Bekin’in önergesinde yer alan en dikkat çeken konulardan biri, zeytinlik alanlar ile birlikte özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, sulak alanlar ve kültürel SİT alanlarının da madencilik faaliyetlerine açılmasını öngören yasa maddeleri oldu. Teklif kapsamında, bu alanlarda yapılacak madencilik ve enerji projeleri için Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) tek başına yetkilendirilmesi öngörülüyor. Bekin’e göre, dört ay içinde ilgili kurumlardan yanıt gelmemesi durumunda, ruhsatın verilmiş sayılması doğrudan doğa tahribatını hızlandırma riski taşıyor.
"Zeytinlikler, Türkiye’nin Ekonomik ve Ekolojik Mirasıdır"
Bekin, Türkiye'nin dünya zeytin üretiminde ilk üçte yer aldığını ve yaklaşık 205 milyon zeytin ağacına sahip olduğunu vurgulayarak, getirilen yasa teklifinin tarım, çevre ve kırsal yaşam açısından ciddi tehlikeler barındırdığını dile getirdi. Bekin, "Zeytinliklerin taşınması mümkün görülse de ekosistemin bütünlüğü bozulduğunda verimlilik geri kazanılamaz" diyerek uyarıda bulundu.
Madencilikte Yabancı Etkisi de Gündemde
Soru önergesinde yer alan bir diğer önemli başlık ise Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı madencilik şirketlerinin sayısı, faaliyet alanları, ortaklık yapıları ve denetim süreçlerine ilişkin bilgiler oldu. Bekin, bu şirketlerin hangi ülkelerden geldiği, kar oranları ve yerli ortaklarının kimler olduğu gibi bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtti.
Sahada Depolanan Toprak, Çekilen Su: Tarım Yok Oluyor
Bekin, özellikle linyit gibi açık ocak işletmelerinde uygulanan yöntemlerin tarım arazilerine zarar verdiğini, üst toprağın sıyrılarak başka bir alana depolanmasının verimliliği düşürdüğünü ifade etti. Ayrıca sahaların susuzlaştırılması sonucu sulu tarımın imkânsız hale geldiğini belirtti.
Kaçak Madenlere Af Gibi Düzenleme
Önergede ayrıca ruhsatsız enerji yatırımlarının, bazı belgeler olmadan faaliyet gösterebilmesine olanak sağlayacak düzenlemelere de dikkat çekildi. Bu durumun, mevcut cezaların ve yıkım kararlarının uygulanmayacağı anlamına geldiği ifade edildi.
Bekin'in Bakanlığa Yönelttiği Başlıca Sorular Şöyle:
Torba yasa teklifi çalışmasında Bakanlığın görüşü alınmış mıdır?
Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı sermayeli madencilik şirketlerinin sayısı, ortaklık yapısı ve üretim verileri nelerdir?
ÇED süreçleri uluslararası standartlara uygun mu?
Mevzuata aykırı madencilik faaliyetlerine karşı hangi yaptırımlar uygulanmaktadır?
Su kaynakları ve çevre üzerindeki etkilerin azaltılması için ne tür önlemler alınmaktadır?
Doğan Bekin’in önergesiyle birlikte kamuoyunun, çevre ve enerji politikalarının geleceği konusunda daha fazla bilgi ve şeffaflık talebi de artmış durumda. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın vereceği yanıt merakla bekleniyor.
BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa’nın 98. ve Türkiye
Büyük Millet Meclisi içtüzüğünün 96’ncı maddeleri gereğince saygılarımla talep ederim.Geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar,
Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nda görüşülen zeytinlik alanların madencilik faaliyetlerine
açılması öngören torba kanunun teklifi çalışması kamuoyunda büyük tepki çekmiştir. Meclise
sunulan enerji alanındaki bu torba yasa teklifi, zeytinliklerin yanı sıra özel çevre koruma
bölgeleri, milli parklar, sulak alanlar, yaban hayatı koruma sahaları ve kültürel SİT alanlarını
da kapsamaktadır. Teklife göre bu alanlarda yürütülecek madencilik ve enerji projeleri için
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) yetkilendirilmekte olup MAPEG’in ilgili
kurumlardan ruhsat için görüş istemesi yeterli olacağı eğer dört ay içinde yanıt alınamazsa,
ruhsat verilmiş sayılacağı öngörülmektedir. Diğer bir değişle yeni düzenleme, ruhsat sahibi
şirketlere “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED)” sürecinde kolaylıklar tanımaktadır.
Şirketler, ÇED süreci sırasında diğer yasal izinleri de alabileceği ileri sürülmektedir. Bu
durumun, çevre örgütlerince göre doğa tahribatını hızlandırma riski taşıdığı ifadeedilmektedir. Yasa teklifinde yer alan bir diğer dikkat çekici madde ise kaçak madenleri
kapsamaktadır. Buna göre yapı ruhsatı bulunmadan faaliyete başlayan enerji yatırımlarında
bazı belgelerin istenmeyeceği ve bu süre içerisinde mevcut üretim sürecinin devam edeceği
düşüncesidir. Böylece daha önce verilen cezalar ve yıkım kararları da bu süreçte
uygulanmayacağı öngörülmektedir. Teklif ayrıca stratejik ve kritik maden sahalarında acele
kamulaştırma yapılmasına imkan sağlayacaktır. Bu yasa teklifi ile zeytinliklerde ve koruma
altındaki alanlarda madencilik faaliyetlerinin yasal hale gelmesi amaçlanmaktadır. Ancak
unutmamak gerekir ki Türkiye zeytincilik alanında önemli bir ülke konumundadır. Ülkemizde
şu an yaklaşık 205 milyon zeytin ağacı mevcuttur. Türkiye zeytin üretiminde dünyada ilk üç
içerisinde yer almaktadır. Ülkemiz zeytinyağını birçok Avrupa ülkesi başta olmak üzere
yaklaşık 101 ülkeye ihraç etmektedir. Bir önceki yılın verilerine göre ihracat rakamı 323
milyon dolardır. Zeytin ağaçları, özellikle de yüzlerce yıl boyunca yetişmiş olan kadim
zeytinlikler, taşıması veya başka yerlere dikilmesi öngörülse de ekosistemin bütünlüğü ve
ağaçların verimliliği geri kazanılamaya bilmektedir. Türkiye’de özellikle linyit başta olmak
üzere madencilik faaliyetleri genellikle açık ocak işletmelerde yapılmakta olup bu maden
alanlarında tarım yapılan üst toprak sıyrılıp başka bir arazi üzerinde depolanması
gerekmektedir. Depolama işlemiyle tarımsal alanda ilk tahribat bu şekilde gerçekleşmiş
olmaktadır. Yalnızca bu tahribatla sınırlı kalmayan maden ocaklarında cevherin güvenli
şekilde çıkartılması için sahanın susuzlaştırılması gerekmektedir. Sahanın susuzlaştırılması, o
sahada var olan tüm suyun çekilip başka bir yere boşaltılması anlamına da geldiği için suyun
sahadan uzaklaştırılmasıyla sulu tarım yapma imkanı da ortadan kalkmış olacaktır. Bu kanun
teklifinin sadece zeytinliklere değil, Türkiye’nin tarımsal yapısına, çevresine ve kırsal
yaşamına da ciddi zararlar vereceği çok açıktır.
Bu bağlamda;
1- Madencilik faaliyetlerine yönelik öngören torba kanunun teklifi çalışması esnasında
Bakanlığınız görüşü alınmış mıdır? Alınmış ise görüşünüz ne yöndedir?
2- Ülkemizde Bakanlığınızdan gerekli izinleri almış ve ilgili denetimlere tabi madencilik
faaliyetleri yürüten kaç yabancı sermayeli şirket bulunmaktadır? Bu şirketlerin sermaye veortaklık yapıları, hangi ülkelerden geldikleri ve faaliyet alanları (altın, bakır, bor vb.) nelerdir?
Bu şirketlerin yerli ortakları var mıdır? Varsa kimlerdir?3- Ülkemizde madencilik faaliyetlerini yürüten yabancı şirketlerin yıllık üretim miktarları ve
kar oranları hakkında detaylı veriler var mıdır? Bu veriler düzenli olarak denetlenmekte
midir?
4- Son beş yıl içinde, mevzuata aykırı faaliyet yürüten madencilik şirketi tespit edilmiş midir?
Tespit edilmiş ise hangi idari ve hukuki yaptırımlar uygulanmıştır?
5- Maden alanlarında maden arama ve çıkarma işlemleri sırasında meydana gelecek
değişikliklerin olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması amacıyla bölgenin sosyo-ekonomik,
tarım ve çevre koşulları dikkate alınarak ilgili Bakanlıklar ile birlikte yürüttüğünüz
çalışmalarınız var mıdır? Varsa bu çalışmalar nelerdir?
6- Madencilik faaliyetine başlanılması düşünülen yerlerde önceden detaylı envanter
çalışmaları yapılmakta mıdır? Türkiye'deki madencilik mevzuatı ve çevresel etki
değerlendirme (ÇED) süreçleri, uluslararası kabul görmüş en yüksek standartlara uygun
mudur? Uygun değilse, bu farklılıkların nedenleri nelerdir ve giderilmesi için hangi adımlar
atılmaktadır?
7- ÇED raporunun yan ısıra faaliyet sahibinden doğaya vereceği zararı en aza indirmek için
ek tedbirler alınmasına yönelik bir planlama yapılmakta mıdır? Faaliyet sahibi firmalar
Bakanlığınızca yer yıl kamuoyunu bilgilendirecek şekilde denetlemeler yapılmakta mıdır?
8- Madencilik faaliyetlerinin yeraltı suları, dereler, göller gibi su kaynakları üzerindeki
etkilerine karşı Bakanlığınız ve ilgili Bakanlıklar ile ortak yürüttüğünüz çalışmalar var mıdır?
Bu konuda alınan önlemler nelerdir? Madencilik faaliyetlerinde kullanılan su miktarının
azaltılması ve suyun geri dönüşümü için ne gibi çalışmalar yapılmaktadır? Doğan BEKİN
İstanbul Milletvekili

































