İşgalci israil ile Filistinli gruplar arasında çatışmaların başladığı 7 Ekim'den bu yana cehenneme giden işgalci askerlerinin sayısının 315'e yükseldiği iddia edildi ancak gerçek sayının çok daha fazla olduğu biliniyor.
Şu ana kadar 315 sözde asker ve subayın ailelerine ölümleriyle ilgili bilgi verildiğini aktaran işgalci ordu sözcüsü, "Gazze Şeridi'ndeki rehine sayısının 238 olduğunu" kaydetti.
İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre, 7 Ekim'den bu yana çatışmalarda ölen asker sayısı 315'tir. Ancak, Filistinli gruplar ve bağımsız kaynaklar, bu sayının çok daha fazla olduğunu iddia etmektedir.
Filistinli gruplar, İsrail ordusunun çatışmalarda 1.000'den fazla askerinin öldüğünü iddia etmektedir. Bu iddiayı desteklemek için, İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında ve kara operasyonlarında büyük kayıplar verdiğine dair kanıtlar sunmaktadırlar.
Bağımsız kaynaklar da, İsrail ordusunun kayıplarının Filistinli grupların iddialarından daha az olmayacağını belirtmektedir. İsrail ordusunun, çatışmalarda kullandığı ağır silahlar ve savaş taktikleri göz önüne alındığında, bu kayıpların çok yüksek olması beklenmektedir.
İsrail ordusunun kayıplarının tam olarak ne kadar olduğu, çatışmaların devam etmesi nedeniyle kesin olarak bilinememektedir. Ancak, mevcut bilgiler, bu kayıpların çok yüksek olduğunu ve İsrail'in askeri gücünü önemli ölçüde zayıflattığını göstermektedir.
İşgalci ordu sözcüsünün, "Gazze Şeridi'ndeki rehine sayısının 238 olduğunu" açıklaması da, çatışmaların ciddiyetine işaret etmektedir. Bu rehineler arasında, İsrail askerlerinin yanı sıra Filistinli siviller de bulunmaktadır.
İsrail'in, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları, uluslararası hukuku ihlal etmektedir. Bu saldırılar, sivil can kayıplarına ve büyük bir insani krize neden olmaktadır.
İsrail'in saldırıları, uluslararası toplum tarafından da kınanmaktadır. Birçok ülke, İsrail'e saldırılarını durdurması çağrısında bulunmuştur.
Ancak, İsrail yönetimi, saldırılarını sürdürmekte ısrar etmektedir. Bu ısrar, İsrail'in Filistin halkına karşı uyguladığı sistematik baskının bir devamı niteliğindedir.
İsrail'in saldırıları, Filistin davasını uluslararası gündemde daha da öne çıkarmıştır. Bu saldırılar, Filistin halkının bağımsızlık mücadelesine yeni bir ivme kazandırmıştır.































