Ayasofya Kebîr Cami-i Şerîfi Hakkında Bilinenmeyen Sırlar

1500 yıllık bir tarih barındıran, dünyanın en önemli şaheserlerinden Ayasofya, hiç şüphesiz İstanbul'un en önemli yapılarındandır. Ayasofya efsaneleri ise yüzyıllar içinde kulaktan kulağa yayıldıkça yayıldı. 

Ayasofya Kebîr Cami-i Şerîfi Hakkında Bilinenmeyen Sırlar

1500 yıllık bir tarih barındıran, dünyanın en önemli şaheserlerinden Ayasofya, hiç şüphesiz İstanbul'un en önemli yapılarındandır. Ayasofya efsaneleri ise yüzyıllar içinde kulaktan kulağa yayıldıkça yayıldı. 

Ayasofya Kebîr Cami-i Şerîfi Hakkında Bilinenmeyen Sırlar
02 Ağustos 2020 - 16:17

Son günlerde gündemden düşmeyen Ayasofya'da bugün itibarıyla ilk namaz kılındı. Artık kayıtlara ismi Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfi olarak geçti.



İstanbul'un fethi ile Türk topraklarına geçen Ayasofya 86 yıl sonra tekrar ibadete açıldı. Mimarı ve tarihi açıdan çok önemli olan güzeller güzeli Ayasofya içinde yüzlerce yıldır bilinmeyen sırlar barındırıyor.

1. Ayasofya'yı bekleyen melek
Ayasofya'nın inşaatında çalışan ustalar bir gün yemeğe giderken araç gereçlerini genç bir işçiye emanet etmiş. Bir süre sonra, inşaat alanında ortaya çıkan kişi gence "İş çok uzun süre bırakıldı, artık ustaları çağırmalısın" deyince delikanlı, "Araç ve gereçleri bırakıp gidemem" demiş. Bilinmez kişi de, "Sen gelene kadar onları korurum, buradan bir yere ayrılmam" diye cevap vermiş. Delikanlı durumu ustalara anlatınca, İmparator delikanlıya gördüğü adamla ilgili sorular sormuş ve bunun bir melek olduğuna inanarak delikanlıyı başka bir memlekete göndermiş ki kıyamete kadar melek Ayasofya'yı bekleyip korusun!
2. Tılsımlı kapılar
Efsaneye göre Ayasofya'nın toplam 361 kapısı var fakat bu kapılardan 101'i büyük ve tılsımlı. Çünkü ne zaman bu kapılar sayılsa fazladan bir kapı daha ortaya çıkıyormuş.
3. Hz. İsa'nın Kutsal Emanetleri
www.flickr.com
İmparator, Hıristiyan söylemine göre Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği haç ve Hz. İsa'yı çarmıha gerdiklerinde kullanılan çivileri Kudüs'ten getirtip Ayasofya'nın gizli bölümlerinden birinde saklatmış. Kutsal Emanetleri Ayasofya'ya saklamalarının sebebiyse Hz. İsa'nın 40 bin yıl sonra dünyada Ayasofya'ya inecek olmasıymış.
4. Kıyamet tarihi
Binanın güney yönündeki kapıdan girince, üçüncü sırada bulunan sütunun üzerine Hz. Hızır'ın kıyametin kopacağı tarihi yazdığı söyleniyor. Sütunda "On sekizinde yevm-i Pazar, sene 1038" yazılı.
5. Şeytan Ayasofya'da hapis
İstanbul'un fethinin ardından Fatih Sultan Mehmet Ayasofya'nın camiye çevrilmesini emredince Akşemsettin'i de bu işten sorumlu tutmuş. İşçiler cuma namazına yetiştirmek için çabalasa da şeytan Ayasofya'nın cami olmasını istemediği için işçilere her türlü vesveseyi veriyormuş. Akşemsettin bu durumu anlayınca secdeye kapanıp dua etmiş. Duasını kabul eden Allah, şeytanı Ayasofya'daki bir mermere hapsetmiş.
6. Ayasofya'nın kıbleye çevrilmesi
Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettikten sonra ilk cuma namazını Ayasofya'da kılacakmış. İmamlığa geçtiğinde ilk iki tekbirde namazı bozmuş, üçüncüde tekbir getirmiş ve ilk cuma namazını kıldırabilmiş. Bunun nedenini merak eden ahali sorunca Fatih Sultan Mehmet: "İstedim ki namaz sırasında bana ve bütün cemaate Kabe görünsün! Bu niyetle birinci ve ikinci tekbirlerde Kabe görünmeyince namazı bozdum, ancak üçüncü tekbirde gözlerimin önüne geldi" demiş. Cemaat bunun sebebini Akşemsettin'e sorduğunda o şunları söylemiş: "Hz. Hızır saf tutmak için gelirken Terler Direğ'e parmağını soktu ve Ayasofya'nın yönünü kıbleye doğru çevirdi. Ondan sonra da namaza durdu. Böylece padişah üçüncü kez tekbir getirdikten sonra Kabe'yi tam karşısında gördü."
7. Hz. Meryem'in gözyaşlarıyla delinen sütun

Ayasofya'nın içindeki Ağlayan Sütun, Meryem Ana'nın evindeki bir sütunmuş. Bir gün Meryem Ana'ya, Hz. İsa'nın yakalandığını ve kendisine işkence edildiğini söylemişler. Hz. Meryem, onun işkence görmesine dayanamamış ve gözyaşlarına boğulmuş, gözyaşı damlalarından biri yaslandığı bu sütunu kezzap gibi eritmiş. Ayasofya yapılırken de kilisenin kutsanması için imparator bu sütunu Meryem Ana'nın evinden getirerek Ayasofya'ya diktirmiş. Bu nedenle taş kutsal olarak görülüyor. Herhangi bir dileği olanlar bu sütundaki Meryem Ana'nın gözyaşıyla oluşan deliğe parmaklarını sokup çeviriyor ve dilek diliyor.
8. Kutsal Kase ile kaybolan papaz
İstanbul fethedildiği sırada Ayasofya'ya bir papaz vaaz vermekteymiş. Papaz kutsal çanağın Müslümanların eline geçmesini istemediği için Kutsal Kase ile bir kapıdan geçip gitmiş. Kapı da kapanmış. Ama Müslümanlar papazın oradan geçtiğini görmüş. Papazın gözden kaybolduğu yere vardıklarında dümdüz bir duvarla karşılaşmışlar. Efsaneye göre papaz hâlâ Kutsal Kase ile birlikte beklermiş orada. Bir gün İstanbul geri alındığında kapı açılacak ve papaz çıkıp vaaza devam edecekmiş.
9. Ayasofya'daki levhaların sırrı

Ayasofya camiye çevrilirken bu mabedin bir İslam mabedine dönüşmesini sağlamak için yapıya pek çok İslami motif eklenmiş. Bunlardan biri Ayasofya'nın kubbesine yazılı olan "Allah, göklerin ve yerin nurudur" ayeti. Allah, Hz. Muhammed ve dört büyük halifenin isimleri de levhalara yazılarak asılmış. Cumhuriyet döneminde Ayasofya camiden müzeye çevrileceği zaman bu levhaları çıkarmak istemişler ama çok çabalamalarına rağmen çıkaramamışlar. Zaten bu levhalar, Ayasofya'dan çıkarılamasın, yapı yeniden kiliseye dönüştürülmesin diye cami içerisinde, giriş kapılarından daha büyük olarak yapılmış.
10. Tavadan sıçrayan balıklar

Ayasofya'da İmparator Kapısı'nın önünde bir balık figürü var. Söylenceye göre Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u kuşattığı sırada Ayasofya'daki papazlar bu kapının yanında balık kızartıyormuş. Tavada kızaran balıklar, İstanbul'un fethedileceğini anlayınca isyan etmiş ve kızgın yağın içerisinden fırlayıp taş kesilmiş.

11- Deisis Mozaiğindeki Sır
Mozaikleri ile göz dolduran Ayasofya’ya, 1264 yılında bir Deisis Mozaiği yapılıyor. Bu mozaikte yer alan Hz. İsa figürünün ise gerçekten İsa olmadığı söyleniyor. Bunun sebebi ise mozaikte yer alan İsa figürünün sağ kaşı üzerinde yer alan yara izi. Yara izi 11 sayısını işaret ediyor ve bu izin aslında Pisagorcu Tarikat Üyesi Apollon’a ait olduğu biliniyor. “Peki mozaikte neden Apollon var” derseniz cevabı basit: Zorla Hıristiyanlaştırılan Paganlar, mozaiğe İsa figürü yapıyor görünseler de aslında Apollon’u resmediyorlar.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum