Prof. Dr. Fuat Sezgin’in adı, Üsküdar Üniversitesi’nde yaşayacak

İslam Bilim Tarihinin tüm dünyada tanıtılmasına yönelik önemli çalışmalar gerçekleştiren Prof. Dr. Fuat Sezgin, Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen programla anıldı. “Batı Merkezli Bilim Anlayışına Karşı Fuat Sezgin ve İslam Mirası” Paneli ve Üsküdar Üniversitesi Fuat Sezgin Konferans Salonu açılış töreni ile Prof. Dr. Fuat Sezgin’in adı Üsküdar Üniversitesinde yaşayacak.

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in adı, Üsküdar Üniversitesi’nde yaşayacak

İslam Bilim Tarihinin tüm dünyada tanıtılmasına yönelik önemli çalışmalar gerçekleştiren Prof. Dr. Fuat Sezgin, Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen programla anıldı. “Batı Merkezli Bilim Anlayışına Karşı Fuat Sezgin ve İslam Mirası” Paneli ve Üsküdar Üniversitesi Fuat Sezgin Konferans Salonu açılış töreni ile Prof. Dr. Fuat Sezgin’in adı Üsküdar Üniversitesinde yaşayacak.

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in adı, Üsküdar Üniversitesi’nde yaşayacak
21 Mart 2019 - 20:33

Emperyalizm karşısında dik durabilmek için kimliğimize ve kültürümüze sahip çıkmamız gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bunu ilk düşünen ve sahip çıkanlardan birinin Prof. Dr. Fuat Sezgin olduğunu söyledi. Tarhan, Fuat Sezgin’in bilimin kayıp halkalarını bulan isim olduğunun da altını çizdi.

İslam Bilim Tarihinin tüm dünyada tanıtılmasına yönelik önemli çalışmaları ve katkılarından dolayı, 2019 yılı Cumhurbaşkanlığı tarafından “Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı” ilan edildi. “2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı” kapsamında, “Batı Merkezli Bilim Anlayışına Karşı Fuat Sezgin ve İslam Mirası” Paneli ve Üsküdar Üniversitesi Fuat Sezgin Konferans Salonu açılış töreni Üsküdar Üniversitesinde düzenlendi.

“Prof. Dr. Fuat Sezgin, gizli hazineyi keşfetti”

Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek’in de katıldığı programın açılış konuşmasını yapan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, üniversite olarak Prof. Dr. Fuat Sezgin’in adını yaşatmaya, 2019 Yılı Fuat Sezgin Yılı ilan edilmeden önce hatta vefatından önce karar verdiklerini söyledi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları kaydetti:

Tarhan: “Osmanlı’nın yasını tutamadık”

“Prof. Dr. Fuat Sezgin’in adını yaşatmak istiyoruz çünkü gizli hazineyi keşfetti kendisi. Kültür iki türlü; somut ve soyut kültür. Somut kültür, yollar, köprüler; camiler. Soyut kültür de aktarılan kültür. Eğer soyut kültür yok olursa bir toplumun kimliği, hafızası değişir. Dünyada öyle bir gidiş var ki; popüler bir kültür var. 50 sene, 100 sene sonra biz kendi kültürel kimliğimize sahip çıkamazsak bir çok kültür yok olacak. Bizim kültürel kimliğimiz de eğer yok olursa, bir şekilde asimile olursak belki çocuklarımız ve torunlarımız belki de başka kültürlerin çocukları olacak. Bu nedenle Türkiye modernleşme haretekini kendi kültürünü ve kendi kültürel kimliğini koruyarak yapmalı. Bu yöndeki kimlik krizini de hala aşmış değiliz. Kimlik krizini aşabilmemiz için de bir insanın kendi geçmişi ile barışması gerekiyor. Biz Osmanlı’nın yasını tutamadık, Osmanlı vazifesini yaptı bitti ama biz onun çocuklarıyız, İslam tarihinin devamı ve birçok özelliklerini taşıyoruz. Ama birden bire kaldırıp atmak gibi bir yanlış yapıldı. Bunun silip atılması demek kendi kültürel kimliğimizin yok edilmesi demek. Bir süre sonra kimliksiz ve kişiliksiz, başkalarını üstün kültür olarak kabul eden, sanki biz daha değersiz bir kültürmüşüz gibi düşünen bir kimlik ortaya çıkıyor.

“Prof. Dr. Fuat Sezgin, değerlerimize sahip çıktı!”

Bu durum, kültürel kolonizasyon hareketi. İnsanlık tarihinde koloni devletleri kuran İngiltere ve Fransa’dır. Bu ülkeler sömürgecilik bakanlığı kurmuş ama Osmanlı hiç böyle bir bakanlık kurmamış. Çünkü böyle bir niyeti yok, sömürmeye ihtiyaç duymamış. Sömürülmemiz ve emperyalizm karşısında dik durabilmemiz için kendi değerlerimize sahip çıkmamız gerekiyordu. Bunu ilk düşünen ve sahip çıkanlardan birisi Fuat Sezgin Hoca olmuştur. Kendi değerlerimizi, kimliğimizi koruyarak var olduğumuzu göstermek, bunun için de geçmişle barışmamızı, yasımızı yaşamamızı, Osmanlı ile vedalaşmamız gerekiyordu. Bunun için bunun artılarını da eksilerini de aynı anda görebilmemiz gerekiyordu. Osmanlı karşıtlığı üzerinde kimlik kurmak gibi bir yanlış yapılmamalıydı. Bu yanlıştan dönmenin ilk işaretlerden birini Fuat Sezgin Hoca vermişti. Bilim tarihine baktığınızda sanki İslam ile birlikte bilim bitmiş, sonra tekrar Avrupa’da başlamış gibi bir şey oluştu. Bize de böyle öğretildi. Bunun yanlış olduğunu bilimsel olarak göstermek gerekiyordu. Fuat Sezgin Hocamız bunu referansları ve yazmaları üzerinden giderek gösterdi, bilimsel metodolojiyi kullandı.”

“Prof. Dr. Fuat Sezgin’in hayatından ders alın”

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in 1960 ihtilalinden sonra haksızlığa uğramasına rağmen küsmediğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, gençlerin Prof. Dr. Sezgin’in hayatından dersler çıkarması gerektiğini belirterek “Yani yanlışlar üzerinden küsmeyin. A yolu olmuyorsa B yolunu bulun. Hedefinize ulaşmaya çalışın. Fuat Hoca bilimler tarihinde zirveye çıkanlardan biri olmuş, pes etmemiş devam etmiş. Onun için hata yapmaktan korkmayalım, vazgeçmekten korkalım” tavsiyesinde bulundu.

“Fuat Sezgin bilimin kayıp halkalarını buldu”

Üsküdar Üniversitesi olarak bu sene Prof. Dr. Fuat Sezgin’e 4. Yüksek İnsani Değerler Ödülleri kapsamında ödül takdim ettiklerini, ayrıca bir makale yarışması da düzenleyeceklerini belirterek Batı merkezli bilim anlayışına karşı, sadece tarihçilerin değil herkesin kendi alanında bu konuda neler yapılması gerektiğini araştırmasının şart olduğunu ifade eden Tarhan, “Gülhane’deki müzeyi mutlaka ziyaret etmek gerekiyor. Arap-İslam dünyasında kullanılan pusulalardan tutun da haritalar, gereçler ve biilimsel çalışmaları buradan görebilirisiniz. Bilim bir zincirdir, halkaları vardır. Kayıp halkalar vardır bilimde. Sanki bilim Rönesans’ta başladı diye biliyoruz, Fuat Hoca bu kayıp halkaları buldu. Aristo’dan başlayarak aradaki pek çok boşlukların tamamlanmasını sağladı. Diğer özelliği de kendi milli duygularını kaybetmedi, Türk vatandaşlığını hiç bırakmadı. Fuat Hoca’nın ruhunun burada olduğunu hissediyorum kendisine Allahtan rahmet diliyorum” diye konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından “Batı Merkezli Bilim Anlayışına Karşı Fuat Sezgin ve İslam Mirası” Paneli gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler İngilizce Bölüm Başkanı, Dr. Öğretim Üyesi Fehmi Ağca’nın yaptığı panel; Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Detlev Quintern, Üsküdar Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Halide Yılmaz Odabaşı ve Eski Vali Adnan Yılmaz’ın katılımları ile gerçekleşti.

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in alameti farikası

Dr. Öğretim Üyesi Hadiye Yılmaz Odabaşı, Avrupa merkezli bakış açısının Doğu’yu istediği şekilde konumlandırdığını, Garbiyatçılık olarak da bilinen Oksidentalizm’in ise tam tersi Doğu’yu merkez alan bir bakış açısına sahip olduğunu belirterek Prof. Dr. Fuat Sezgin’in bu iki bakış açısının dışında objektif bir bakış açısıyla bilim tarihini ele aldığına dikkat çekti. Odabaşı, “Prof. Dr. Fuat Sezgin Hoca’nın alameti farikası, büyüklüğü tam da burada. Hoca malumunuz Oryantalist değil ama Oksidentalist anlayışın da uzağında olduğunu söyleyebiliriz. Hoca buna çok güzel cevap veriyor; bir konuşmasında şöyle diyor; ‘Almanya’da arkadaşlarla bilim tarihi çalışmaları yaparken bu alan çok yanlı, taraflı Avrupa merkezli. Bunu doğru olmadığını düşündük o vakit dedik ki yaptığımız işin adı, bütün insanlığın ortak bilimler tarihi olmalı dedik.’ Bakın bu sadece kavramsal bir tespitin çok ötesinde. Aslında bu Fuat Sezgin’in zihniyet dünyasının temel kodları. Bu nokta tam da hoca bilimin, tarihin, medeniyet dediğimiz şeyin insanlığın ortak mirası olduğunu vurguluyor” diye konuştu.

Dr. Öğretim Üyesi Detlev Quintern, İslam bilim tarihinde yapılan çalışmalarından ve bu çalışmaların bilim tarihine katkılarından bahsetti. İslamın hoşgörüsünü ifade eden “Bu hoşgörü Bağdat’ta her dinden bilim adamının toplanmasını, onların katkısıyla bilimin gelişmesiyle katkıda bulundu” dedi. Prof. Dr. Fuat Sezgin’le 1991 yılında bir sergide tanıştığını belirten Quintern, Sezgin’in eserlerinden çalışmalarında yararlandığını söyledi.

İslam alemi, kendisine minnettardır

Eski Vali Adnan Yılmaz ise kaleme aldığı “Bilimler Tarihi Dostu Prof. Dr. Fuat Sezgin” isimli kitabın ortaya çıkış hikayesini anlattığı konuşmasında Prof. Dr. Fuat Sezgin’in günde 17 saat çalıştığını, İslam bilim tarihine çok önemli katkıları bulunduğunu belirtti. Vali Yılmaz, Fransızca, Arapça dahil 29 dil bilen Prof. Dr. Sezgin’in “Dünya medeniyeti ve dünya bilim tarihi olmaksızın bilinemez” sözlerini hatırlatarak “Prof. Dr. Fuat Sezgin, İslam aleminin yüz akı ve ilham kaynağıdır. Müslümanların kaybolan özgüvenini yeniden kazandırdı. İslam alemi kendisine minnettardır” dedi.

Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu açılışı yapıldı

ÜÜ TV’den canlı olarak yayınlanan panel sonunda katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi.
Panelin ardından Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu açılış töreni gerçekleştirildi. Sonrasında da “Prof. Dr. Fuat Sezgin’e Hürmet Sergisi” ziyaret edildi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum