Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, örgüt üyesi olup herhangi bir suça karışmamış Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının askerlik görevini yerine getirebileceğini ifade etti.
Kızılcahamam Kampı’nda Kritik Oturum
AK Parti’nin üç gün süren Kızılcahamam kampında, “Terörsüz Türkiye” sürecine özel bir oturum düzenlendi. Oturuma, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Âlâ başkanlık etti. Toplantıda sürecin devletin bütün kurumlarıyla, özellikle Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) öncülüğünde titizlikle yürütüldüğü belirtildi.
Efkan Âlâ, sürecin geçmiş girişimlerden farkını vurgularken, “Bu sefer idare ve irade aynı çizgide. Görüşmelerde tek madde var: Örgütün kendini feshetmesi ve silahları bırakması. Asla bir pazarlık söz konusu değil” ifadelerini kullandı.
Silah Bırakma ve Tasfiye Vurgusu
Toplantıda, PKK’nın kendini feshetme kararı sürecin en stratejik adımı olarak değerlendirilirken, Irak ve Suriye’deki koşulların da terör örgütlerinin tasfiyesi için uygun hale geldiği vurgulandı. Özellikle Irak’la gelişen diplomatik ilişkiler ve bölgesel dengeler, örgütün varlık zeminini daraltmış durumda.
Askerlik Çağındaki PKK’lılara Devlet Cevabı: “Suça Bulaşmamışsa Askere Alınır”
Kampın dikkat çeken başlıklarından biri ise “askerlik çağına gelmiş PKK’lıların durumu” oldu. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, konuya ilişkin net bir yanıt verdi:
“Askerlik çağına gelen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı örgüt üyeleri, herhangi bir eyleme katılmamışsa, suça karışmamışsa ve daha önce askerlik yapmamışsa, elbette askere alınır. Bugüne kadar Kürt kardeşlerimiz hiçbir sorun yaşamadan askerlik yaptı. Bu konuda da sorun beklemiyoruz.”
Bu açıklama, sürecin yalnızca bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda toplumsal entegrasyonun da temel başlıklarından biri olduğunu gösteriyor.
Yeni Süreç TBMM’ye Taşınacak
Toplantıda, sürecin TBMM’de kurulacak bir komisyon üzerinden yasal ve kurumsal bir çerçeveye oturtulacağı ifade edildi. Komisyonun hazırlayacağı raporlar doğrultusunda toplumsal entegrasyon, rehabilitasyon ve geçiş süreçlerinin detaylandırılması bekleniyor.
Efkan Âlâ ayrıca katılımcıları, toplumun farklı kesimlerine hitap eden doğru söylem ve iletişim dili geliştirilmesi gerektiği konusunda uyardı:
“Türkiye’de hâlâ tarım toplumunda yaşayanlar da, sanayi toplumunda olanlar da, bilgi toplumunun bir parçası olanlar da var. Hepsine hitap edebilecek bir dil geliştirmemiz şart.”
Ekonomik Boyutu da Gündemde
Sürecin ekonomik etkilerine dair değerlendirmede bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Bölgedeki rahatlama doğrudan yatırımlara yansıyacak. Güvenli bir ortam, ekonomik kalkınmanın önünü açacak” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye “Terörsüz Gelecek” İçin Kararlı
Sürecin başarılı olmasının önünde herhangi bir engelin kalmadığını belirten AK Parti yetkilileri, geçmişteki başarısızlıklara neden olan FETÖ yapılanması, vesayet odakları ve zayıf dış ilişkilerin bugün artık bertaraf edildiğini ifade etti. AK Parti yönetimi, bu süreci yalnızca bir güvenlik hamlesi olarak değil, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek yeni bir toplumsal mutabakat süreci olarak tanımlıyor.
Görünen o ki, “Terörsüz Türkiye” adımı artık yalnızca silahların bırakılması değil, aynı zamanda yeni bir demokratik ve toplumsal entegrasyon sürecinin başlangıcı olarak ele alınıyor. Türkiye, bu tarihi eşiği geçerken, hukuk devleti ilkeleri ve toplumsal birliktelik çerçevesinde ilerlemeye kararlı görünüyor.






























