Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye Basın Federasyonu (TÜBAF) tarafından düzenlenen “Anadolu Sohbetleri” programında gazetecilerle buluştu ve gündemin öne çıkan başlıklarına ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Milli Görüş partilerinin birleşeceği yönündeki tartışmaları kesin bir dille reddeden Arıkan, “Kesinlikle gündemimizde birleşme yok. Bu yorumları yapanlar geleneğimizi bilmiyor.” sözleriyle iddialara kapıyı kapattı.Terörle mücadele sürecine destek vereceklerini de vurgulayan Arıkan, “Bu ülke on binlerce şehit verdi. Eğer acılar son bulacaksa Saadet Partisi gerekirse bedel ödemeye hazırdır.” diyerek net bir duruş sergiledi. Gazze, ekonomi, anayasa ve cumhurbaşkanlığı tartışmaları üzerine önemli mesajlar veren Arıkan’ın sözleri, hem iç politikada hem de dış politikada partinin yol haritasına ilişkin dikkat çekici ipuçları sundu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Milli Görüş geleneğindeki partilerin birleşeceği yönündeki iddiaları net bir dille yalanlayarak, “Kesinlikle gündemimizde birleşme yok” çıkışını yaptı. Türkiye Basın Federasyonu (TÜBAF) tarafından düzenlenen “Anadolu Sohbetleri” programında gazetecilerle bir araya gelen Arıkan, hem iç politikadaki kritik başlıklar hem de dış politika konularına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
“Terörsüz Türkiye İçin Gerekirse Bedel Öderiz”
Hükümetin yürüttüğü “Terörsüz Türkiye” sürecine destek vereceklerini belirten Arıkan, sürecin salt PKK veya İmralı merkezli bir güvenlik meselesi olarak görülmesinin eksik bir yaklaşım olduğunu söyledi.“Türkiye’nin kronik meseleleri bir bütün olarak ele alınmadan kalıcı bir çözüm mümkün değildir” diyen Arıkan, 4 Aralık’ta toplanacak komisyonu işaret ederek süreçle ilgili kaygıları süreci baltalamak için değil katkı sunmak için dile getireceklerini vurguladı.
Arıkan, “Saadet Partisi seçim hesabı yapmaz. Bu ülke 10 binlerce şehit verdi. Eğer bu acılar son bulacaksa Saadet Partisi gerekirse bedel ödemeye hazırdır” dedi.
Birleşme İddiaları: “Bizim Geleneğimizi Bilmeden Konuşuyorlar”
Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi ve Saadet Partisi’nin birleşeceği yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine Arıkan, tartışmayı sert bir dille kapattı:
“Kesinlikle gündemimizde bir birleşme yok. Bunu konuşanlar siyasi geleneğimizi bilmeden yorum yapıyor.”
Bununla birlikte ilkesel iş birliklerinin başka bir konu olduğunu belirten Arıkan, her partiyle masaya oturabileceklerini ancak ideolojik zeminin korunmasının öncelikleri olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanlığı Adaylığı: “Önce Sistemi Konuşalım”
Mahmut Arıkan, Fatih Erbakan’ın veya kendi isminin cumhurbaşkanlığı için konuşulduğu yönündeki iddiaları da değerlendirdi. Adaylık tartışmalarının “erken ve gereksiz” olduğunu belirterek, sistem tartışması tamamlanmadan isim konuşmanın doğru olmadığını söyledi.
Erbakan ile böyle bir gündemlerinin olmadığını da açıkça ifade etti.
Yeni Anayasa: “Önce Mevcut Anayasaya Uyulsun”
Yeni anayasa tartışmalarına kapıyı kapatmayan Arıkan, samimiyet testinin kritik olduğuna işaret ederek,
“Yeni bir anayasa fikrine karşı değiliz ama önce mevcut anayasaya uyulmalı” dedi.
Dış Politika ve Gazze: “Söylem Güçlü, Eylem Eksik”
Dış politikada en geniş değerlendirmeyi Gazze üzerinden yapan Saadet lideri, Türkiye’nin söylem düzeyinde doğru pozisyon aldığını ancak somut adımların yetersiz olduğunu belirtti.
Arıkan, İslam ülkelerinin ABD ekseninde bir pozisyon aldığını, gerçek bir siyasi birlik kurulmadıkça Filistin konusunda kalıcı çözüm beklenemeyeceğini vurguladı.
Ekonomi ve Asgari Ücret: “Açlık Sınırının Altı Zulümdür”
Ekonomik gidişatı “toplumsal yorgunluk” olarak tanımlayan Arıkan, asgari ücret konusunda net konuştu:
“İnsan onuruna yakışır bir yaşam şarttır. Açlık sınırının altında rakam konuşmak zulümdür.”
“Yeni Dünya Mazlumların İttifakı ile Kurulabilir”
Konuşmasının sonunda uluslararası düzenin adaletsiz yapısına dikkat çeken Arıkan,
“Dünyada mazlumların ortak bir ittifakı kurulmalı. Mevcut düzen adalet üretmiyor; yeni bir dünya düzeni kaçınılmazdır” sözleriyle mesajını tamamladı.
Arıkan’ın açıklamaları, hem parti içi yönelimler hem de Türkiye’nin gelecek siyasi iklimi açısından önemli ipuçları barındırıyor.

































