Saadet Partisi Küçükçekmece İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen İlçe Yönetim Kurulu ve Mahalle Başkanları Toplantısı, Beyin Cerrahı Doç. Dr. Murad Asiltürk’ün yaklaşık bir saate yaklaşan kapsamlı konuşmasına sahne oldu. Teşkilat mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği toplantıda Asiltürk, hem teşkilatçılığın ruhuna hem de Türkiye’de siyaset yapma biçimine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Toplantının açılışında “Hepimiz hem ev sahibiyiz hem de misafiriz” ifadelerini kullanan Asiltürk, gece saatlerinde yapılan bu buluşmanın sıradan bir toplantı olmadığını belirterek, burada bulunmanın bir fedakârlık ve bilinçli bir tercih olduğunu vurguladı.
“Bu Yolda Bulunmak Bir İmtihandır”
Konuşmasının başında teşkilat çalışmalarını Kur’an-ı Kerim’de geçen “İyiliği emreden, kötülükten nehyeden bir topluluk bulunsun” ayeti çerçevesinde değerlendiren Doç. Dr. Murad Asiltürk, bu mücadelenin farz-ı kifaye olduğunu hatırlattı. “Birileri bu görevi üstlenirse, diğerlerinin üzerinden sorumluluk düşer. Ama sevabı yapan kazanır” diyen Asiltürk, Saadet Partisi teşkilatlarının tam da bu sorumluluğu üstlendiğini ifade etti. Asiltürk, dünyanın bir imtihan yeri olduğunu belirterek, iyilikle kötülüğün sürekli bir mücadele içinde var olmasının ilahi düzenin bir parçası olduğunu söyledi. “Cenab-ı Hak herkesi iyi yaratsaydı imtihan olmazdı. Bu mücadele, bizim kim olduğumuzu kendimize göstermemiz içindir” dedi.
Teşkilatsız Mücadele Olmaz Vurgusu
İyiliği emretmenin sadece bireysel çıkışlarla veya sloganlarla yapılamayacağını vurgulayan Asiltürk, “Sokağa çıkıp bağırmakla bu iş olmaz. Emretmek yetki ister, güç ister, sistem ister” ifadelerini kullandı. Saadet Partisi’nin hedefinin, sistemi ve düzeni hakka uygun şekilde değiştirmek olduğunu belirten Asiltürk, bunun yolunun da siyasi mücadeleden geçtiğini dile getirdi. “Biz neden iktidara talibiz?” sorusunu yönelten Asiltürk, bu talebin makam ya da güç için değil, haksızlıkların ortadan kalkması ve adaletin tesis edilmesi için olduğunu söyledi.
“Biz Çalışacağız, Sonuçtan Sorumlu Değiliz”
Konuşmasında kader ve sorumluluk ilişkisine de değinen Asiltürk, insanın sonucundan değil, gayretinden mesul olduğunu vurguladı. “Biz çalışacağız, kazanacak gibi çalışacağız. ‘Nasıl olsa kazanamayız’ diyerek yapılan her iş boşa gider” diyen Asiltürk, teşkilatlarda zaman zaman oluşan rehavet havasına dikkat çekti. Sadece toplantılara katılmanın görev yapmak anlamına gelmediğini belirten Asiltürk, “Görev, bu işin olması için çalışmaktır. Olmayacağını düşünerek yapılan hiçbir çalışma ibadet de değildir, görev de değildir” ifadelerini kullandı.
Cihat Tanımı ve Siyasi Mücadele
Doç. Dr. Murad Asiltürk, konuşmasının önemli bir bölümünü “cihat” kavramına ayırdı. Cihadın yanlış anlatıldığını ifade eden Asiltürk, “Cihat, insan ile İslam arasındaki engellerin kaldırılmasıdır. Kimseyi zorla bir inancın içine sokmak bizim görevimiz değildir” dedi. Bugün Saadet Partisi’nin yaptığı mücadelenin siyasi cihat olduğunu vurgulayan Asiltürk, bunun silahla değil; siyaset, hukuk ve ahlak yoluyla yürütülen bir mücadele olduğunu söyledi.
Siyasette Üslup ve Kutuplaşma Eleştirisi
Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde Türkiye’deki siyasi dil ve kutuplaşmaya sert eleştiriler getiren Asiltürk, özellikle sürekli polemik ve kişisel hedef alma siyasetinin toplumda karşılık bulmadığını ifade etti.“Bir insanın sevdiği kişiye hakaret ederseniz, sizi dinlemez” diyen Asiltürk, Saadet Partisi’nin farkını üslubuyla ortaya koyması gerektiğini vurguladı. Sürekli başka partileri ve liderleri eleştirmek yerine, Saadet Partisi’nin kendi çözümlerini, kendi projelerini anlatması gerektiğini söyledi.
“Biz Muhalefet Partisi Değiliz”
Saadet Partisi’nin klasik anlamda bir muhalefet partisi olmadığını ifade eden Asiltürk, “İyi yapılan işe iyi deriz, yanlış yapılanı eleştiririz. Biz her şeye karşı çıkmak zorunda değiliz” dedi. Amaçlarının birilerinin kaybetmesi değil, doğrunun kazanması olduğunu vurguladı.
Teşkilatçılığın Esası: İnsana Dokunmak
Konuşmasının önemli bir bölümünde saha çalışmalarına değinen Asiltürk, siyasetin merkezinde insan olması gerektiğini belirtti. “Bir vatandaşın çocuğunu sormadan, derdiyle ilgilenmeden, sadece büyük siyasi laflar ederek sonuç alamazsınız” dedi.
Teşkilatların asli görevinin insanla bağ kurmak olduğunu vurgulayan Asiltürk, “Bir çay, bir ziyaret, bir hal hatır; bazen en güçlü propagandadan daha etkilidir” ifadelerini kullandı.
“Kendimizi Anlatalım, Kavga Etmeyelim”
Siyasette tartışma kazanmanın değil, insan kazanmanın önemli olduğunu dile getiren Asiltürk, sert dilin ve aşağılayıcı üslubun Saadet Partisi’nin ruhuna aykırı olduğunu söyledi. “Bir tartışmayı kazanayım derken, bir insanı kaybederseniz aslında kaybeden siz olursunuz” dedi.
Konuşma Uzun Alkış Aldı
Doç. Dr. Murat Asiltürk’ün konuşması, teşkilat mensupları tarafından dikkatle dinlenirken, salonda sık sık alkışlarla kesildi. Toplantı, teşkilat çalışmalarının daha etkin ve sahaya dönük yürütülmesi temennileriyle sona erdi.

































