TBMM Genel Kurulu’nda gündeme dair çarpıcı bir konuşma yapan Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, Türkiye’deki toplumsal ve kurumsal yozlaşmaya dikkat çekerek, “Her şeyin sahte olduğu bir dönemde yaşıyoruz” sözleriyle sert eleştirilerde bulundu. Çalışkan, konuşmasında sahte gündemlerden sahte diplomalara, şaibeli yargı kararlarından manipüle edilmiş istatistiklere kadar pek çok alanda güvenin sarsıldığını vurguladı. “Sahte gündem, sahte diploma, sahte yargı kararları, sahte futbol skorları, sahte seçimler... Hatta TÜİK’in açıkladığı rakamlar bile şaibeli,” diyen Çalışkan, devlet kurumlarına ve toplumsal değerlere duyulan güvenin ciddi biçimde zedelendiğini söyledi.
“Devletin Her Alanında Çeteler Var”
Milletvekili Çalışkan, Türkiye’nin bir “çeteler düzenine” sürüklendiğini belirterek,“Uyuşturucu çetesi, diploma çetesi, adliye çetesi, rüşvet çetesi... Devletin her alanında çeteler var,” ifadelerini kullandı. Artık ülkenin sadece ekonomik değil, ahlaki bir çöküşle de karşı karşıya olduğunu vurgulayan Çalışkan, “Artık her şey çalınıyor; sorular, notlar, hatta tercihler bile. Sisteme duyulan güven neredeyse tamamen ortadan kalktı,” dedi.
“Devlet Demek Güven Demektir”
Çalışkan, konuşmasında devletin temelini oluşturan güven ilkesine dikkat çekti: “Devlet demek güven demektir ama bugün kayıtlar bile güvenilir değil. Yüz binlerce iyi eğitimli genç işsizken, ülke her alanda diplomasızlar tarafından yönetiliyor. Hak edenin değil, torpili olanın kazandığı bir sistemin sürdürülebilirliği kalmamıştır.”
“Dindar Nesil Söylemi Gerçekle Bağdaşmıyor”
Konuşmasının sonunda iktidarın yıllardır dillendirdiği “dindar nesil” hedefini hatırlatan Saadet Partili vekil, “Yirmi dört yılın sonunda ‘dindar nesil’ diye yola çıkanların ülkeyi getirdiği nokta ortada. Toplumda ahlaki erozyon derinleşmiş, adalet duygusu zedelenmiş, liyakat tamamen ortadan kalkmıştır,” diyerek iktidarın politikalarını eleştirdi.
“Gerçeklerle Yüzleşmeden İyileşme Mümkün Değil”
Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, konuşmasını, toplumun sahte gündemlerle oyalandığını ve gerçek sorunlardan uzaklaştığını belirterek tamamladı: “Bu ülke, sahte gündemlerle değil, adaletle, liyakatle ve şeffaflıkla yeniden ayağa kalkabilir. Gerçeklerle yüzleşmeden iyileşme mümkün değildir.”































