Hz Ebubekir Camii'nde yaşananlar yürek burktu: "Terk edilmiş alanı çocukların cennet bahçesine çevirdik, şimdi ise yalnız bırakıldık"
İstanbul Küçükçekmece'de bulunan Hz Ebubekir Camii'nde görev yapan müezzinin eşi E.B., yaşadıkları süreci gözyaşları içinde anlatarak devlet yetkililerine ve cami cemaatine seslendi. Eşinin cami bünyesinde çocuklar için yaptığı hizmetlerin takdir görmek yerine çeşitli baskılarla karşılaştığını öne süren kadın, ailesinin uzun süredir tehdit, hakaret ve saldırılara maruz kaldığını iddia etti.
"Terk edilmiş yeri çocukların yuvası haline getirdi"
Müezzinin eşi E.B, göreve başladıkları ilk günden itibaren caminin altında atıl durumda bulunan alanı büyük emeklerle düzenlediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:"Benim eşim buraya geldiğinde caminin altında adeta terk edilmiş bir yer vardı. Orayı çocukların huzur içinde vakit geçirebileceği bir eğitim ve oyun alanına dönüştürdü. Çeşitli oyun malzemeleri getirildi. Yaz Kur'an Kursu'nun yanında okul çıkışlarında da çocuklarla ilgilenildi. Her gün saat 17.00'den sonra yaklaşık 150 çocuk burada dini, milli ve manevi değerlerle yetiştirilmeye çalışıldı. Çocuklar sadece Kur'an öğrenmedi; kardeşliği, paylaşmayı, sevgiyi ve güzel ahlakı da öğrendi."
"Dürüstlüğü bazılarını rahatsız etti"
Eşinin aynı zamanda Hz Ebubekir Camiisinin derneğin başkanlığını yürüttüğünü söyleyen E.B., yaşanan sıkıntıların bu süreçten sonra başladığını iddia etti."Eşim hiçbir zaman haksızlığa ve yolsuzluğa göz yummadı. Yanlış gördüğü şeyleri dile getirdi. Doğruluktan taviz vermedi. İ.A.nın YAPTIĞI Yolsuzlukları gereken Mercilere iletince bizler kötü olduk.Ancak dürüstlüğü bazı insanları rahatsız etti. Yanlış yapanları ortaya çıkardığı için hedef haline geldi."
"Saldırıya uğradık, çocuklarımız tehdit edildi"
Yaşadıkları olayları anlatırken zaman zaman gözyaşlarını tutamayan E.B, ailesinin büyük bir psikolojik baskı altında olduğunu belirtti."Eşim üstelik talebelerin gözü önünde cami bahçesinde defalarca darbedildi. Bana bir kadın olmama rağmen saldırılarda bulunuldu. Ağır hakaretlere uğradım. İffetime, namusuma kadar küfür edildi. Çocuklarımız tehdit edildi. Evimizin kapısı tekmelendi. Ailece büyük bir korku yaşadık."
"Her yere başvurduk ama sesimizi duyan olmadı"
Yaşananları ilgili makamlara ilettiklerini söyleyen müezzinin eşi, bekledikleri desteği göremediklerini ifade etti."İlçe Müftülüğüne başvurduk, Kaymakamlığa başvurduk. Cami cemaatimizin de yanımızda olmasını bekledik. Fakat tam tersine, 'Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar' sözü adeta bizim hayatımızda gerçeğe dönüştü."
"Biz çocukları sokaktan kurtarmaya çalıştık"
En büyük amaçlarının gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmak olduğunu vurgulayan E.B., eğitim faaliyetlerinin önemine dikkat çekti."Bugün sokaklarda 10-15 yaşındaki çocukların elinde silah, uyuşturucu ya da alkol görüyoruz. Biz ise bu çocukları camiye kazandırmaya çalıştık. Onlara dini eğitim verdik, oyun oynattık, milli ve manevi değerleri öğrettik. Kötü alışkanlıklardan uzak durmaları için mücadele ettik. Yaptığımız şey suç değil, tam aksine topluma hizmettir."
"Cumhurbaşkanımızın hedef gösterdiği imanlı gençlik için çalıştık"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sık sık dile getirdiği "imanlı gençlik" anlayışını örnek aldıklarını belirten E.B, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:"Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği, değerlerine bağlı bir gençlik yetiştirmek için mücadele ettik. Bizim tek gayemiz çocuklarımızı vatana, millete ve dinine bağlı bireyler olarak yetiştirmekti. Bunun karşılığında ailece cezalandırılmayı hak etmedik. Devlet büyüklerimizin, ilgili kurumlarımızın ve vicdan sahibi vatandaşlarımızın sesimizi duymasını istiyoruz. Biz adalet, güvenlik ve hakkaniyet bekliyoruz. Doğruluğun ödülü yalnızlık olmamalı." Açıklamasında bulundu.
HİCRETHABER // AHMET ÇEKİN
































