ABD merkezli The Wall Street Journal tarafından aktarılan bilgilere göre, Amerikan istihbaratının İran’ın askeri kapasitesine ilişkin hazırladığı değerlendirme, dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu.
Raporda, yoğun saldırılara rağmen Tahran yönetiminin askeri gücünü tamamen kaybetmediği, özellikle füze kapasitesi açısından hâlâ ciddi bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. ABD ve İsrail operasyonlarının ardından İran’ın zayıfladığı ancak “bitirilmediği” vurgulandı.
“Zayıfladılar Ama Bitmediler” Değerlendirmesi
ABD istihbaratına göre İran, son dönemdeki saldırılar sonucunda önemli kayıplar verdi. Ancak buna rağmen ülkenin elinde hâlâ binlerce balistik füze bulunduğu ve bu sistemlerin aktif şekilde kullanılabileceği belirtildi.
Yetkililer, yer altı depolarında saklanan füze sistemlerinin gerektiğinde hızlı şekilde devreye alınabileceğine dikkat çekerek, İran’ın askeri anlamda hâlâ güçlü bir aktör olduğunu ifade etti. Raporda yer alan “İran’ın binlerce füzesi var, yenilmekten çok uzaklar” değerlendirmesi, bölgedeki dengeler açısından kritik bir uyarı olarak yorumlandı.
Trump Yönetiminin Açıklamalarıyla Çelişki
Donald Trump döneminde yapılan açıklamalarla istihbarat raporları arasında dikkat çeken bir farklılık bulunuyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran’ın füze programının büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini savunmuştu.
Ancak son istihbarat değerlendirmeleri, İran’ın askeri kapasitesinin önemli bir bölümünü yeniden toparlayabilecek durumda olduğunu ortaya koyuyor. Yetkililer, füze rampalarının büyük kısmının hasar gördüğünü ancak kalan sistemlerin onarılabilir olduğunu belirtiyor.
Envanter Yarıya Düştü, Tehdit Sürüyor
ABD ve İsrailli kaynaklara göre İran’ın füze envanteri savaş sürecinde yaklaşık yarı yarıya azaldı. Buna rağmen yer altı tesislerinde saklanan binlerce kısa ve orta menzilli füzenin hâlâ kullanılabilir olduğu ifade ediliyor.
İsrailli yetkililer, İran’ın savaş öncesinde sahip olduğu yaklaşık 2.500 orta menzilli füzeden 1.000’den fazlasının halen aktif envanterde bulunduğunu aktardı. Bu durum, bölgedeki askeri riskin devam ettiğini gösteriyor.
İHA Gücü Azaldı, Yeni Tedarik Gündemde
ABD’li yetkililer, İran’ın insansız hava aracı (İHA) kapasitesinin önemli ölçüde zayıfladığını ve üretim tesislerinin hedef alındığını belirtiyor. Ancak Tahran yönetiminin, özellikle Rusya gibi ülkelerden yeni sistemler temin edebileceği ihtimali gündemde.
Ayrıca İran’ın elinde sınırlı sayıda seyir füzesi bulunduğu ve olası bir gerilimde bu silahların Basra Körfezi’ndeki hedeflere yönlendirilebileceği değerlendiriliyor.
Uzmanlardan Kritik Uyarı
Eski Central Intelligence Agency analisti Kenneth Pollack, İran’ın askeri kapasitesine ilişkin yaptığı değerlendirmede dikkat çeken ifadeler kullandı:
“İranlılar, yenilik yapma ve güçlerini hızla yeniden yapılandırma konusunda olağanüstü bir yetenek sergilediler. İsrailliler dışında Ortadoğu’daki çoğu ordudan çok daha zorlu bir rakipler.”
Analistler, İran’ın kısa vadede eski kapasitesine ulaşmasının zor olduğunu ancak tamamen etkisiz hale getirilemediğini vurguluyor.
Hava Saldırıları Sınırlı Etki Yarattı
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının büyük bölümünün hava saldırılarıyla gerçekleştirildiği, ancak bu saldırıların beklenen etkiyi tam anlamıyla yaratmadığı ifade ediliyor.
İran’ın füze sistemlerini dağların derinliklerine inşa edilen yer altı tesislerinde saklaması, bu saldırıların etkisini sınırlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle tünel sistemlerinin hedef alınmasına rağmen, bu yapıların tamamen imha edilmesinin oldukça zor olduğu belirtiliyor.
“Kaybetmedikleri Sürece Kazanıyorlar”
Center for Strategic and International Studies uzmanlarından Jon Alterman ise İran’ın mevcut durumunu şu sözlerle özetledi:
“İran, önceki kapasitesinin küçük bir kısmıyla bile Körfez’de etkili olmayı sürdürebilir. Her gün kaybetmedikleri takdirde kazanıyorlar.”

































