• İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • DÜNYA
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • OTOMOBİL
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • İSLAM
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ACI GERCEKLER ANADOLU BİYOGRAFİ EMLAK AİLE ve YAŞAM BELEDİYELER RÖPORTAJ YEMEK
  • Ara
A Milli Takım Farklı Kazandı: Kuzey Makedonya’yı 4-0 Mağlup Ettik
A Milli Takım Farklı Kazandı: Kuzey Makedonya’yı 4-0 Mağlup Ettik
Aziz Yıldırım Ankara'dan Mesaj Verdi: “Fenerbahçe Yeniden Yükseliş Dönemine Girecek”
Aziz Yıldırım Ankara'dan Mesaj Verdi: “Fenerbahçe Yeniden Yükseliş Dönemine Girecek”
 Küçükçekmece'de 5 Gündür Süren Elektrik Sorunu Mahalle Sakinlerini Zor Durumda Bıraktı
Küçükçekmece'de 5 Gündür Süren Elektrik Sorunu Mahalle Sakinlerini Zor Durumda Bıraktı
Paslanmaz Depolarda Uzun Ömürlü Kullanımın Sırrı Doğru Bakımda Gizli
Paslanmaz Depolarda Uzun Ömürlü Kullanımın Sırrı Doğru Bakımda Gizli
Emeklilere Dev Zam İddiası! En Düşük Emekli Maaşı İçin 36 Bin TL İddiası
Emeklilere Dev Zam İddiası! En Düşük Emekli Maaşı İçin 36 Bin TL İddiası
İstanbul’un Fethi’nin 573. Yılına Özel Erdoğan’dan Kardeşlik Çağrısı
İstanbul’un Fethi’nin 573. Yılına Özel Erdoğan’dan Kardeşlik Çağrısı
İmamoğlu ve Özel Hakkında Şok İddia: “Yeni Parti Kuruluyor, İsmi Bile Belli”
İmamoğlu ve Özel Hakkında Şok İddia: “Yeni Parti Kuruluyor, İsmi Bile Belli”
Rafet Orhan’dan Tarihi Çağrı: “Küçükçekmece Sinop Spor’a Hep Birlikte Sahip Çıkalım”
Rafet Orhan’dan Tarihi Çağrı: “Küçükçekmece Sinop Spor’a Hep Birlikte Sahip Çıkalım”
Fatih Sultan Mehmed'in Kararlılığı Tarihin Akışını Değiştirdi.29 Mayıs 1453: Çağ Açıp Çağ Kapatan Fetih Destanı
Fatih Sultan Mehmed'in Kararlılığı Tarihin Akışını Değiştirdi.29 Mayıs 1453: Çağ Açıp Çağ Kapatan Fetih Destanı
Kişmiroğlu Ailesini Acı Gününde Sevenleri Yalnız Bırakmadı
Kişmiroğlu Ailesini Acı Gününde Sevenleri Yalnız Bırakmadı
Anadolu’nun Lezzeti İstanbul’da: Konya Kahvaltısına Yoğun İlgi
Anadolu’nun Lezzeti İstanbul’da: Konya Kahvaltısına Yoğun İlgi
Çekim Aşireti Lideri'nden Duygu Dolu Bayram Ziyareti
Çekim Aşireti Lideri'nden Duygu Dolu Bayram Ziyareti
  1. Haberler
  2. MEDYA
  3. Doğu Türkistan'da Çin Zulmü
MEDYA
Yayınlanma: 08 Ocak 2019 - 11:51

Doğu Türkistan'da Çin Zulmü

Uygur Türkleri kadim tarihlerden beri Orta Asya step ve bozkırlarında yaşayan bir halktır. Daha doğrusu bu coğrafya Gök Türklerin, Uygurların, Peçeneklerin, Moğol ve Kazak Türkleri'nin ana yurdudur.

MEDYA
08 Ocak 2019 - 11:51
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Doğu Türkistan'da Çin Zulmü
"Dinî faaliyette bulunmak isteyen cemaat ve sivil toplum kuruluşları baskı altında.. İrticai faaliyette bulundukları gerekçesiyle birçok mümtaz alim ve erdem sahibi yazar ve düşünür hapishanelere tıkılmış vaziyette.."

Uygur Türkleri kadim tarihlerden beri Orta Asya step ve bozkırlarında yaşayan bir halktır. Daha doğrusu bu coğrafya Gök Türklerin, Uygurların, Peçeneklerin, Moğol ve Kazak Türkleri'nin ana yurdudur. Veya daha açıkçası bütün Türklerin ana yurdudur. Türkler başta Anadolu olmak üzere dünyanın birçok bölgesine buradan dağılmışlardır. Yaşanan büyük göçler bu bölgede meskûn Türkleri zayıf ve güçsüz duruma düşürmüş ve sürekli düşmanların saldırılarına maruz kalmışlardır. Bir kısım Türk yurtları Rusların saldırı ve tahakkümüne maruz kalırken, bir kısmı da Çin’in işgaline uğramıştır.

SSCB dağıldıktan sonra (adına Türki devletler dediğimiz) Azerbaycan, Tacikistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kazakistan yeniden topraklarına kavuşmuş oldu. Ancak bu ülke halkları Müslüman olduğu için İslâm’a uygun bir yönetim şekli oluşturmaları gerekirken, Komünist dönemin Polit Büro üyeleriyle ve seküler bir mantıkla yollarına devam ettiler ve etmektedirler. Komünist dönemde olduğu gibi olmasa da bu ülkelerde İslâm’a ait değerler toplum hayatından tecrid edilmeye çalışılmaktadır. Kısacası başta Azerbaycan olmak üzere bu ülkelerde de Müslüman halka dinlerine uygun bir hayat yaşaması çok görülmektedir. Dinî faaliyette bulunmak isteyen cemaat ve sivil toplum kuruluşları baskı altında, irticai faaliyette bulundukları gerekçesiyle birçok mümtaz alim ve erdem sahibi yazar ve düşünür hapishanelere tıkılmış vaziyettedir.

Uygur Türkleri'ne gelince, bunların hâli daha bir içler acısı. 12 Kasım 1933 yılında kurulan Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti, kuruluşundan 16 sene sonra yani 1949 yılında Çin’in işgaline uğradı. Bu işgal esnasında direnen askerler ve halk güçleri korkunç bir şekilde bastırılarak katliamdan geçirildi. Esir aldıklarını da kitleler halinde kurşuna dizdiler. Bir kısmını da korkunç işkencelerden geçirerek maden ocaklarında yaktılar. Elbette katliama maruz kalanlar sadece esir askerler ve gönüllü (paramiliter) halk güçleri değildi; çoluk çocuğu ile, kadını yaşlısıyla bütün bir halk soykırıma uğradı. Sağ kalanlar baskılarla, işkencelerle sindirildi. Bilindiği üzere “Çin işkencesi” sözü meşhur bir darb-ı meseldir. Ayrıca “mankurtlaştırma” işkence şekli de Çinlilere ait... O dönemde Çin’in yapmış olduğu katliamlar ve insanlık dışı işkenceler adeta yanına kâr kaldı. Zira o yıllarda dünyada bugünkü gibi bir iletişim ağı yoktu. Gerçi bugün dünyanın birçok bölgesinde vuku bulan olaylar medya vasıtasıyla anında her tarafa yayılsa da Doğu Türkistan’da yaşanan dram  ne yazık ki duyulmamakta, dünyanın gündemine girmemekte. Çünkü onlar Müslüman, çünkü onlar sahipsiz.

Ve o gün bugündür Müslüman Uygur halkı en temel insanî haklardan mahrum bırakılarak asimile edilmeye çalışılmaktadır. Bir başka deyişle Müslüman Uygur Türkleri kültürel soykırıma maruz kalmaktadır. Öyle ki, Çin’in işgali altında olan bu ülkede insanlar en temel hakları olan din ve vicdan hürriyetine dahî sahip değiller. Burada camilerin kapılarına kilit vurulmuş vaziyette, namaz kılmak, oruç tutmak yasak, kadınların başörtüsü takması engelleniyor. Çarşı ve sokaklarda kıyafet kontrolü yapılmakta. Kısmen de olsa tesettüre uygunluk arz eden kıyafetlerin boyları makasla kesilmekte. Okullarda resmi dil Çince ve ders müfredatı dinsizlik üzerine formüle edilmiş. Evlerde Kur’an ve elif cüzü bulunduranlar hapislere atılmakta. Anti parantez hemen belirtmiş olalım ki, Türkiye’de de cumhuriyetin ilk yıllarından ta 1946’lara kadar evlerde elif cüzü bulundurmak yasaktı. O dönemde köy girişlerine gözcüler koyulur ve samanlıklarda Kur’an alfabesi (elif-ba) öğretilirdi. Jandarma köye baskın yapıp yakaladıkları hocaları hapse atarlardı. Ebeveynler ise tartaklanır ve hatta dövülürdü. Neyse, şükür ki o günler geride kaldı. Biz yine Uygur Türkleri'nin hâline bakalım! En son isimlere de müdahale edilmeye başlandı. Yeni doğan çocuklara Müslüman ismi takmak yasaklandı. Ailelere Çinli erkek yerleştirilmekte. Müslüman kızlar Çinli erkeklerle evlenmeye zorlanmakta...

Öte yandan sebepsiz yere tutuklamalar had safhada. 30 milyon Doğu Türkistan halkının 4.5 milyonu toplama kamplarında ucuz işgücü olarak ve ağır koşullarda çalıştırıldığı ifade ediliyor. Tıpkı Filistin topraklarının kademe kademe işgal edilmesi gibi Çinliler Doğu Türkistan topraklarına yerleştiriliyor. İşgalci Çin rejiminin maksadı Doğu Türkistan’ın demografik yapısını değiştirip bu toprakları kalıcı bir şekilde kendi topraklarına ilhak etmek. Nitekim bugün itibariyle Çinli nüfus % 46’ya ulaşmış vaziyette.

Bu topraklara yerleşen Çinliler Yahudilerin Filistin’de yaptığı gibi yerli halkı sürekli taciz etmekte. Evlerine ve işyerlerine saldırmakta. Bazen de kıstırdıkları insanları çeşitli işkenceler yaparak linç etmektedirler. Bu son gelişmeler ve maruz kalınan insanlık dışı muameleler insan hakları komisyonu tarafından Birleşmiş Milletler’in gündemine taşındı. Fakat beklenilen manada bir sonuç çıkmayacağı belli. Zaten Çin’in, alınan kararları veto etme inisiyatifi var. Yani Çin BM’nin beş daimi üyesinden biri. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, boşuna “dünya beşten büyüktür” sözünü dile getirmiyor. Her şeyden önce Birleşmiş Milletler adil bir yapıya sahip değil. Biz Müslümanların zaten Birleşmiş Milletlerden bir beklentimiz olmamalı. Biz kendi birleşmiş milletlerimizi kurmalıyız. Merhum Erbakan’ın D-8 projesini hayata geçirme girişimi İslâm Birleşmiş Milletleri’nin bir ön çalışmasıydı. Zira bu proje kısa vadede D-8’i önermekle birlikte, orta vadede D-60 ve uzun vadede D-160’ı hedeflemekteydi. Zira İslâm Birleşmiş Milletleri bağlantısız ülkeleri de kapsamaktadır. Merhum Erbakan’ın dile getirdiği “Adil Düzen” teorisi bütün bir yeryüzüne şamildir. Bu projeler tüm yeryüzü insalığının barış, güvenlik, huzur ve saadetini amaçlamaktadır.

İşte bu yüzden önemli olan, işe D-8’den başlayıp bu projeleri hayata geçirmektir. Bu bir ilâhî vecibedir. Bu bir akidevî mükellefiyettir. Yüce Rabbimiz biz İslâm ümmetine müthiş bir güç, namütenahi bir potansiyel vermiş. Bu bir nimettir. Bu nimeti değerlendirmemek, tek kelime ile “küfran-ı nimettir” nimetin üstünü örtmedir, nimete nankörlük etmektir. Rabbimiz Kur’an-ı Azim-ü Şan’ında buyuruyor ki: “Sizi her nimetten hesaba çekeceğim.” (Tekasur:8) Hiç kuşkusuz en büyük nimet ve hidayet kaynağı Kur’an’dır. Diğer bir ayet-i kerimede ise “Sizi bu Kur’an’dan hesaba çekeceğim.” (Zuhruf:44) denilmekte. Yine bir başka ayette “Benim nimetimden yüz çevirenlere yer yüzünde geçim sıkıntısı vereceğim” (Tâ Hâ: 124) demektedir. Kısacası Kur’an nimetinden yüz çevirmek bu ümmete çok pahallıya mal oldu. İstikrarsızlığımızın, herc ü merç içerisinde oluşumuzun, 57 parçaya bölünmüş olmamızın, emperyalist ülkeler tarafından şamar oğlanına dönmüş olmamızın, değerlerimizin, zenginliklerimizin talan edilmesinin, ülkelerimizin işgal edilmiş olmasının tek nedeni Kur’an’dan, Kur’an hükümlerinden yüz çevirmekten kaynaklanıyor. Siyasilerimiz keşke bunu anlasalar. Ümmet olarak biz Kur’an’a yani Kur’an hükümlerine sahip çıkmazsak korkarım Sevgili Peygamberimiz mahşer günü biz ümmetinden davacı olacaktır. “O gün (mahşer günü) elçi der ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı mahcûr (terkedilmiş) olarak bıraktılar." (Furkan:30)

Şu bir gerçek ki, başta ilk kıblemiz Mescid-i Aksa, Kudüs, Filistin ve diğer coğrafyalarda işgale maruz kalmış İslâm toprakları bağımsızlık ve özgürlüklerine kavuşmadan biz Müslümanlar rahat gün yüzü görmeyeceğiz. Şu da bir hakikat ki, Allah Teâlâ’nın yasalarının egemen olmadığı coğrafyalarda da Müslümanlar bir yönüyle esir hükmündedir. Ümmet olarak evrensel birlikteliğimizi tesis ettiğimizde ise bi iznillah istikrar ve istiklalimize kavuşmuş olacağız...

Ufak bir not: Sayın okuyucumuz, elbette yıllardan beri var olsa da özellikle günümüzde Müslüman halkımıza yönelik çok farklı algı operasyonlarına maruz kalabiliyoruz. Geçen yıl Uygur Türklerine yönelik işkence ve kötü muameleler gündeme geldiğinde bazı gazeteciler Çin’e gidip incelemelerde bulunmuş; hâsılı camilerin açık olduğunu ve kimsenin dinine, ibadetine karışılmadığını yazmışlardı. Muhtemelen bu gazeteciler kısmen dinî özgürlüklerin olduğu Pekin ve Çinlilerin egemen olduğu (özerk olmayan) bölgelere gitmişler ve buralarda tanık olduklarını bizlere aktarmış olabilirler. Her şeyden önce Uygur Türkleri'nin meskun olduğu bölge, Çinliler için potansiyel tehdit oluşturmaktadır ve bu tehditi bertaraf etmek için asimilasyon politikaları gütme ve halkı zapt-u rapt” altına alma adına insanlara baskılar yapmakta ve zulmetmektedirler. Diğer bölge ve şehirlerdeki din serbestisi bizleri yanıltmamalı.

Bir başka husus ise ne yazık ki Arakan’da olduğu gibi Doğu Türkistan’da da vahabi zihniyetine sahip bir takım gençler ABD’nin dümen suyunda hareket ederek, yersiz ve zamansız silahlı eylemlerde bulunup egemen işgalci güçlerin hışmını halkın üzerine çekmekte ve böylece baskıların artmasına sebebiyet vermektedirler. Biz elbette sinsinler, asimile olsunlar demiyoruz. Ayrıca orada yaşanan mazlumiyete de duyarsız olamayız. Ama şu da bir gerçek ki yersiz ve zamanı ayarlanmamış kalkışmalar Müslümanlara zarardan başka bir şey vermemektedir.

Sonuç olarak İslâm ümmeti birleşmediği, İslâm ümmeti evrensel birlikteliğini tesis etmediği süre dünyanın birçok bölgesinde var olan bu tür sorunlar bitmez ne yazıkki. Rabbimiz mazlumların yardımcısı olsun ve biz Müslümanlara da feraset versin.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Çok Okunan Haberler
TARAFTARLAR KULÜBÜ BASTI!
TARAFTARLAR KULÜBÜ BASTI! "RAFET BAŞKAN BIRAKMA" SESLERİ KÜÇÜKÇEKMECE...
Balkan Şehitleri İçin Düzenlenen Mevlidde Vefa ve Birlik Mesajı
Balkan Şehitleri İçin Düzenlenen Mevlidde Vefa ve Birlik Mesajı
MHP Küçükçekmece’de Yönetim Şekillendi: Kurucu Kadro Açıklandı
MHP Küçükçekmece’de Yönetim Şekillendi: Kurucu Kadro Açıklandı...
Küçükçekmece'de Mahmud Efendi Hazretleri İçin Tarihi Buluşma: Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi Doldu Taştı
Küçükçekmece'de Mahmud Efendi Hazretleri İçin Tarihi Buluşma: Yahya...
MHP Küçükçekmece'de Siyasi Hareketlilik: İl Yöneticisinden İlçe Başkanlığına Ziyaret
MHP Küçükçekmece'de Siyasi Hareketlilik: İl Yöneticisinden İlçe...
Görev Başında Şiddet: Selami Beyaztaş’a Cami İçinde Saldırı
Görev Başında Şiddet: Selami Beyaztaş’a Cami İçinde Saldırı...
İMH Küçükçekmece'de
İMH Küçükçekmece'de "Peygamberimizin (sav) Sünnetinde Çocuk Yetiştirme"...
Küçükçekmece Sinopspor'da Şok Karar: Başkan Rafet Orhan Aday Olmayacağını Açıkladı
Küçükçekmece Sinopspor'da Şok Karar: Başkan Rafet Orhan Aday Olmayacağını...
Sefaköydeki Doğu Türkistanlılar 'dan Kemal Çebi'ye Çağrı: Çin Konsolosu Görüşmesinin İçeriği Açıklansın
Sefaköydeki Doğu Türkistanlılar 'dan Kemal Çebi'ye Çağrı: Çin...
Muhammed Emin Yıldırım'dan Fetih 1453 Derneği'ne Ziyaret
Muhammed Emin Yıldırım'dan Fetih 1453 Derneği'ne Ziyaret
Sağlık Çalışanlığından Sanata: Serpil Yalçın ve Ayşe Güden'in İlham Veren Hikâyesi
Sağlık Çalışanlığından Sanata: Serpil Yalçın ve Ayşe Güden'in...
Küçükçekmece Sinopspor–Çorluspor 1947 Eşleşmesinde Her Şey Çorlu'ya Kaldı
Küçükçekmece Sinopspor–Çorluspor 1947 Eşleşmesinde Her Şey Çorlu'ya...
İlginizi Çekebilir
Furkan Bölükbaşı'ndan Torba Yasa Tepkisi: Gazete, Dergi ve İnternet Sitelerine Yeni Düzenleme İddiası
Furkan Bölükbaşı'ndan Torba Yasa Tepkisi: Gazete, Dergi ve İnternet...
Bir Anadolu İnsanının Başarı Yolculuğu: Rafet Orhan Portresi
Bir Anadolu İnsanının Başarı Yolculuğu: Rafet Orhan Portresi
Emin Kaan Kaya: Gazeteciler Toplumun Gözü ve Kulağıdır
Emin Kaan Kaya: Gazeteciler Toplumun Gözü ve Kulağıdır
Sol Parti'nin Davetiyle Gelen Basın Mensupları Adliye Önünde Saldırıya Uğradı: Kamera Kırıldı, Gazeteci Darp Edildi
Sol Parti'nin Davetiyle Gelen Basın Mensupları Adliye Önünde Saldırıya...
10 Ocak'ta Anlamlı Buluşma: ERGAB ve Erzincan Konfederasyonu Aynı Masada
10 Ocak'ta Anlamlı Buluşma: ERGAB ve Erzincan Konfederasyonu Aynı Masada
Gazeteciler ve Şehitler İçin Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Camii’nde Mevlid
Gazeteciler ve Şehitler İçin Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Camii’nde...
Gazeteciler Günü'nde İYİ Parti'den Küçükçekmece Basınına Ziyaret
Gazeteciler Günü'nde İYİ Parti'den Küçükçekmece Basınına Ziyaret...
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda Gazeteciler Günü Buluşması
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda Gazeteciler Günü Buluşması...
Şanlıurfalılar Dernek Başkanı Özay'dan Basına Vefa: Gazeteciler Günü'nde Anlamlı Buluşma
Şanlıurfalılar Dernek Başkanı Özay'dan Basına Vefa: Gazeteciler...
Yazarımız Fehmi Demirbağ Eşcinsel Sapkınlığı Dünya Çapında Küresel Bir TEHDİT Haline Geldi
Yazarımız Fehmi Demirbağ Eşcinsel Sapkınlığı Dünya Çapında Küresel Bir TEHDİT Haline Geldi

Ana Sayfa
DÜNYA
GÜNDEM
SİYASET
EĞİTİM
SAĞLIK
OTOMOBİL
MEDYA
EKONOMİ
İSLAM
SPOR
MAGAZİN
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR-SANAT
ACI GERCEKLER
ANADOLU
BİYOGRAFİ
EMLAK
AİLE ve YAŞAM
BELEDİYELER
RÖPORTAJ
YEMEK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Rss
  • İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası

hicrethaber com Sitemizde bulunan yazı , Video, Fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

">