Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’na ilişkin açılan davada verilen “mutlak butlan” kararının gerekçeleri netleşti. Mahkeme, kurultay sürecinde yapılan işlemlerin yalnızca usul hatası içermediğini, doğrudan kamu düzenini etkileyen ağır hukuka aykırılıklar barındırdığını belirterek, kurultayın baştan itibaren geçersiz sayılması gerektiğine hükmetti.
Karar gerekçesinde en dikkat çeken vurgu, delege iradesinin özgür biçimde oluşmadığı ve seçim sürecinin demokratik ilkelere uygun yürütülmediği yönünde oldu.
Delege İradesine Müdahale Tespiti
Mahkeme, dosyada yer alan delilleri birlikte değerlendirerek kurultay sürecinde bazı delegelerin iradesinin dış etkenlerle yönlendirildiği kanaatine ulaştı.
Bu kapsamda;
- Ceza soruşturmaları,
- Tanık beyanları,
- MASAK raporları,
- Kurum yazışmaları,
- Fezleke ve diğer belgeler
bir bütün olarak incelendi.
Değerlendirme sonucunda, bazı delegelerin oy tercihlerinin serbest irade yerine çeşitli menfaat ilişkileriyle şekillendiği yönünde ciddi bulgular olduğu ifade edildi.
Menfaat İlişkileri ve Etki İddiaları
Gerekçede en çok dikkat çeken başlıklardan biri delege davranışlarına yönelik iddialar oldu.
Mahkeme değerlendirmesine göre kurultay sürecinde:
- Bazı delegelere para verildiği,
- Belediye ve kamu kurumlarında iş vaatleri sunulduğu,
- Adaylık veya siyasi görev sözleri verildiği,
- Çeşitli maddi imkân ve desteklerin sağlandığı
yönündeki iddialar, seçim sürecinin sağlıklı işlemediğine dair önemli unsurlar olarak değerlendirildi.
Bu durumun, demokratik iradenin oluşumunu doğrudan etkileyebilecek nitelikte olduğu vurgulandı.
Gizli Oy İlkesinin İhlali
Kararın en kritik noktalarından biri de gizli oy ilkesinin ihlali oldu.
Mahkeme, bazı delegelerin oy pusulalarını fotoğraflayarak yönetime iletmek zorunda bırakıldığı yönündeki iddiaları dikkate aldı. Bu uygulamanın;
- Oy verme özgürlüğünü ortadan kaldırdığı,
- Seçim sürecini denetlenebilir hale getirdiği,
- Delegelerin baskı altında hareket etmesine yol açtığı
şeklinde değerlendirildi.
Bu nedenle seçim iradesinin “özgürce oluşmadığı” sonucuna varıldı.
Parti İçi Demokrasi ve Eşitlik İlkeleri
Gerekçede Anayasa’nın siyasi partilere ilişkin hükümleri ile Siyasi Partiler Kanunu’na da atıf yapıldı.
Mahkeme, siyasi partilerde yapılan organ seçimlerinin;
- Demokratik usullere uygun olması,
- Üyeler arasında eşitlik ilkesini gözetmesi,
- Tüzük hükümlerine bağlı kalınarak yürütülmesi
gerektiğini hatırlattı.
Ancak mevcut dosya kapsamında bu ilkelerin ihlal edildiği ve sürecin “demokratik rekabet” şartlarını taşımadığı ifade edildi.
Emredici Hukuk Kurallarına Aykırılık ve “Mutlak Butlan”
Kararın en önemli hukuki değerlendirmesi, yapılan işlemlerin yalnızca iptal edilebilir nitelikte değil, emredici hukuk kurallarına aykırı olmasıydı.
Mahkeme bu nedenle süreci “mutlak butlan” kapsamında değerlendirdi. Yani kurultay, hukuken hiç yapılmamış sayılacak derecede ağır bir sakatlık içeriyordu.
Bu durum, sadece iptal değil, işlemin baştan itibaren yok hükmünde kabul edilmesi sonucunu doğurdu.
Sonradan Yapılan Kurultaylar Geçerli Sayılmadı
Kararda ayrıca, daha sonra yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların da bu hukuki sakatlığı ortadan kaldırmadığı belirtildi.
Mahkemeye göre:
- İlk kurultay geçersiz ise,
- Sonraki tüm süreçler de bu geçersizliğe dayanıyor,
- Dolayısıyla hukuki temel oluşmamış oluyor.
Bu nedenle “sonradan düzeltme” savunması kabul edilmedi.
Eski Yönetime Dönüş Sonucu
Mahkeme, kurultayın yok hükmünde sayılması nedeniyle karar tarihinden önceki duruma dönülmesi gerektiği sonucuna ulaştı.
Bu kapsamda:
- 38. Olağan Kurultay öncesi yapının geçerli olduğu,
- Kemal Kılıçdaroğlu ve dönemin parti organlarının görevine devam etmesi gerektiği
belirtildi.
Siyasi Süreçte Yeni Dönem
Kararın ardından CHP içinde hem hukuki hem de siyasi açıdan yeni bir sürecin başlaması bekleniyor. Parti yönetiminin üst yargı yollarına başvurup başvurmayacağı, olağanüstü kurultay ihtimali ve parti içi dengelerin nasıl şekilleneceği önümüzdeki günlerin en önemli başlıkları arasında yer alıyor.
CHP Kurultayı “Mutlak Butlan” Kararı – 8 Maddede Gerekçeler
- Delege iradesinin fesada uğratıldığı tespit edildi
Mahkeme, dosyadaki deliller (tanık beyanları, MASAK raporları, soruşturmalar ve resmi belgeler) ışığında bazı delegelerin oy tercihlerinin dış etkilerle yönlendirildiği kanaatine vardı. - Menfaat karşılığı oy yönlendirme iddiaları dikkate alındı
Kurultay sürecinde bazı delegelere para, iş vaadi, belediyelerde görev sözü ve çeşitli maddi imkânlar sağlandığı iddiaları, seçim sonucunu etkileyen unsurlar olarak değerlendirildi. - Gizli oy ilkesinin ihlal edildiği belirtildi
Bazı delegelerin oy pusulalarının fotoğraflanarak paylaşılmasının istendiği, bunun seçim özgürlüğünü ortadan kaldırdığı ve iradeyi zedelediği ifade edildi. - Parti içi demokrasi ve eşitlik ilkeleri ihlal edildi
Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’na göre zorunlu olan demokratik seçim ilkeleri, eşitlik ve tüzüğe uygunluk şartlarının ihlal edildiği vurgulandı. - Emredici hukuk kurallarına aykırılık tespiti yapıldı
Yapılan usulsüzlüklerin sadece iptal sebebi değil, kamu düzenine aykırı nitelikte olduğu ve bu nedenle “mutlak butlan” kapsamında değerlendirildiği belirtildi. - Kurultayın baştan itibaren geçersiz olduğu kabul edildi
Mahkeme, 38. Olağan Kurultay’ın hukuken yok hükmünde sayılması gerektiğini ve tüm işlemlerin geçersiz olduğunu ifade etti. - Sonraki kurultayların sakatlığı gideremediği belirtildi
Daha sonra yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların, ilk kurultaydaki hukuki sakatlığı ortadan kaldırmadığı ve geçerlilik kazandırmadığı vurgulandı. - Eski yönetime dönüş kararı verildi
Kurultayın yok sayılmasıyla birlikte 4-5 Kasım 2023 öncesi duruma dönülmesine, Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki parti organlarının göreve devam etmesine hükmedildi.




























