Açıklamada, Gazze’de yaşanan vahşetin soykırım boyutuna ulaştığına dikkat çekilerek, masum çocukların ve bebeklerin bir yudum süt dahi içemeden hayatlarını kaybettiği vurgulandı. Bu trajedinin tüm insanlık için silinmeyecek bir utanç olduğu belirtilerek, duyarsız kalınmaması gerektiğinin altı çizildi.
"Gazze bizim tarihi ve vicdani sorumluluğumuzdur"
Basın açıklamasında, Gazze’nin Türkiye’nin gönül coğrafyasının bir parçası olduğu hatırlatılarak, “En son düşen sancak bizim sancağımızdı. Orada yaşananlara kayıtsız kalmak tarihimize, inancımıza ve insanlığımıza ihanettir” denildi. Açıklamada, Çanakkale şehitliklerinde yatan Gazzeli askerler de hatırlatılarak, tarihten gelen bir vefa borcu olduğu vurgulandı.
"Sözle değil, eylemle destek zamanı"
Dernek, yalnızca sözlü tepkilerle yetinilmemesi gerektiğini belirterek, somut adımların atılmasının önemine işaret etti. “Boykotlar sadece bir alışverişten vazgeçmek değil, Gazzelilere atılan bir kurşuna karşı durmaktır” denilen açıklamada, halkın tüketim alışkanlıklarını sorgulaması ve zalimi destekleyen ekonomik faaliyetlerden uzak durması gerektiği ifade edildi.

“Zulme sessiz kalmak dilsiz şeytan olmaktır” diyen İyilikte Yarışanlar Derneği ;
GAZZE BASIN AÇIKLAMASI .
Değerli dostlar; Gazze'de gerçekleştirilen vahşi soykırım, açlığın ve susuzluğun, bu anlamda çaresizliğin, son seviyesi olan, 5. seviyeye ulaşmıştır. Gazze'de açlık ve susuzluktan masum siviller, çocuklar, bebekler, artık bir bir can veriyor! Masum bebekler, bir yudum süt bile içemeden, dünyaya veda ediyor! Bu durum, bütün insanlık için, bir utanç, silinmeyecek bir alın karasıdır! Gazze’de zavallı çocuklar, her nimetin ikram edildiği, cennet hayali ve rüralarıyla ölümü beklemektedirler Bu utançtan kurtulmak için, harekete geçmek, herkesten önce bizim sorumluluğumuzdur! Zira o topraklarda, en son düşen sancak bizim sancağımızdı! insani, vicdani, imani sorumlulukların yanında, bir de tarihi sorumluluk taşıyoruz. Gönül coğrafyasında, sınırların olmadığını, Çanakkalede cesedi bulunabilen, 53 Filistinli kardeşimizin, 10 tanesi de Gazze’li mezarlıklarından biliyoruz. Dünyada vicdan sahibi halkların çığlıklarına rağmen, kocaman 2 milyarlık müslüman coğrafyasında, bir avuç, 2 milyonluk Gazze’ye yetişemiyoruz Bu vicdan haykırışına sözlü olarak eşlik eden, duyarlı tüm dostların, bunun ötesine geçmesi gerekiyor! Zira sözün, kınamanın ve lanetlemenin, sonuçta hiçbir anlam ifade etmediğini, iki yıllık süreçte çok iyi anladık. Siyonist ve terör devleti İsrail, hiçbir tepkiye ve uluslar arası mahkemelere, uluslar arası kuruluşların çağrılarına, kulak asmadan, vahşete devam etmektedir. Değerli dostlar, Filistin topraklarında, asırlarca huzur ve adaleti temin etmiş, şerefli bir milletin evlatları olarak, sessiz kalmamalıyız. Bugün Avrupanın insanlık adına, halkların ve üniversitelilerin gösterdiği tepkiler, maalesef bizleri geçmiştir. Hani, Komşusu açken, tok yatan bizden değildir deriz, Yine, Dünyanın öbür ucundaki Müslümanın, ayağına batan dikenin acısını hissetmezseniz, kamil manada iman etmiş olamazsınız deriz, Yine, Zulme rıza zulümdür deriz, yine, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır deriz… Yine, mü’minler bir binanın yapıtaşları gibidir deriz. Doğru değil mi? Ama şu hadisi de hatırlamamız gerekiyor. “Faydasız ilimden, korkmayan kalpten, dünyaya doymayan nefisten Allah’a sığınırım”… Ne güzel söylemiş peygamberimiz(as) 2 milyarlık islam alemi, tükürse tükrüğümüzde, boğarız zalimleri… Sesimizi gür seda ile çıkarsak, onların, kulak zarları patlar… Boykotu tam anlamıyla yapabilsek, açlığa onlar mahkum olurlar… Açlıktan, susuzluktan, can veren kardeşlerimize, bir yudum su, bir lokma ekmek ulaştıramayacak kadar aciz olmamalıyız!. Gazze'ye, su ve yemek yardımlarını ulaştıran pek çok güvenilir gönüllü kuruluşlar var, biliyorsunuz. Mısır refah kapısı kapalı ve İsrailin vicdanına bağlı açılıyor olabilir… Unutmayın gemisini yürütene kaptan denir. İsrailin oluşturmak istediği, “yardımlar ulaşmıyor” algısına, bilerek ve bilmeyerek, destek olmayalım. Ayrıca fırsattan istifade insanları dolandıran yerlere de dikkat edelim. Şunu gerçekte iyi biliyoruz ki, Gazze'ye yardım ulaştırmak, Gazze'deki soykırıma son vermek, insani, vicdani, imani bir görev ve milletimizin onur mücadelesidir. Kararlı çalışmalar ve sürdürülebilir planlarla, bu insanlık dramina son vermeye yönelik, pek çok şey yapılabileceğini biliyor ve sürekli bunları paylaşıyoruz. Siyonist vahşetin, adım adım yayıldığını ve nihai olarak bizim ülkemizi hedef aldığını görüyor ve biliyoruz! Bu vahşete set olacak, duyarlılık çalışmalarının, iş işten geçmeden, artırılması gerekiyor! israil terör devleti, tüm insanlık için, özellikle bizim 23 ilimizi kapsayan büyük planlarından dolayı, büyük bir tehdittir. Dostlar, iyi biliyoruz ki, Mehmet Akif’in sözüyle "Girmeden Tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez." Kulaklarımıza gelen ve yayılan, Allah için yapılan bir çalışmada, değil ona gölge olmak, engellemek, zayıf düşürmek, dedikodu, gıybet, iftirayla uğraşmak ancak acizlerin ve bilmeden zalimlere destek olanların işidir. Her duyarlı insanımızın bu çalışmalara ve çağrılara sahip çıkması, insani ve vicdani bir zorunluluktur artık. Çok önemli konulardan biri de, Bizler, yöneticilerimizin, gündemi iyi takip etiğinin farkındayız ve dengeleri, özellikle sonrasını düşünerek, adımlar atmaya çalıştığının farkındayız… Bu konuda, daha fazlasını da, Gazze’nin, içler acısı durumuna bakarak, sabırsızlıkla bekliyor ve istiyoruz.. Çok önemli bir konu da, işi, sorumluluğu, sadece yöneticilere bırakmak ve beklemek, yine bir Yahudileşme tamayülüdür ve davranışıdır. Gönüllü kuruluşların ve duyarlı insanların da pek çok şey yapabileceğine dair inancımız ve umudumuzu da korumaktayız. Örneğin boykot konusunda, şu duyarlılığı Rabbimizin Hud Suresi 113 teki çağrısını bilmeyen kalmamalıdır “Zalimleri destekleyerek, yanında olmayın; sonra, ateş sizi de yakar. Allah'tan başka dostlarınız olmadığına göre, bir yerden yardım da göremezsiniz!” Bu azab ve ateş, her markete girdiğimizde, yüreklerimizde olmalı. Zira aynı zamanda her boykot alış verişi, Gazzeye atılan bir kurşundur. Değerli dostlar, Allah bizlerin eliyle, mazluma yardım etmek ister. Gökten zembille değil. Tarih boyunca da böyle olmamış mıdır? Hatırlayın Nisa 75 te Rabbimiz, Size ne oluyor ki, Allah yolunda, baskı ve zulüm altına alınıp, çaresiz bırakılarak: “Rabbimiz! Ahâlisi zâlim olan şu memlekette, bizi kurtar. Bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!” diye, yalvarıp duran zavallı erkekler, kadınlar ve yavrular uğrunda mücadele etmiyorsunuz? Hele bir de biliyoruz ki, Gazze’liler bizlere haklarını helal etmediklerini, çaresizlikten haykırarak, o zor hesap gününde davacı olacaklarını haykırmaktadırlar. Hesabı gerçekten çok ağır ve zor olacak, O GÜN nasıl dayanacağız, ne diyeceğiz, ne yapacağız… Hepimizin işleri var, ailesi var, öncelikleri var, kimisinin tatili var… Allah, bizlere inşirah suresinde, yorulduğunda, başka bir işe devam ederek dinlen buyurur ve boş boş durmayı, tembelliği, ataleti yasaklar… Ve açıkça Muhammed Suresi 7 de de, “siz Allah’a yardım ederseniz, şüphesiz, size de, tüm işinizde, Allah yardım eder buyurur”. Rabbimizin kulaklarımıza küpe olacak Tevbe 24 deki ayeti işareti hatırlatmak istiyorum “De ki: "Babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, zarara uğramasından korktuğunuz, işiniz ve ticaretiniz, hoşlandığınız yerler ve meskenler, size Allah'tan, Elçisinden ve Allah yolunda koşmaktan (fedakârlık yapmaktan) daha sevgili ise artık, Allah emrini getirinceye kadar bekleyin!" Çünkü Allah, yoldan çıkan topluluğu doğru yola ulaştırmaz” SÖZ ÇOKTAN TÜKENDİ, HEMEN HAREKETE GEÇME ve yapabileceğimiz her ne varsa uygulamaya geçme zamanıdır. Değerli dostlar, Çok şey yapabileceğimizin bilincinde olarak, zulüm bitene kadar, her gün bu standları sürdüreceğiz Ve buradan, Gazze'ye dağıtılmak üzere, yemek parası ve su parası göndermeye, ZULÜM BİTENE KADAR devam edeceğiz. Sizleri, tüm dostlarınızı buraya davet etmenizi istiyoruz. Yaptığımız her çalışma, buradaki her küçük harcama, Gazeye, su ve yemek olarak gitmektedir. Verilen yemekler ve dağıtılan sular sosyal medyamızda, günlük düzenli video ve fotoğraflarla paylaşılmaktadır. Bu çağrı ve davetle, açıklamamıza son veriyoruz Katılımınızdan dolayı çok teşekkür eder Rabbim programımıza hayırlara vesile eylesin. Şimdi çekilişle hediye programına geçiyoruz.
"Yardımlar ulaşıyor, algıya kapılmayın"
İsrail’in “yardımlar ulaşmıyor” şeklinde bir algı operasyonu yürüttüğü vurgulanan açıklamada, güvenilir gönüllü kuruluşlar aracılığıyla yardımların ulaştığı ifade edildi. Dernek, Mısır Refah Sınır Kapısı'nın zaman zaman kapatıldığını ancak bu zorlu koşullarda dahi yardımın ulaştırılabildiğini belirterek, bu konuda toplumu umutsuzluğa düşürmeye çalışanlara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
“Yahudileşme eğilimiyle değil, sahici sorumlulukla hareket edelim”
Açıklamada yöneticilerin dengeleri gözettiği ve diplomatik yollarla süreci izlediği kabul edilirken, sorumluluğu yalnızca yönetim kadrolarına yüklemenin bir “Yahudileşme eğilimi” olacağına dikkat çekildi. Gönüllü kuruluşların ve bireylerin de çok şey yapabileceği, duyarlılığın sadece sözde değil icraatta da gösterilmesi gerektiği vurgulandı.
"Zulmün hedefi biziz, geç olmadan adım atalım"
İsrail’in sadece Gazze’yi değil, Türkiye’yi de kapsayan büyük planları olduğu uyarısında bulunan dernek, siyonist zulmün adım adım yayıldığını ve bunun Türkiye’yi de tehdit ettiğini belirtti. Mehmet Akif’in “Tefrika girmeden bir millete düşman giremez” sözünü hatırlatan konuşmacılar, toplumsal birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti.
Boykot çağrısı ve ayetlerle hatırlatma
Hud Suresi 113. ayet ve Tevbe Suresi 24. ayet ışığında yapılan açıklamada, zalime destek olmanın ateşe yürümek olduğu uyarısı yapıldı. Ayrıca Nisa Suresi 75. ayetle de zulüm altındaki kadın ve çocuklar için mücadele etmenin dini bir zorunluluk olduğu hatırlatıldı.
Standlar her gün açık olacak
Son olarak, İyilikte Yarışanlar Derneği, Gazze için başlattıkları yardım standlarının zulüm bitene dek her gün kurulacağını ve toplanan her bağışla doğrudan Gazze’ye su ve yemek ulaştırıldığını belirtti. Dağıtımların sosyal medya üzerinden günlük olarak şeffaf bir şekilde paylaşıldığı da ifade edildi.
Açıklamanın ardından dernek üyeleri, destek veren katılımcılara yönelik hediye çekilişiyle programı sonlandırdı. Program, dualarla ve Gazze halkına selam gönderilerek sona erdi.































