HAMANEY NASIL ÖLDÜRÜLDÜ?
İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, ABD ve İsrail’in koordineli hava saldırısında hayatını kaybetti. Operasyonun, aylar süren istihbarat takibi ve sürpriz zamanlama değişikliği sayesinde gerçekleştirildiği öne sürüldü. İddiaya göre CIA’in İran’daki geniş casus ağı, liderlik yerleşkesindeki kritik toplantıyı tespit ederek saldırının sabah saatlerine alınmasını sağladı.
Sürpriz Saldırı: Toplantı Anında Vuruldu
İsrail savaş uçakları cumartesi sabahı saat 06.00 civarında üslerinden havalandı. Uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli mühimmat taşıyan uçaklar, yaklaşık iki saatlik uçuşun ardından Tahran saatiyle 09.40’ta dini liderlik yerleşkesini hedef aldı.
Operasyon anında Ali Hamaney’in, bazı üst düzey danışmanlarıyla görüşme halinde olduğu ve saldırıyı beklemediği bildirildi. Aynı dakikalarda İran güvenlik ve istihbarat kademesinin iki ayrı toplantısı daha hedef alındı. Üç ayrı noktaya eş zamanlı saldırı düzenlendiği aktarıldı.
CIA Aylarca İzledi
Operasyona yakın kaynaklara göre Central Intelligence Agency (CIA), aylardır Hamaney’in hareketlerini izliyor, bulunduğu yerler ve güvenlik düzenine ilişkin detaylı veriler topluyordu.
CIA’in cumartesi sabahı liderlik yerleşkesinde üst düzey toplantı yapılacağını ve Hamaney’in de burada bulunacağını “yüksek doğruluk oranlı” istihbaratla belirlediği, bu bilgilerin İsrail ile paylaşıldığı ifade edildi.
Toplantıya katıldığı belirtilen isimler arasında İran Devrim Muhafızları ve savunma kademesinin önde gelen figürlerinin bulunduğu kaydedildi. Bu çerçevede İran’ın askeri ve istihbarat yapısının üst düzey isimlerinin de hedef alındığı ileri sürüldü.
Zamanlama Son Anda Değişti
Başlangıçta gece yapılması planlanan operasyonun, toplantı bilgisinin netleşmesi üzerine sabah saatlerine alındığı bildirildi. ABD’li yetkililer, bu belirsizlik stratejisinin İran liderliğini savunmasız bıraktığını savundu.
Operasyonun planlama sürecinde diplomasinin canlı olduğu izlenimi verildiği, böylece İran tarafının olası bir saldırıya karşı alarm durumuna geçmesinin engellendiği iddia edildi.
Mar-a-Lago’dan Cenevre’ye Uzanan Süreç
Axios’un aktardığına göre operasyonun temelleri, İsrail Başbakanı **Binyamin Netanyahu’nun Aralık ayında ABD’de Donald Trump ile yaptığı görüşmede atıldı.
Başlangıçta İran’ın balistik füze kapasitesini hedef alan bir operasyon planlanırken, İran’daki protestolar ve diplomatik kriz süreci planın kapsamını genişletti.
Ocak ayı ortasında Trump’ın saldırı emrini vermeye yaklaştığı ancak son anda geri adım attığı, bunun yerine Orta Doğu’da askeri yığınak başlattığı belirtildi. Şubat başında Umman’da yapılan temaslar ve ardından Cenevre’deki nükleer görüşmeler ise diplomasi ile askeri seçeneğin birlikte yürütüldüğü bir süreç olarak aktarıldı.
Diplomasi Çöktü, Askeri Plan Devreye Girdi
ABD’li kaynaklara göre İran ile üç temel konuda uzlaşma sağlanamadı:
Nükleer zenginleştirme faaliyetleri
Balistik füze programı
Bölgesel vekil güçlere sağlanan finansman
Cenevre’deki görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından askeri seçeneğin hızla devreye alındığı ifade edildi. ABD tarafı, İran’ın tekliflerini “oyalama taktiği” olarak değerlendirdi.
Eş Zamanlı Hedefler ve Takip Saldırıları
Liderlik yerleşkesine yönelik ilk saldırının ardından, istihbarat yöneticilerinin bulunduğu noktalara takip saldırıları düzenlendiği öne sürüldü. İran’ın en üst düzey istihbarat yetkililerinden bazılarının öldürüldüğü, bir kısmının ise kaçmayı başardığı iddia edildi.
Eski İran Savunma Bakanı Ali Şemhani’nin de saldırıda hayatını kaybettiği belirtilirken, bunun İran’daki olası liderlik dengelerini doğrudan etkileyebileceği yorumları yapıldı.
Stratejik Aldatma mı?
Operasyona ilişkin değerlendirmelerde en dikkat çeken unsur, diplomasinin sürdüğü algısının korunması oldu. ABD ve İsrail’in, İranlı yetkililerin son ana kadar saldırı ihtimalini düşük görmesini sağladığı ileri sürüldü.
İsrailli bir istihbarat yetkilisi, “İranlılar Cenevre’de anlaşmaya varsalardı askeri harekât durdurulabilirdi” iddiasında bulunurken, ABD’li bir kaynak ise kararın diplomatik sürecin başarısızlığı sonrası verildiğini savundu.
Ortadoğu’da Yeni Dönem
Hamaney’in ölümü, yalnızca İran’da değil, tüm Orta Doğu’da dengeleri değiştirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. İran’ın yeni liderlik süreci, bölgesel vekil güçlerin konumu ve ABD-İsrail hattındaki askeri stratejinin nasıl şekilleneceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
Saldırının ayrıntıları ve istihbarat boyutuna ilişkin yeni bilgilerin ortaya çıkması beklenirken, operasyon şimdiden modern Ortadoğu tarihinin en çarpıcı hamlelerinden biri olarak kayda geçti.






























