• İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • DÜNYA
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • EĞİTİM
  • SAĞLIK
  • OTOMOBİL
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • İSLAM
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR-SANAT
  • ACI GERCEKLER ANADOLU BİYOGRAFİ EMLAK AİLE ve YAŞAM BELEDİYELER RÖPORTAJ YEMEK
  • Ara
Kemal Kılıçdaroğlu:
Kemal Kılıçdaroğlu: "CHP Arınmak Zorunda Olan Bir Partidir"
Küçükçekmece'de Altyapı Alarmı: Su Borusu Patladı, Vatandaş Tepkili
Küçükçekmece'de Altyapı Alarmı: Su Borusu Patladı, Vatandaş Tepkili
Ülkücü Hareket Küçükçekmece'de Sahaya İniyor! Ekrem Sarısoy Yeni Dönemi Açıkladı
Ülkücü Hareket Küçükçekmece'de Sahaya İniyor! Ekrem Sarısoy Yeni Dönemi Açıkladı
Ozanların Kültür Çağrısı:
Ozanların Kültür Çağrısı: "Bize Destek Verin, Anadolu Türküleri Yaşamaya Devam Etsin"
Bursa'da Kan Donduran Cinayet! Komşusunu Öldürmeden Önce Selfie Çekti, Boğazını Kesti
Bursa'da Kan Donduran Cinayet! Komşusunu Öldürmeden Önce Selfie Çekti, Boğazını Kesti
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu'ndan Yeni Parti'ye Destek:
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu'ndan Yeni Parti'ye Destek: "Sizinleyiz Özgür Özel"
Adalet Bakanı Akın Gürlek:
Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Asrın Felaketine Karşı Asrın Dayanışması Ortaya Konuldu"
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ayasofya'nın Dirilişi Mübarek Olsun" Ayasofya'nın Yeniden İbadete Açılışının 6. Yılı Kutlandı
İSKİ'nin Saatler Süren Su Kesintisi Küçükçekmece'yi Çileden Çıkardı! Verilen Saatler Tutmadı, Vatandaş Bir Gün Boyunca Mağdur Oldu
İSKİ'nin Saatler Süren Su Kesintisi Küçükçekmece'yi Çileden Çıkardı! Verilen Saatler Tutmadı, Vatandaş Bir Gün Boyunca Mağdur Oldu
Meclis'te Kartlar Yeniden Dağıtılıyor:
Meclis'te Kartlar Yeniden Dağıtılıyor: "Yeni Parti" Resmen Kuruldu!
CHP'de Tarihi Ayrılık! Özgür Özel ve 91 Milletvekili İstifa Etti, Yeni Parti Resmen Kuruluyor
CHP'de Tarihi Ayrılık! Özgür Özel ve 91 Milletvekili İstifa Etti, Yeni Parti Resmen Kuruluyor
Küçükçekmece'de Gözler Hem Siyasette Hem Belediyecilik Hizmetlerinde
Küçükçekmece'de Gözler Hem Siyasette Hem Belediyecilik Hizmetlerinde
  1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. Yalnızlık, Sigara Kadar Tehlikeli: Kronik Hastalık Riski Yüzde 26 Artıyor
SAĞLIK
Yayınlanma: 01 Eylül 2025 - 12:30

Yalnızlık, Sigara Kadar Tehlikeli: Kronik Hastalık Riski Yüzde 26 Artıyor

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yalnızlığın artık modern toplumlarda ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurguladı. Yapılan araştırmalar, kendini sosyal hayattan izole eden kişilerde kronik hastalık riskinin yüzde 26 artığını gösteriyor; bu, günde bir paket sigara içmenin vücuda verdiği zararla eşdeğer kabul ediliyor. Tarhan, özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan ve Japonya kökenli “Hikikomori” sendromunun küresel bir sorun hâline geldiğini belirtti.

SAĞLIK
01 Eylül 2025 - 12:30
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yalnızlık, Sigara Kadar Tehlikeli: Kronik Hastalık Riski Yüzde 26 Artıyor

 

Yalnızlık günde 1 paket sigara içmek kadar zarar veriyor!

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “İstatistikler 'çok yalnızım' diyen kişilerde kronik hastalık riskinin yüzde 26 daha fazla olduğunu gösteriyor.”

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Japonca kökenli bir kavram olan ‘Hikikomori’nin ‘kendini izole etme sendromu’ ya da ‘sosyal geri çekilme bozukluğu’ şeklinde tanımlanabileceğini ifade ederek, “Özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan bu durum, ilk olarak 1990’lı yıllarda Japonya’da tanımlanmış; başlangıçta Japon kültürüne özgü sanılsa da günümüzde küresel bir sorun halini almıştır.” dedi.

 "Yalnızlığın" artık somut bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Tarhan," Yapılan istatistikler, 'çok yalnızım' diyen kişilerde kronik hastalık riskinin yüzde 26 daha fazla olduğunu gösteriyor. Bu durum, günde bir paket sigara içmek kadar bedenimize hasar veriyor." diye konuştu.

Kendini eve kapatan, hatta tuvalete bile gitmekte zorlanan "Hikikomori" benzeri vakalarda da ilk olarak altta yatan biyolojik bir neden olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirten Tarhan, "Bu gençlerde öncelikle depresyon ve otizm spektrum bozukluğu gibi sosyal iletişim güçlükleri olup olmadığını tarıyoruz." dedi. 

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 'Sessiz Salgın: Hikikomori Yalnızlık Hastalığı' konusunu değerlendirdi.

Kendini eve hapsetme…

Japonca kökenli bir kavram olan ‘Hikikomori’nin "hiki" kaçınma, "komori"nin ise içe kapanma ya da kendini eve hapsetme anlamına geldiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti: “Türkçeye kavramsal olarak ‘kendini izole etme sendromu’ ya da ‘sosyal geri çekilme bozukluğu’ şeklinde çevrilebilir. Özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan bu durum, ilk olarak 1990’lı yıllarda Japonya’da tanımlanmış; başlangıçta Japon kültürüne özgü sanılsa da günümüzde küresel bir sorun halini almıştır. Hikikomori'nin temel belirtileri şöyle; kişi sosyal ortamlardan uzak durur, evden çıkmak istemez, kendini eve kapatır, sadece fiziksel olarak değil, duygusal ve zihinsel olarak da içe kapanır, sosyal etkileşimleri neredeyse sıfıra indirir; neşeli görünebilir ama içsel olarak izoledir, sanal oyunlara aşırı düşkünlük görülür, özellikle okul ve iş gibi yapısal sorumluluklardan uzak dururlar, ev tek güvenli alan haline gelir ve anne babaya bağlılık vardır, ancak bu bağ mesafeli ve çelişkilidir; aile bireylerine duygusal yakınlık göstermez ama onlardan da kopamaz.”

6 ay veya daha uzun sürdüğünde tanı konulabiliyor

Bu durum 6 ay veya daha uzun sürdüğünde tanı konulabileceğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Japonya’da geliştirilmiş 25 soruluk bir değerlendirme ölçeği vardır; Türkiye'de de 8 soruluk bir uyarlaması mevcuttur. Bu sendrom, depresyonun alt türlerinden biri olarak değerlendirilir.” dedi.

Bu çocukların genellikle aşırı korumacı anneler ve işiyle meşgul, mesafeli babaların çocukları olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Aşırı korumacılık, çocuğun sorumluluk almadan büyümesine neden olur. Küçük yaşta yeterli sorumluluk verilmeyen çocuklar, dış dünyaya karşı güvensiz hale gelir. Ayrıca bu çocukların ilgi alanlarının sınırlı olması, zihinsel gelişimlerini daraltır. Ebeveynlerin çocuğu çeşitli sosyal etkinliklere yönlendirmesi, oyun, sanat, doğa gibi çok yönlü alanlarda deneyim kazandırması çocuğun beyin gelişimini ve dayanıklılığını artırır. Sorumluluk almayan çocuklar çalışma eyleminin getirdiği tatmini de tanıyamaz. Oysa ev işlerine katkı sağlamak, bir büyüğe yardımcı olmak bile çocuğun gelişimi açısından oldukça önemlidir.” diye konuştu.

Süreç ilerledikçe okul ve akran reddi gelişiyor

Bu çocukların yetiştiği ailelerde sıklıkla sağlıklı iletişim eksikliği görüldüğünü belirten Prof. Dr. Tarhan, “Evde çatışmalar küçük bir sorundan bile büyük gerilimlere dönüşebilir. Bu durumda çocuk kendine odasında bir güvenli alan oluşturur ve zamanla sosyal izolasyonu normalleştirir. Süreç ilerledikçe okul reddi ve ardından akran reddi gelişir. Normalde 10 yaş sonrası çocuk için akran ilişkileri anne-babadan daha önemli hale gelirken, bu çocuklar akranlarından da kaçınır. Bu durum onları akran zorbalığına açık hale getirir ve yalnızlık döngüsünü derinleştirir. Nitekim Japonya ve İngiltere, yalnızlık bakanlığı kurarak bu duruma dikkat çekmiştir. Artık sadece bireysel değil, toplumsal boyutta bir sorun haline gelmiştir.” ifadesinde bulundu.

Anne babaya bağlı değil bağımlı hale geliyorlar

Bu çocukların genellikle sosyal medya ve dijital ortamlar aracılığıyla sahte bağlar kurduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Gerçek ilişkilerden uzak, yüzeysel, geçici ve yapay övgülerle tatmin olurlar. Bu sahte bağlar çocuklara sahte bir ‘değerli olma’ hissi verir. Gerçek ile sahte arasındaki farkı ayırt edemedikleri için de bu ortamları daha güvenli görürler. Anne babanın aşırı eleştirel ya da yargılayıcı tutumu, çocuğun evde bile kendini bir mahkeme salonunda gibi hissetmesine neden olur. Bu nedenle çocuk, daha çok dijital dünyada bağlantı kurmaya yönelir. İnsan bağ kurmadan yaşayamaz; çocuk da sanal bağlarla bu boşluğu doldurmaya çalışır. Ancak bu bağlar yapaydır ve yalnızlık hissini daha da derinleştirir. Yalnız kalmak zamanla bir alışkanlık haline gelir ve sahte bir huzur hissi yaratır. Bu durumun sonunda çocuk, anne babaya bağlı değil bağımlı hale gelir ve süreç ilerledikçe onları da reddetmeye başlar.” dedi.

Yalnızlık günde bir paket sigara içmek kadar hasar veriyor

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Birleşmiş Milletler'in geleceği bekleyen üç büyük küresel tehditten biri olarak ilan ettiği "yalnızlığın", artık somut bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü belirterek, "Yapılan istatistikler, 'çok yalnızım' diyen kişilerde kronik hastalık riskinin yüzde 26 daha fazla olduğunu gösteriyor. Bu durum, günde bir paket sigara içmek kadar bedenimize hasar veriyor." diye konuştu.

Modernizmin "bireyselleşme" adı altında "bencilleşmeyi" yücelterek bu küresel salgını körüklediğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, "Kalabalık yalnızlık" kavramının Türkiye'de "yılın kelimesi" seçilmesini, modernizmin "sessiz çığlığı" olarak niteledi.

Prof. Dr. Tarhan, sosyal bir varlık olan insanın, başkalarına muhtaç olmadan yaşama öğretisiyle aslında kendi doğasına aykırı bir yola itildiğini ifade etti.

Seçilmiş yalnızlık bilgelik…

Her yalnızlığın kötü olmadığını, "seçilmiş yalnızlığın" kişinin kendini tanıdığı bir "iç keşif yolculuğu" ve bilgeleşme fırsatı olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, asıl tehlikenin, bireyin istemediği halde yalnızlığa itilmesi olduğunu, bu durumun arkasında yatan bencilliği "sosyal kanser" olarak tanımladı.

"Bencil ve narsist insanlar, tıpkı bir tümör hücresi gibi sınırsız, sorumsuz ve doyumsuzdur. Vücudumuzun bu hücrelerle savaştığı gibi, toplumun da bu 'toksik' kişiliklerle mücadele etmesi gerekir." Diyen Prof. Dr. Tarhan, yalnızlığın oluşturduğu kronik stresin bağışıklık sistemini baskılayarak vücudun kendi kendini onarma mekanizmasını bozduğunu, bu küresel tehdidin bir sonraki adımının depresyon olduğunu ve çözümün, sosyal bağları güçlendirmekte yattığını ifade etti.

Kronik yalnızlık çeken kişilerin beyninde erken yıpranma oluyor

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, özellikle pandemi sonrası gençlerde artan ve okul reddi gibi sorunlarla kendini gösteren kronik yalnızlığın, beyinde somut ve ölçülebilir hasarlara yol açtığını dile getirerek, "Yapılan araştırmalar, kronik yalnızlık çeken kişilerin beyninde; bellek alanı olan hipokampus, duyguları düzenleyen anterior singulat korteks ve anlamlandırmayla ilgili bölgelerin fiziksel olarak küçüldüğünü gösteriyor. Bu durum kişileri erken yıpranmaya ve ruhsal bozukluklara karşı savunmasız bırakıyor.” ifadesinde bulundu.

Yalnızlığın yarattığı sürekli stresin, gen ifadesini bozarak vücudun "tehlike olmadığı halde tehlike var" sinyali vermesine ve tiroit gibi otoimmün hastalıklara yol açtığı uyarısında bulunan Prof. Dr. Tarhan, aile içi iletişimin zayıf olduğu, kuralların nezaketle dengelenemediği ortamlarda büyüyen gençlerin bu riske daha açık olduğunu, çözümün, çocuklara sağlıklı iletişim ve problem çözme becerilerinin öğretilmesinde yattığını vurguladı.

Yalnızlık salgınında erkekler neden daha fazla risk altında?

Yalnızlık ve sosyal izolasyon konusunda erkeklerin kadınlara göre daha büyük risk altında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bunun temelinde kadın ve erkek beyninin genetik kodlarındaki farklılıkların yattığını söyledi.

"Kadın beyni, doğuştan gelen annelik kodları nedeniyle empati ve sözel ifade becerilerinde daha gelişmiştir. Stres altında kadın, konuşarak ve sosyalleşerek çözüm ararken, erkek beyni zihinsel sığınağına çekilerek içe kapanır." Diyen Prof. Dr. Tarhan, bu temel farklılığın, erkekleri akran zorbalığına, sosyal izolasyona ve kendini eve hapsetme gibi durumlara daha yatkın hale getirdiğini belirtti.

Kendini hayata kapatan gençlerde zaman kavramının dahi bozulabileceğini, hangi ayda veya günde olduklarını unutabileceklerini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, kadınların daha sosyal genetik şifreler taşıması nedeniyle teorik olarak bu küresel yalnızlık salgınına karşı daha dirençli olmasının beklendiğini dile getirdi.

Pandemi sonrası gençlerde "sanal dünyaya hapsolma" arttı

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, özellikle pandemi sonrası gençlerde artan "sanal dünyaya hapsolma" ve yalnızlık salgınının temelinde, ailelerin çocuklarına sunduğu sınırsız konfor ve yanlış yaşam felsefesinin yattığını ifade ederek, “Aman sorun çıkarmasın diye çocuğun her istediğini yapan, evin liderliğini ona kaptıran anne-babalar, aslında ona hayatın sınırlarını öğretmiyor." diye konuştu.

Evde stres seviyesi yüksek olan çocukların, emek vermeden kolayca haz kaynaklarına ulaşılan sanal dünyayı bir "sığınak" olarak gördüğünü vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, eline "ucuz bakıcı" olarak tablet verilen ve rüyasında bile parmağıyla ekran kaydıran bebekler olduğunu, İskandinav ülkelerinin 3 yaşına kadar ekranı tamamen yasakladığını hatırlattı.

"Biz çocuklarımıza orta ve uzun vadeli hedefler sunmak yerine, sadece anlık haz ve dopamin odaklı bir hayat öğretiyoruz. '5-10 sene sonra nerede olacaksın?' sorusunu sormayan genç, para, şöhret ve alkışla dolu sanal dünyanın esiri oluyor." diyen Prof. Dr. Tarhan, ailelere çocuklarına anlam ve amaç odaklı bir hayat sunmaları çağrısında bulundu.

Sanal ortamdaki iletişimin "sosyal" değil, "sanal" 

Sanal ortamdaki iletişimin "sosyal" değil, "sanal" olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tarhan, gerçek fiziksel temasın olmadığı bu etkileşimlerin beynin sadece hayal kurmayla ilgili alanını çalıştırdığını belirtti.

"Gerçek sosyal hayatta beş duyu, motor beceriler, empati ve sosyal sınırlar öğrenilir. Sanal ortamda ise çocuk hata yapıp karşı tarafın tepkisinden ders çıkaramaz, bu yüzden sosyal sınırları öğrenemeyen bireyler yetişir." diye konuşan Prof. Dr. Tarhan, özgüveni düşük ve stresini yönetemeyen kişilerin, sahte bir onay ve sürükleyicilik sunan sanal ortamlara, özellikle de oyunlara kaçtığını ifade etti.

İnsanın "ilişkisel bir varlık" olduğunu ve sosyal olarak kendini güvende hissettiğinde beynindeki tehlike devrelerinin sustuğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, mutlulukla yalnızlık arasında doğrudan bir nedensellik bağı olduğunu söyledi.

Yalnızlığa itilen kişilerin, gerçek problemlerden kaçmak için anlık hazlara sığındığını belirten Prof. Dr. Tarhan, "Halbuki amaç ve anlam odaklı bir hayat seçseler, başlangıçta zorlansalar da orta ve uzun vadede kazanırlar. İnsan, bir bütünün ve bir anlamın parçası olmak ister; asıl mutluluk ve yalnızlığın çözümü burada yatar." diye konuştu.

Aileler negatifle savaşmak yerine, pozitifi artırmalı

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 15 yaşındaki bir gencin protestocu ve negatif tavırlarının altında genellikle ailenin "fazla sevgiyle karışık fazla müdahalesinin" yattığını ifade ederek, "10 yaşından sonra çocuğu yönetemezsiniz; ona heykeltıraş gibi şekil vermeye çalışmak yerine, hayat yolunda bir 'yol arkadaşı' olmalısınız." ifadesinde bulundu.

Buyurgan bir tavrın, özellikle özerklik duygusu gelişmiş çocuklarda tam tersi bir tepkiye ve "ters kimlik" gelişimine yol açtığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, ailelere "negatifle savaşmak" yerine, "pozitifi artırma" stratejisini önerdi.

Prof. Dr. Tarhan, "Çocuğun dünyasına girebilmek için onun ilgi alanlarından (müzik, bilgisayar, sanat) bir kapı açın. Nasihat ve konferans vermek yerine, önce çocuğun iyi yönlerini övün. Güven ilişkisi tazelendiğinde, çocuk yanlışı zaten kendiliğinden bırakacaktır." şeklinde konuştu.

Depresyon ve otizme bakılıyor

Kendini eve kapatan, hatta tuvalete bile gitmekte zorlanan "Hikikomori" benzeri vakalarda, ilk olarak altta yatan biyolojik bir neden olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Bu gençlerde öncelikle depresyon ve otizm spektrum bozukluğu gibi sosyal iletişim güçlükleri olup olmadığını tarıyoruz. Eğer nonverbal (sözel olmayan) öğrenme güçlüğü gibi sorunlar varsa, tedavi tamamen değişiyor." dedi.

Pandemi sonrası bu tür vakalarda ve ergen intihar girişimlerinde ciddi bir artış yaşandığını, daha önce nadiren ihtiyaç duyulurken şimdi ergen servislerinde yer bulmakta zorlandıklarını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, "Eğer ailede anne ve baba ortak bir dil konuşuyor, tutarlı davranıyor ve çocuklar arasında kutuplaşma yaratmıyorsa, bu gençler hızla toparlanıyor." diye konuştu.

Yalnızlık ve sosyal izolasyon yaşayan ergenlerin en temel ihtiyacının "adam yerine konmak" ve "değer verilmek" olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, ailelerin "Bugün nasılsın?" gibi basit sorular yerine, "Şunu nasıl yapalım?" diyerek onu karar süreçlerine dahil etmesinin çok önemli olduğunu söyledi.

Ancak tüm bu çabalara rağmen, bir gencin sık sık ölümle ilgili konular açması, sorular sorması veya "uzun bir yolculuğa çıkıyor" gibi bir ruh haline bürünmesinin çok ciddi bir alarm sinyali olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, "Bu durumda ailelerin vakit kaybetmeden mutlaka bir uzman desteği alması hayat kurtarıcıdır." diye sözlerini tamamladı.

# Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan
  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Çok Okunan Haberler
Gazze Dostu İspanya Dünya Şampiyonu Oldu! Tarihi Zafer Dünyada Yankı Uyandırdı
Gazze Dostu İspanya Dünya Şampiyonu Oldu! Tarihi Zafer Dünyada Yankı...
Çocuklara Moral ve Hediye: Ülkü Ocakları Karne Gününde Sahadaydı
Çocuklara Moral ve Hediye: Ülkü Ocakları Karne Gününde Sahadaydı...
Aşırı sıcaklar beyin fonksiyonlarını etkiliyor!
Aşırı sıcaklar beyin fonksiyonlarını etkiliyor!
Yazın en sevilen 6 meyvesi sağlığa da katkı sağlıyor
Yazın en sevilen 6 meyvesi sağlığa da katkı sağlıyor
Sultanbeyli'de Yeniden Refah Depremi! İlçe Başkanı ve Tüm Yönetim Toplu İstifa Etti
Sultanbeyli'de Yeniden Refah Depremi! İlçe Başkanı ve Tüm Yönetim...
Küf Solunum Sağlığını Sessizce Etkileyebiliyor
Küf Solunum Sağlığını Sessizce Etkileyebiliyor
Kadir İnanır’a Veda Töreninde Yoğunluk: Cami Avlusunda Kısa Süreli Hareketlilik
Kadir İnanır’a Veda Töreninde Yoğunluk: Cami Avlusunda Kısa Süreli...
Küçükçekmece'de Yılın Düğünü! Umut Develioğlu'nun Nikâhına Yoğun Katılım
Küçükçekmece'de Yılın Düğünü! Umut Develioğlu'nun Nikâhına...
Küçükçekmece Kemalpaşa Mahallesi’nde Yol Çalışması ve Trafik Tepkisi: Vatandaşlar Düzenleme Eksikliğine Dikkat Çekti
Küçükçekmece Kemalpaşa Mahallesi’nde Yol Çalışması ve Trafik...
Beslenmede Yeni Dönem: Zayıflama İğneleri, Yapay Zeka ve Kişiselleştirilmiş Sağlık
Beslenmede Yeni Dönem: Zayıflama İğneleri, Yapay Zeka ve Kişiselleştirilmiş...
Yaz Yolculuğu Öncesi Kritik Uyarı: Araç Sahipleri Bu Kontrolleri Mutlaka Yaptırmalı
Yaz Yolculuğu Öncesi Kritik Uyarı: Araç Sahipleri Bu Kontrolleri Mutlaka...
Samsung Galaxy A27 5G: Daha büyük ekran, daha akıllı özellikler ve akıcı performans
Samsung Galaxy A27 5G: Daha büyük ekran, daha akıllı özellikler ve...
İlginizi Çekebilir
Kene Isırığında Erken Müdahale Hayat Kurtarıyor
Kene Isırığında Erken Müdahale Hayat Kurtarıyor
Yaz sıcaklarında sofraların yıldızı karpuz ve beyaz peynir
Yaz sıcaklarında sofraların yıldızı karpuz ve beyaz peynir
Her mutsuzluk depresyon anlamına gelmez!
Her mutsuzluk depresyon anlamına gelmez!
Yüzme Sırasında Kramp Neden Girer? Uzmandan Hayat Kurtaran Uyarılar
Yüzme Sırasında Kramp Neden Girer? Uzmandan Hayat Kurtaran Uyarılar
Sıcakta dışarıda yapılan yoğun aktivite ani ölüm riskini artırabiliyor!
Sıcakta dışarıda yapılan yoğun aktivite ani ölüm riskini artırabiliyor!...
Astımlı Çocuklar İçin Yaz Rehberi: Bu 7 Hataya Dikkat!
Astımlı Çocuklar İçin Yaz Rehberi: Bu 7 Hataya Dikkat!
Beslenmede Yeni Dönem: Zayıflama İğneleri, Yapay Zeka ve Kişiselleştirilmiş Sağlık
Beslenmede Yeni Dönem: Zayıflama İğneleri, Yapay Zeka ve Kişiselleştirilmiş...
Küf Solunum Sağlığını Sessizce Etkileyebiliyor
Küf Solunum Sağlığını Sessizce Etkileyebiliyor
Aşırı sıcaklar beyin fonksiyonlarını etkiliyor!
Aşırı sıcaklar beyin fonksiyonlarını etkiliyor!
Besin hassasiyetinin temelinde anksiyete olabilir
Besin hassasiyetinin temelinde anksiyete olabilir

Ana Sayfa
DÜNYA
GÜNDEM
SİYASET
EĞİTİM
SAĞLIK
OTOMOBİL
MEDYA
EKONOMİ
İSLAM
SPOR
MAGAZİN
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR-SANAT
ACI GERCEKLER
ANADOLU
BİYOGRAFİ
EMLAK
AİLE ve YAŞAM
BELEDİYELER
RÖPORTAJ
YEMEK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Rss
  • İletişim
  • İhbar Hattı
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik İlkeleri
  • Çerez Politikası

hicrethaber com Sitemizde bulunan yazı , Video, Fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

">