Doğan Bekin’den Bakan Işıkhan’a: “Ücret Adaleti Sağlanmadan Çalışma Barışı Mümkün Değil”
İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, son günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandıran maaş artışları ve ekonomik tabloya ilişkin kapsamlı bir soru önergesi hazırlayarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Bekin, özellikle memur, emekli ve asgari ücretli çalışanların geçim sıkıntısının derinleştiğini vurgulayarak, “Tüm çalışan kesimlerin refah düzeyini artırmak devletin asli görevidir” mesajı verdi.
Enflasyon verilerinin kesinleşmesiyle memur ve memur emeklilerinin 2025 yılı ocak ayında alacağı toplam maaş artış oranının yaklaşık yüzde 17,5 seviyesinde olduğunu hatırlatan Bekin, bu oranın hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını ifade etti. Esnafın artan maliyet yükü altında ezildiğini, emeklilerin ise temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hâle geldiğini belirten Bekin, yeni yıl yaklaşırken asgari ücretin de yine yoksulluk sınırının çok altında kaldığını söyledi.
Bekin, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda üst düzey kamu yöneticilerine 30 bin TL’ye kadar seyyanen zam yapılmasını öngören teklifin kabul edilmesini de hatırlatarak, “Tüm çalışan kesimlere verilmesi gereken destek en düşük gelirliye ulaşmıyorsa burada ciddi bir hakkaniyet sorunu vardır” değerlendirmesinde bulundu.
Milletvekili Bekin, kamu çalışanları ile dar gelirliler arasındaki makasın her geçen gün açılmasının çalışma barışını tehdit ettiğini belirterek, ücret artışlarının tüm kesimleri kapsayacak şekilde adil ve dengeli biçimde belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Özellikle en düşük emekli aylığının açlık sınırının altında kalmasına dikkat çeken Bekin, bu kesime yönelik ilave düzenlemelerin yapılıp yapılmayacağını da Bakanlık’a sordu.
Anayasa’nın 55. maddesinde devlete yüklenen “çalışanın yaşam düzeyini yükseltme” sorumluluğunu hatırlatan Bekin, üst düzey yöneticilere yapılan ek ödemenin bu hükümle bağdaşmadığına yönelik tartışmaların da Bakanlık tarafından açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Bekin’in soruları; zam gerekçelerinden bütçe kaynaklarına, ücret adaletinden anayasal yükümlülüklere kadar geniş bir yelpazede kamu yönetimi ve ekonomi politikalarının mercek altına alınmasını talep ediyor. Ekonomik sıkıntıların toplumun tüm kesimlerini etkilediği bir dönemde, önerge kamuoyunda “ücret adaleti” tartışmalarını yeniden gündemin merkezine taşımış durumda.

































