Yer Altındaki Tesislere Sığınak Delici Bombalarla Saldırı
Saldırılarda sıradan mühimmat değil, yalnızca B-2 tipi uçaklarla taşınabilen ve yer altındaki yüksek güvenlikli yapıları imha edebilecek sığınak delici bombalar kullanıldı. ABD’nin bu düzeyde özel mühimmat tercih etmesi, operasyonun hedefinin yalnızca caydırıcılık değil, nükleer altyapının kalıcı olarak yok edilmesi olduğunu ortaya koyuyor.
İran’dan Anında Misilleme: İsrail’e Füze Yağmuru
Saldırının hemen ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu, “Gerçek Vaat-3 Harekatı” kapsamında İsrail’e 40 balistik füze fırlattığını açıkladı. Operasyonda çok başlıklı Hayberşıken füzeleri ilk kez kullanıldı. İran, hedefler arasında Ben Gurion Havalimanı, biyolojik araştırma merkezleri ve komuta-kontrol üslerinin yer aldığını belirtti.
Uzmanlar Uyarıyor: ‘Sıradan Bir Çatışma Değil’
Gelişmeleri değerlendiren Özel Harp Uzmanı Mitat Ferhat Dur, ABD’nin saldırısında kullanılan mühimmatın “özel olarak sığınakları hedef alacak şekilde tasarlandığını” ifade etti. İran’ın ise elindeki en stratejik balistik silah olan Hayberşıken füzeleriyle İsrail hava savunma sistemini zorladığını vurguladı.
Prof. Dr. Caşın: ‘Artık Masa Devrilmiştir, Bu Bir Savaş İlanıdır’
Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, ABD’nin saldırısının ardından diplomasi ihtimalinin tamamen sona erdiğini belirtti.
“Masa devrilmiştir ve deviren Trump’tır. İran, BM Anlaşması’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını kullanıyor. Bu fiili bir savaştır.”
Caşın, bu çatışmanın sadece iki ülkeyi değil, bölgesel ve küresel dengeleri etkileyecek büyüklükte olduğunu vurgularken, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının petrol fiyatlarını 200 dolar seviyelerine taşıyabileceği uyarısında bulundu.
Zorlama Diplomasisi ve Masaya Dönme İsteği
Mitat Ferhat Dur ise ABD’nin askeri müdahaleyle İran’ı barışa zorladığını belirterek bunun doğrudan bir “zorlama diplomasisi” örneği olduğunu söyledi.
“Trump ‘artık masaya dönelim’ diyor ama bunu silahların gölgesinde, kendi kurallarıyla yapmak istiyor.”
Rusya ve Çin Ne Yapacak?
Krizde Rusya ve Çin’in tutumu da merak konusu. Mitat Ferhat Dur, Rusya’nın Ukrayna Savaşı’na odaklandığını ve İran krizinde sahada belirleyici bir rol üstlenmesinin zor olduğunu ifade etti. Çin’in ise Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol akışı nedeniyle gerilimin büyümemesi için temkinli davranacağını ve çatışmayı tırmandıracak adımlardan uzak duracağını belirtti.
Bölgesel Sınırların Ötesinde Bir Kırılma Anı
ABD-İran gerilimi artık diplomatik söylemden çıkıp askeri karşılaşmaya dönüştü. Saldırılar ve misillemeler, sadece bölgesel güvenliği değil, küresel enerji arzı, ticaret dengeleri ve jeopolitik ittifakları da doğrudan etkileyecek. Uzmanlara göre bu kriz, 21. yüzyılın en kritik güvenlik sınavlarından biri olabilir.
































