmıştı. İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü, yapılan denetimlerde, kesimine izin verilen ağaçların dışında izinsiz olarak 54 ağacın kesildiğini tespit etmiş ve İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı'na idari para cezası uygulamıştı.

Kim Sorumlu?
İBB'nin açıklamalarına göre, kesim işlemi Park Bahçeler ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirildi. Ancak yapılan incelemelerde izinsiz olarak 54 ağacın kesildiği tespit edildi ve İBB’ye idari para cezası kesildi.
Bu durumda şu sorular akıllara geliyor:Kesilen tüm ağaçlar gerçekten kurumuş ve devrilme riski taşıyor muydu?İzin alınmadan ağaç kesimi yapıldıysa, bunun sorumluları kimler?Bu kesimler sonucu bölgedeki ekosistem nasıl etkilenecek?Doğal Mirasımızı Korumak Zorundayız!
Emirgan Korusu, İstanbul’un en değerli yeşil alanlarından biri ve burada yapılan her müdahale doğrudan kent ekosistemini etkiliyor. Ağaçların gerçekten kurumuş olması ve devrilme riski taşıması halinde, yerlerine yenilerinin dikilmesi gerekiyor. Ancak eğer bu kesimler rant projelerinin bir parçasıysa, bu durum ciddi bir çevre felaketi anlamına gelir.

Yetkililerin süreci şeffaf bir şekilde yönetmesi, kamuoyunu aydınlatması ve herhangi bir rant projesi ihtimalinin olup olmadığını açıklığa kavuşturması büyük önem taşıyor. Aksi takdirde, İstanbul’un akciğerleri olan yeşil alanlar birer birer yok olmaya devam edecek.

Bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz!