BAKTAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım’dan çalışma hayatıyla ilgili çarpıcı tespitler

BAKTAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, “Türkiye’de çalışma hayatının en önemli sorunlarından birisi kıdem tazminatıdır. Çalışanların yüzde 80’ine yakını çok kısa süre çalışıp işyerlerinden ayrılmaktadır. Firmalar da bir kıdem tazminatı fonu ya da kaynağı ayırmadığı için işçiler çıktıklarında veya işçi çıkarttıklarında zor durumda kalmaktadır. Bu meselenin kaynağında çözülmesi gerekiyor” dedi.

BAKTAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım’dan çalışma hayatıyla ilgili çarpıcı tespitler

BAKTAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, “Türkiye’de çalışma hayatının en önemli sorunlarından birisi kıdem tazminatıdır. Çalışanların yüzde 80’ine yakını çok kısa süre çalışıp işyerlerinden ayrılmaktadır. Firmalar da bir kıdem tazminatı fonu ya da kaynağı ayırmadığı için işçiler çıktıklarında veya işçi çıkarttıklarında zor durumda kalmaktadır. Bu meselenin kaynağında çözülmesi gerekiyor” dedi.

BAKTAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım’dan çalışma hayatıyla ilgili çarpıcı tespitler
12 Kasım 2021 - 23:24

Türkiye’de çalışma hayatında en önemli sorunlardan birisinin, işçilerin kısa süre çalıştıkları işyerlerinden ayrılırken patronlarıyla yaşadıkları tazminat problemleri olduğunu dile getiren BAKTAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, “Türkiye’de çalışma hayatının en önemli sorunlarından birisi kıdem tazminatıdır. Çalışanların yüzde 80’ine yakını çok kısa süre çalışıp işyerlerinden ayrılmaktadır. Firmalar da bir kıdem tazminatı fonu ya da kaynağı ayırmadığı için işçiler çıktıklarında veya işçi çıkarttıklarında zor durumda kalmaktadır. Yargının en büyük iş yükü bu konuda yaşanmaktadır. Son dönemde arabulucu şartı getirilse de iş mahkemeleri yine en çok tazminat ve işe geri dönüş davalarıyla meşgul olmaktadır. Bu sürdürülemez sorunun mutlaka çözümü gerekiyor. Hem kısa süre çalışan hem de tazminatlarını isteyenler işverenleri çok zor durumda bırakmaktadır. Çalışanlar tazminat davalarının lehlerine sonuçlanacağına emin oldukları için üstüne üstlük kendilerini çalıştıkları işyerinin patronu gibi de görmeye başlamaktadır. “Çıkarırsa çıkarsın. Ya da ben çıkar giderim, ne kadar çalıştıysam tazminatımı cebime koyarım” diye düşünmektedirler. İşverenler bir bakıma işçilerin şantajına maruz kalmaktadırlar. Bugün İş Mahkemelerindeki işçi-çalışan davalarının neredeyse yüzde 99’u işçi lehine sonuçlanmaktadır. Bu sebeple işverenler haklı oldukları davalarda bile mahkemelere gitmekten, hakim karşısına çıkmaktan korkar hale gelmişlerdir. Bu bağlamda işverenlerin de “adaletin terazisine” güveneceği, hakimlerimizin adil yargılamayı sağlayarak işverenlerimize de hak vereceği bir boyut getirilmesi gerekmektedir.  Bizim kıdem tazminatı konusunda önereceğimiz formül bu işin kaynağında çözülmesidir. Hükümetimizin tüm çalışanların maaşlarında görünecek şekilde, SGK primlerine ek prim ekleyerek bu sorunu çözmesi mümkündür. Ne kadar süre çalışırsa çalışsın, çalışanlar, tazminatlarını maaşlarına yansıyan bu primle alacakları için hiç kimsenin başının ağrımayacağı bir formül bulunmuş olur. Hiçbir çalışan ne arabulucuya ne de mahkemelere koşmaz” tespitini yaptı. Bu konuda geçmiş dönemde bir çalışma yapıldığını Kıdem Tazminatı Fonu’nun gündeme geldiğini, ama bunun farklı bir algı oluşturduğunu vurgulayan Yıldırım, “İşçiler ve sendikalar buna karşı çıktılar. Biz ödemeyi yapacağız, bunu birileri kullanacak. Bizim elimize hiçbir geçmeyecek gibi bir algı oluştu. Bizim önerimiz ise başka. İşi kaynağında çözecek bir formül” ifadelerini kullandı.

Asgari ücret makul olmalı, enflasyonu tetiklememeli

Diğer yandan ülkemizde çalışma barışında yaşanan en büyük diğer problemin asgari ücret olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Her yılbaşına doğru asgari ücretteki artış gündeme getiriliyor. Yapılacak zam üzerinde herkes akıl yürütüyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı farklı, Sendikalar  farklı açıklamalar yapıyor. Asgari ücret elbette geçinilebilecek bir ücret olarak belirlenmeli. Ama makul ölçüler çerçevesinde. Ülkemizde üç çalışanı olan işletme de vardır, binlerce çalışanı olan da. Asgari ücretin işletmelerin maliyet yükünü artıracak bir boyuta çıkarılması, ürünlerin fiyatlarına otomatik olarak yansıyacaktır. Bu da ülkemizde sürekli artan ve kronikleşen enflasyonun daha da yükselmesi anlamına gelecektir. İşçilerinin maaşlarını çıkarabilmek için firmaların ürünlerine zam yapmasını elbette kaçınılmaz olarak kabul etmemiz gerekiyor” diye konuştu.
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum